İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/14 E. 2026/178 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/14
- Karar No
- 2026/178
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/14 Esas KARAR NO : 2026/178 DAVA : Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 09/05/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin mobilya aksesuarları üretim ve satışı ile iştigal etmekte olduğunu, tasarımlarını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerçekleştirdiği muhtelif tescillerle koruma altına aldığını, davaya dayanak ürün tasarımının, TPMK nezdinde -------- nolu tasarım tescili kapsamında koruma altında olduğunu, tasarım üzerindeki hakların münhasıran müvekkiline ait olduğunu, davalılar tarafından tasarımların aynısı ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin kullanılarak üretim ve satış yapıldığını; tanıtım vasıtalarında kullandığını, sektörel fuarlarda sergilediğini, ihtilaf konusu tasarımların müvekkiline ait tasarımla ayniyet derecesinde benzerlik teşkil ettiğini, davalıların eylemlerinin tasarım ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirtmiş ve; Davalıların gerçekleştirdikleri ticari faaliyetin tasarım ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ve engellenmesini, Dava konusu ürünün reklam ve tanıtım faaliyetlerinin, özellikle internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarındaki tanıtımının engellenmesini, Dava konusu ürünlere, munhasıran bu ürünlerin üretilmesine kullanılan kalıplara, bu ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara el konulmasını; el konulan ürün, kalıp ve araçların muhafaza altına alınmasını ve masrafı davalılardan alınarak imhasını, Verilecek kararın masrafı davalılardan alınmak sureti ile ulusal yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanını, Yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep etmiştir
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili --------- bugüne kadar ticari herhangi bir faaliyette bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'ın tasarımı sadece kataloğuna koyduğunu, söz konusu tasarıma ait satış olmadığını, davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmadığını, davacının tescilinden önce kamuya sunulan aynı/benzer tasarımların var olduğunu belirtmiş ve; Davanın reddini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsilini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalı adına tescilli ------- numaralı çoklu endüstriyel tasarımının ------- nolu tasarımı ile benzer ürünlerin üretimini, satışını ve tanıtımını yapıp yapmadıkları, bu durumun davacının tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu Kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde, -------- tescil numaralı, Davacının --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde --------- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 12/01/2021 olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; *tescil numaralı markasının(Emtia:) davalı adına tescili olduğu, ** tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.-------- esas ve --------- karar sayılı 26/12/2025 tarihli kararı gereğince; Dava onusu ------- ve ------- numaralı tasarımlara tecavüz iddiası ve buna bağlı tazminat talepleri hakkında ilk derece mahkemesince esasa dair hiçbir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, kararın bu yönüyle HMK m.353/1-a-6. uyarınca kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, dosyanın anılan talepler yönünden esastan inceleme yapılmak üzere yeniden hüküm kurulması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında alınan 03.06.2026 tarihli bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Mahkeme görev yazısında ------- ve ------- numaralı tasarımlar' olarak belirtilen tasarımların, TPMK -------- tescil belgesi ve --------- sayılı Tasarımlar Bülteni incelemesi kapsamında ------- ve -------- no'lu tasarımlara karşılık geldiği, davalıya ait katalog ve internet sitesi arşivinde ------- – ------- ve --------- no'lu tasarımların koruma kapsamında değerlendirilebilecek bir ürün kullanımına rastlanmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır şeklinde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-b, 55, 56, 58, 81, 149,150 ve 151. Maddeleri, TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE:Dava, davacı adına tescilli ---------- tescil numaralı tasarımın koruma kapsamında kalan ürünün davalı tarafından tanıtımının yapılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen tasarım haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi davasıdır. Mahkemeizce ---------- E. Ve --------- K. Sayılı kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada; " davacı adına tescilli tasarımın tescil kaydı, davalı tarafa ait internet sitesinde ve katalogda yer alan ürün görselleri, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, Dava konusu tasarımların “mobilya kulbu” olarak tanımlanan ürünler oldukları, her iki tasarımda da ürün çekme halkası ve bağlantı elemanı olmak üzere iki ana parçadan oluştuğu, her iki tasarımda da bağlantı elemanının aynı dikdörtgen prizması formunda benzer ebat oran ilişkisinde oldukları, her iki tasarımda da çekme halkasının benzer ebatlarda olup, davacının tasarımının kesiti daire şeklinde iken, davalınınkinde kesitin dikdörtgen şeklinde, yani halkanın yassılaştırılmış halde olduğu, her iki tasarımda da bağlantı elemanının halkanın