Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2658 E. 2026/2003 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2658
- Karar No
- 2026/2003
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/47 E., 2025/337 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; 1995-2011 yılları arasında .. Belediyesinde kamu işçisi olarak çalışmakta iken 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (6111 sayılı Kanun) 166. maddesi gereğince .. İl Millî Eğitim Müdürlüğüne atamasının yapıldığını ve hâlen sürekli işçi statüsünde çalışmakta olduğunu, 1995-2011 yılları arasında yıllık izinlerini kullanmadığını, defalarca talep etmiş olmasına rağmen şu anda görev yaptığı Kurumda da ilgili çalışma dönemine dair yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin yıllık izin hesabı yönünden birleştirilmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek 1995-2011 yılları arasında .. Belediyesi nezdinde kamu işçisi olarak çalışmakta iken hak kazanmış ve kullanmamış olduğu yıllık izin süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının .. Belediyesinde kamu işçisi olarak çalışmakta iken 2011 yılında 6111 sayılı Kanun'un 166. maddesine istinaden davalı Kuruma atamasının yapıldığını ve hâlen .. İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde sürekli işçi statüsünde çalışmakta olduğunu, tespit davasının hak düşürücü süre olan 5 yıllık süre içerisinde açılmadığını, davanın bu sebeple reddi gerektiğini, .. Belediyesi tarafından ibraz edilen 06.09.2019 tarihli yazı içeriğinde davacının yıllık izinlerini kullandığının belirtildiğini, davacının davalı Kurum bünyesinde çalıştığı dönemlerde de yıllık izinlerini kullanmış olup kullanmış olduğu yıllık izinlere ait belgelerin Mahkemeye sunulduğunu, dolayısıyla müvekkili Kurumun sorumlu olduğu ve davacıya kullandırılmamış yıllık izin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararı ile; davalı Kurum ve dava dışı .. Belediyesi tarafından davacının dava konusu çalışma döneminde yıllık izin hakkını kullandığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, dosya kapsamında yer alan dava dışı .. Belediyesi tarafından tanzim edilen 15.03.2019 tarihli ve 06.09.2019 tarihli belge içerikleri ile 1475 sayılı İş Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık izne ilişkin hükümleri dikkate alındığında davacının 1995-2011 yılları arasındaki çalışmalarına ilişkin olarak kullanılmamış 306 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 29.05.2024 tarihli kararı ile; davacının 1995-2011 yılları arasında Yeşilova Belediyesinde kamu işçisi olarak çalışmakta iken 6111 sayılı Kanun ile davalı Kurum nezdinde işe başladığı, İlk Derece Mahkemesinin hükmüne esas teşkil eden bilirkişi raporunda davacının kıdemi, sendika üyelik tarihi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak davacının kullandırıldığı ispatlanamayan yıllık izin süresinin tespitinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanını almasından sonra bu beyanın sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar vermesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı asılın çalışma dönemi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığını beyan ettiği gerekçesiyle bozmadan önceki gibi hüküm kurulmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın 2016 yılından sonra 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 2. Sadece davacı asılın beyanı ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, 3. Eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürülmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 1995-2011 yılları arasında hak kazandığı yıllık izin süresinin tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Millî Eğitim Bakanlığının harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.