Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2673 E. 2026/2005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2673
Karar No
2026/2005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/248 E., 2025/307 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.06.2014-14.06.2022 tarihleri arasında davalı işyerinde fasılasız çalıştığını, 14.06.2022 tarihinde işten çıkartıldığını, davalı tarafından 14.06.2022 tarihinde işyerinde denetim olduğu ve müvekkilinin eksik evraklarının olduğu, bunları imzalaması gerektiği belirtilerek iş yerine çağrıldığını, müvekkiline içeriklerini bilmediği bir kısım evraklar imzalatıldığını ve aynı gün müvekkilinin işine son verildiğini, aynı gün davalı tarafından işyerine çağrıldığını, işten kendi isteğiyle istifa etmiş gibi arabulucuya gidip imza atmak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin arabulucuyu görmeden, müzakerede bulunulmadan, işveren tarafından hazırlanan ihtiyari arabuluculuk tutanağını imzaladığını, tutanakta belirtilen tutarın ödenmediğini belirterek ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesinin davalı Şirket yetkilisine karşı 14.06.2022 tarihinde yapmış olduğu ağır hakaretlerden ötürü (43) çıkış kodu ile haklı nedenle sonlandırıldığını, davacıyla ihtiyari arabuluculuk tutanağı imzalandığını, tutanakta yazılı bedelin davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli kararı ile; davacı tarafından arabuluculuk tutanağının sahteliği konusunda bir iddianın ileri sürülmediği, dava dilekçesinde her ne kadar davalı tarafça irade fesadına uğratılarak ihtiyari arabuluculukta anlaşmaya zorlandığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 26.12.2024 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının arabuluculuk anlaşma tutanağından sonra da işyerinde çalışmaya devam ettiği, arabuluculuk tutanağının da kendi içerisinde çelişkili olduğu, arabuluculuk sürecinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine uygun olmadığı anlaşıldığından davacının ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline yönelik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkeme kararının gerekçeli olmadığını, 2. Arabuluculuk tutanağında hiçbir çelişki bulunmadığını, 3. Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2673, K. 2026/2005, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2673-e-2026-2005-k-b49b70114719