Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5969 E. 2026/2869 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5969
Karar No
2026/2869
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/221 E., 2025/1841 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/184 E., 2023/474 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde hükmü duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile davacı asil ve karşı taraftan davalı vekili Avukat ... ile davalı asil geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Antalya ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 2677 parsel sayılı taşınmazda 1313/2400 hisse sahibi olduğunu, dava konusu 1087/2400 hissenin .... tarafından 25.03.2021 tarihinde 600.000,00 TL bedel ile davalıya devredildiğini, davalı tarafça noter marifetiyle bildirim yapılmadığını, davacının TMK'nın 733. maddesi gereği ön alım hakkını kullanarak satış senedinde yazılı olan miktarı ve tapu harç ve masraflarını ödemeye hazır olduğunu belirterek, davalının 2677 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1087/2400 hissesinin ön alım hakkı nedeniyle iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının bu davayı açarken dava hakkını kötüye kullandığını, dava konusu hissenin satılacağını davacının davalıya söylediğini ve hatta satan hissedar ile iletişime geçilmesini davacının sağladığını, satışa aracılık ettiğini, davacının satıştan en başından beri haberdar olduğunu ve bu satıma davalıyı yönlendirenin davacı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesince fiili taksimin ispatlanmadığı, ancak davacının dava açmakta iyi niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazda fiili taksim bulunduğu ve bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesi ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiğini, 2. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, gerekçe itibari ile çelişkili olduğunu, 3. Fiili taksimin bulunmadığını, taşınmazın apart kiralama şeklinde bir turizm işletmesi niteliğinde olduğunu, davalıya pay satan ...’in taşınmaza bir kaç kez geldiğini beyan ettiğini, sürekli kullanım iddiasının bulunmadığını, fiili kullanım şartının gerçekleşmediğini, 4. Bilirkişi raporunun tamamen davalı tanık beyanlarına dayalı ve hatalı hazırlandığını, bu raporu kabul etmediklerini, davalının taşınmazın yüzde 45’ine tekabül eden payı nedeni ile taşınmazda bulunan yapının yüzde 66’sının kendisine düşecek olmasının kabul edilebilir olmadığını, 5. Davacı tanıklarının fiili taksim olmadığına dair beyanlarının esas alınması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve Mahkemece dava reddedildiğinden, depo edilen ön alım bedelinin talep halinde iadesine her zaman karar verileceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5969, K. 2026/2869, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5969-e-2026-2869-k-97b057ff1998