alt noktasında bittiği ve halkanın çapının içinde daire kavisini takip eder halde kesildiği, her iki tasarımda da çekme halkasının üst noktada bağlantı elemanı üzerinde benzer form ve ebatlarda bırakılan boşaltma içine oturduğu, her iki tasarımda da çekme halkasının üst noktasında bağlantı elemanı gövdesi arasına benzer ince parça ile geçtiği, kıyaslanan tasarımlarda yer alan halka öğesinin biri daire kesitli, diğeri yassılaştırılmış halde olarak görülse de, bu öğenin tek başına ürüne ayırt edici nitelik kazandırmadığı ve detay öğesi olduğunun değerlendirildiği, tasarımlarda yer alan diğer tüm öğelerin birbirlerine ve tasarımın geneline göre olan ebat ve konum ilişkilerinin birbirleri ile benzer olduğu, davacı tarafa ait -------- numaralı tasarım ile davalı tarafa ait internet sitesi kayıtlarında yer alan ve dosyaya sunulan ürün kataloğundaki kulp tasarımının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, tasarımcının seçenek özgürlüğünün çok geniş olduğu tespit edilmiş, bu nedenle davalının davacı adına tescilli ---------- numaralı tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği , ancak kümülatif koruma söz konusu olmayacağı" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş. Verilen bu kararın istinaf edilmesi üzerine --------- E. Ve -------- K. Sayılı kararı ve "Somut olayda, ön inceleme tutanağının düzenlendiği 24.01.2023 tarihli celse ile aynı tarihte davacı vekili tarafından sunulan dilekçede ; ön inceleme duruşmasında verilen 7 nolu " cevaba cevap dilekçesinde iddianın genişletilmesi niteliğindeki talepler hakkında karşı tarafın muvafakati bulunmadığı gerekçesiyle yargılama yapılmasına yer olmadığına" dair ara karardan dönülmesi talep edilmiş, mahkemece aynı gerekçelerle reddedilmiş ise de; davacı, cevaba cevap dilekçesinde davalıların aynı katalog, aynı internet sitesi üzerinden yürüttükleri eylemlerle, bu kez davacı adına tescilli --------- sayılı tasarımın --------- ve -------- sıra numaralı tasarımlarını da ihlal ettiklerini ileri sürmüş, ihlal oluşturan fiillere bağlı olarak SMK m.151/2 uyarınca tazminat talep etmiştir. Davalıların eyleminin gerçekleştiği tasarım tescilleri genişletilmiş olduğundan davacının cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü bu talepler, tamamen farklı yeni dava niteliğinde olmayıp, HMK m.141 kapsamında mevcut davanın konusunun genişletilmesi niteliğindedir. Bu itibarla, dilekçeler teatisi tamamlanmadan önce ileri sürülen ve mevcut dava konusuyla bütünlük oluşturan --------- sayılı tescil kapsamındaki ------- ve -------- numaralı tasarımlara tecavüz ve tazminat taleplerinin, iddianın genişletilmesi yasağı gerekçesiyle hiç incelenmemesi, HMK m.141 ve yukarıda belirtilen içtihatlarla bağdaşmamaktadır. Sonuç olarak, dava konusu -------- ve --------- numaralı tasarımlara tecavüz iddiası ve buna bağlı tazminat talepleri hakkında ilk derece mahkemesince esasa dair hiçbir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, kararın bu yönüyle HMK m.353/1-a-6. uyarınca kaldırılmasına" karar verilmiş, bu karar sonrasında dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. SMK'nın 81. Maddesinde tasarım hakkına tecavüz oluşturan haller belirtilmiş, "Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır: a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak......", bu fillerin tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tecavüzün sabit olması halinde SMK'nın 149. Maddesine göre tasarım hakkı tecavüze uğrayan tarafın talep edebileceği haklar düzenlenmiş, yine SMK'nın 150 ve 151. Maddesinde hak sahibinin oluşan zararlarının tazmini talep edebileceği belirlenmiştir. Bu hükümler çerçevesinde tasarım hakkı tecavüze uğrayan tarafın tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini, men'ini ve ref'ini talep edebileceği, oluşan zararları kapsamında maddi tazminat talebinde bulunabileceği, yine manevi zararı dolaysıyla SMK'nın 149. Maddesi gereği talepte bulunabileceği düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olay incelendiğinde; TPMK kayıtlarına göre, ---------- tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımının 15/05/2017 tarihinde davalı adına tescil edildiği davacı şirketin 31/03/1997 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin ise --------- tarafından 12/01/2021 tarihinde tescil edildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı' ndan "--------- " alan adının kayıt tarihi ve kime ait olduğuna dair yazılan müzekkereye verilen cevapta alan adının "------- Mah. -------- Cad. -------- Sok. No:------- --------" adres bilgisi ile ... adına 07/06/2017 tarihinde tahsis edildiği, alınan bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere, davacı adına tescilli tasarımın tescil kaydı, davalı tarafa ait internet sitesinde ve katalogda yer alan ürün görselleri, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, Dava konusu tasarımların “mobilya kulbu” olarak tanımlanan ürünler oldukları, her iki tasarımda da ürün çekme halkası ve bağlantı elemanı olmak üzere iki ana parçadan oluştuğu, her iki tasarımda da bağlantı elemanının aynı dikdörtgen prizması formunda benzer ebat oran ilişkisinde oldukları, her iki tasarımda da çekme halkasının benzer ebatlarda olup, davacının tasarımının kesiti daire şeklinde iken, davalınınkinde kesitin dikdörtgen şeklinde, yani halkanın yassılaştırılmış halde olduğu, her iki tasarımda da bağlantı elemanının halkanın alt noktasında bittiği ve halkanın çapının içinde daire kavisini takip eder halde kesildiği, her iki tasarımda da çekme halkasının üst noktada bağlantı elemanı üzerinde benzer form ve ebatlarda bırakılan boşaltma içine oturduğu, her iki tasarımda da çekme halkasının üst noktasında bağlantı elemanı gövdesi arasına benzer ince parça ile geçtiği, kıyaslanan tasarımlarda yer alan halka öğesinin biri daire kesitli, diğeri yassılaştırılmış halde olarak görülse de, bu öğenin tek başına ürüne ayırt edici nitelik kazandırmadığı ve detay öğesi olduğunun değerlendirildiği, tasarımlarda yer alan diğer tüm öğelerin birbirlerine ve tasarımın geneline göre olan ebat ve konum ilişkilerinin birbirleri ile benzer olduğu, davacı tarafa ait -------- numaralı tasarım ile davalı tarafa ait internet sitesi kayıtlarında yer alan ve dosyaya sunulan ürün kataloğundaki kulp tasarımının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, tasarımcının seçenek özgürlüğünün çok geniş olduğu tespit edilmiş, bu nedenle davalının davacı adına tescilli -------- numaralı tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği kanaatine varılmış ve bu tasarım yönünden tasarım hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün engellenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Kaldırma kararında belirtildiği üzere davacı tarafın cevaba cevap süresi içerisindeki talebi yönünden de kaldırma kararı sonrasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan raporda Mahkeme görev yazısında '------- ve ------- numaralı tasarımlar' olarak belirtilen tasarımların, TPMK -------- tescil belgesi ve -------- sayılı Tasarımlar Bülteni incelemesi kapsamında ------- ve --------- no'lu tasarımlara karşılık geldiği, davalıya ait katalog ve internet sitesi arşivinde -------- – -------- ve --------- no'lu tasarımların koruma kapsamında değerlendirilebilecek bir ürün kullanımına rastlanmadığı yönündeki tespitler dikkate alındığında davalı tarafın davacı adına tescilli -------- sayılı tescil kapsamındaki ------- ve ------- numaralı tasarımlara tecavüz ettiği hususunun ispat edilemediği kabul edilmiş, davacı tarafın bu tasarımlara tecavüz yönünden tespit talebi ile, bu tasarım yönünden haksız rekabet ispat edilemediğinden haksız rekabet taleplerinin reddine, yine davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin bu tasarımlar yönüyle olduğu dikkate alınarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, davalının davacı adına tescilli --------- numaralı tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir. -------- Esas, --------- Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 554 sayılı Endüstriyel Tasarım KHK’nın 48. maddesi uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacı adına tescilli tasarımın koruma kapsamında kalan ürünleri üretip satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-Davalıların davacı adına tescilli --------- numaralı çoklu endüstriyel tasarımın -------- numaralı tasarımının koruma kapsamında kalan "--------" ürününü ------- alan adlı internet sitesinde ve davalı şirkete ait 2022 yılı kataloğunda tanıtmak ve satışa sunmak suretiyle davacının tasarım hakkını ihlal ettiklerinin TESPİTİNE, Tasarım hakkına ihlalin ENGELLENMESİNE, Dava konusu ürün ile ilgili davalıların reklam ve tanıtım faaliyetlerinin özellikle internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarındaki tanıtımlarının ENGELLENMESİNE, Dava konusu ürünlere, münhasıran bu ürünlerin üretilmesinde kullanılan kalıplara, bu ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara EL KONULMASINA, el konulan ürün, kalıp ve araçların MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA ve karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınarak İMHASINA, 2-Karar kesinleştiğinde kabul edilen kısım yönünden hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak suretiyle ulusal yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, 3-Davacının -------- tescil numaralı tasarım hakkına tecavüz taleplerinin yanındaki haksız rekabete ilişkin taleplerinin REDDİNE, 4-Davacı tarafın --------- tescil numaralı tasarımının 4 ve 5.sırasındaki tasarımlara tecavüz davasıREDDİNE, 5-Davacının ---------- tescil numaralı tasarım hakkına tecavüz taleplerinin yanındaki haksız rekabete ilişkin taleplerinin REDDİNE, 6-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin REDDİNE, 7-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin REDDİNE, 8-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 507,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 224,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen tasarım hakkına tecavüz talepleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen tasarım hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 13-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 14-Davacı tarafından yatırılan 507,63 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 543,53 TL harç giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 15-Davacı tarafından yapılan 178,00 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 27.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 27.178,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%50) 13.589,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye (%50)13.589,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 16-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 17-Bakiye avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2026