İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1423 E. 2026/569 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1423
- Karar No
- 2026/569
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1423 Esas KARAR NO : 2026/569
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/06/2026 KARAR TARİHİ : 22/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında tarafına üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, ... A. Ş. ile geçmişte ticari ilişki kurulduğunu, ancak haciz ihbarnamesi tarihinde herhangi bir alacak veya borç ilişkisinin kalmadığını, tüm ticari hesapların kapatıldığını, borçlu şirkete ait muhafazasında herhangi bir mal, hak veya alacak bulunmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesindeki şartların oluşmadığını, borçlu bulunmadığının ticari defterler ve banka kayıtları ile ispat edileceğini belirterek borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 89/3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan kişi tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır. HMK.nun 1. Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninde olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. HMK' nın 138. Maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Mahkememizce dava şartı olduğundan usul ekonomisi gereğince taraflar davet edilmeden dosya üzerinden inceleme ve karar verme yoluna gidilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 Tarih, 2023/5228 Esas; 2023/6468 Karar nolu ilamına göre; "...2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." şeklinde belirtilmiştir. Somut olayın incelenmesinden; taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, yukarıda atfı yapılan emsal Yargıtay kararında da tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmaması ve İİK 89/3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan kişi tarafından açılan menfi tespit davalarında ticaret mahkemelerinin görevine ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle; mahkememizin eldeki uyuşmazlığa bakmakla görevli olmadığı değerlendirilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M / Ayrıntıları Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/07/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır