Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4125 E. 2026/2437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4125
Karar No
2026/2437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/136 E., 2025/1094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/243 E., 2022/24 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 22.05.2017 tarihinde ölen muris ... mirasçıları olduğunu, 57 19... parsel A blok 1 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel A blok 3 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel B blok 1 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel B blok 3 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel C blok 1 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel C blok 2 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel B blok 5 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel B blok 7 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel B blok 11 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel C blok 4 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel C blok 6 numaralı bağımsız bölüm, 57 19... parsel C blok 10 numaralı bağımsız bölümün murisin ölüm tarihi olan 22.05.2017'den bu yana kirada olduğunu ve kiraları davalının topladığını ileri sürerek ecrimisil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmazları kiraya vermediğini, kira bedellerini tahsil etmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazlarda tarafların elbirliği mülkiyeti şeklinde hak sahibi oldukları, davacının taşınmazları davalının kullandığını iddia ederek ecrimisil talebinde bulunduğu, keşif yapıldığı sırada her ne kadar bağımsız bölüm numaralarında karışıklık bulunsa da ecrimisil bedelinin bilirkişilerce hesaplandığı, davacının davasını ıslah etmediği, davacı vekili her ne kadar yapılan keşfin yetersiz olduğunu beyan etse de, somut olayda öncelikle dava konusu taşınmazların kim tarafından kullanıldığının ya da davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığının ispat edilmesi gerektiği, davada ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğu, davalının dava konusu taşınmazları kendisinin kullanmadığını ve taşınmazlarla bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, davacı tarafın ise davalının taşınmazı kullandığına ilişkin tanık delili de dahil dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, davalı tarafa yemin teklif etmediği, dolayısıyla davasını ispat edemediği" gerekçesiyle davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ancak davacı tarafça ortak muristen intikal eden taşınmazların kirasının davalı tarafça alındığına dair tanık bildirmediği, davalının müdahalesinin ispatlanamadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece eksik araştırma yapıldığını, keşifte taşınmazlarda kimlerin oturduğunun, kira bedellerinin kime ödendiğinin netleştirilemediğini, 2. Yeniden keşif yapılması taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4125, K. 2026/2437, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4125-e-2026-2437-k-27dc82457d35