İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1337 E. 2026/896 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1337
- Karar No
- 2026/896
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1337 Esas KARAR NO : 2026/896
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili ...'ye devrinden önce davalı ... A.Ş.'nin ... Şubesine 19.11.1999 hesap açım tarihli 20.000-TL bedelli %95 faiz oranlı bir hesap açıldığını ve müşteri no ... numaralı hesap cüzdanı tanzim edilerek kendisine verildiğini, banka yönetimine ... tarihinde BDDK tarafından el konularak kuruluşundan beri bankalar yasası gereği devlet gözetimi ve denetimi zorunlu bulunduğunu söz konusu bankaya el konulduğu güne kadar merkez bankası genelgesine uyulmadığını düzenlenecek her belgenin altında "... hesaplar devlet güvencesinde değildir" ibaraleri eklenmediğini bunun aksine ... A.Ş. Görevlilerince tüm mevduatın ... hesaplara yönlendirildiğini, açılan hesapların ... hesap olduğunun bile açıklanmadığını, yapılan araştırmada ... A.Ş. Nin kendi bünyesinde çalışmakta bulunan şahısları kurucu gösterdiği kuruluş sermayesinin kendisi tarafından karşılandığını, böyle bir paravan banka kurarak bankalar yasasında mevcut sınırlamalarını aştığı ve bu şekilde müvekkil parasının ... A.Ş. Vasıtası ile şirketlerine aktarıldığının anlaşıldığını , söz konusu bankanın yöneticileri ve hissedarları hakkında da bankaya el konulduktan sonra soruşturma açıldığını, ve bu soruşturma sonucunda ... 8.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas... K. Sayılı ilamı ile de ceza aldıklarını ve bu ilamın kesinleştiğini , ... A.Ş. Ne yatırdığı mevduatın görünüşte ...de kurulu ... Bank Ltd. Adlı paravan bankaya havale edilmiş gibi işlem yapılmasına rağmen gerçekte bunun yapılmadığı ve para ... A.Ş. Nezdinde kaldığını beyanla ; Yukarıda arz edilen sebeplere müsteniden davacı müvekkili tarafından yatırılan ve davalı tarafından ödenmeyen ; 19.11.1999 hesap açım tarihli 20.000,00 TL bedelli %95 faiz oranlı hesaba yönelik alacağın 19.11.1999 tarihinden başlamak kaydı ile hesap cüzdanında belirtilen yıllık faiz oranı olan % 96 dan başlamak üzere vade sonu olan 25.02.2000 tarihine kadar % 96 akdi faiz , bu tarihten sonra da 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline tüm tateplere yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına dava masrafları ve avukatlık ücreti ile birlikte davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar ... ve ... Bank A.Ş. Vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu, 19.11.2012 havale tarihli " Her türlü delil, defi, itiraz hakları saklı kalmak kaydı ite dava dilekçesine karşı cevaplarının ve delillerinin sunulması " konulu cevap dilekçesinde özetle ; Husumet itirazları olduğunu davacının hasım ve muhatap olarak ... Şti. Yi göstermesi ve bu tüzel kişiden alacağını talep etmesi gerektiğini, müvekkili banka ayrı bir tüzel kişi olduğundan ve davacının müvekkili banka nezdinde hesabı bulunmadığından herhangi bir sorumluluğu ve ödeme yükümlülüğü olmadığını, zaman aşımı itirazları olduğunu, huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığım 10 yıllık zaman aşımının söz konusu olduğunu, itirazlarının göz önünde bulundurularak davanın zamanında açılmaması sebebiyle reddine karar verilmesini talep eniklerini, somut olayda müvekkili bankanın kendisine verilen talimatı ( ve dolayısıyla ödem yetkisi ) kapsamında söz konusu meblağı .... Şti. Hesabına gönderildiği , hesaba ilişkin olarak davacıya hesap cüzdanı teslim ettiğini ve müvekkili bankanın sorumluluğunun sona ermiş bulunduğunu, müvekkili banka ile ...Şu. Nin farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğunu, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, davacının ... cüzdanını aldıktan sonra hiçbir itirazda bulunmadığını, yapılan bu işlemi benimsediği anlamına geldiğini, davacı serbesbt iradesiyle daha fazla getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiğini müvekkili banka tarafından davacının iradesinin yanı kılmasının söz konusu olmadığını, kurucusu veya hissedarı olmadığı.. Şti. Nin faaliyetlerinden dolayı ayrı bir tüzel kişiliğe sahip ... A.Ş.nin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının.. A.Ş. Tarafından dotandırılmasının söz konusu olmadığını davacının daha yüksek faiz getirisi alabilmek düşüncesiyle parasını bu yolla değerlendirmeyi seçtiğini, davacı parasını yatıracağı finans kuruluşu hakkında gerekli araştırmayı yapmak suretiyle tedbirli bir tutum içersine girmesi gerekirken kendisinden beklenen bu özeni göstermediğini müvekkili bankanın ...Ltd. Şti. Nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisi bulunmadığını müvekkili bankanın davacı talebi doğrultusunda havale işlemini yerine getirdiğini, dava konusu işlemler tarihinde ...bankaların Bankalar kanuna tabii olmadıklarını ve bu bankalara yatırılan mevduatların tasarruf sigorta kapsamında olmadığını mudilere bildirmek gibi bir yükümlülükleri bulunduğu şeklinde bir kabul mevcut olmadığını, sonuç olarak öncelikle müvekkili ... açısından yargı yolu , yetki ve husumet itirazlarının kabulüne karar verilmesini davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğundan , yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Mahkemesine gönderilmesine, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini , bu itirazlarının reddi halinde, süresinde açılmayan davanın zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine , aksi halde davanın esasdan reddine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; eski ... müşterisi ... mirasçıları tarafından davalı aleyhine açılan ... kaynaklı tazminat davası neticesinde verilen Mahkeme kararı sonrasında davalı tarafından ilgili davanın davacılarına ödeme yapıldığı, ödeme sonrasında ilgili tutarın davalı tarafından davacı ...'den ihtarname ile talep edildiği ve ... tarafından davalıya ödemenin yapıldığını, davalı tarafından ... mirasçılarına ödeme yapılan ilamın bozma ve yeniden yargılama süreçleri sonrasında kaldırıldığını ve davanın reddine karar verilerek kesinleştiğini bu nedenle ... tarafından davalıya rücuen ödenen bedelin iadesinin gerektiğini, buna ilişkin olarak davaya konu icra takibinin başlatıldığını davalı tarafından takipten sonra bedelin ödendiğini ancak bu ödenen bedelin öncelikle takip masrafları ve ferilerden mahsubunun gerektiği iddia edilerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde takibin başlatıldığı tarihte İİK 40 maddesi gereğince ...mirasçıları tarafından paranın iade edilmemiş olduğunu, iade edildikten sonra davacıya ödemenin yapıldığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... mirasçıları tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Dairesi'nin (yeni esas) ...E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde; 29.09.2025 tarihinde takibe dayanak ilamın ortadan kalkması ve davanın reddine karar verilmesi nedeniyle icra dairesince 2004 sayılı İİK'nın 40. Maddesi gereğince paranın iadesi için alacaklılar ... mirasçılarına muhtıra tebliğ edildiği, 03.10.2025 tarihinde mirasçılar tarafından 140.000,00-TL icra dairesinin hesabına yatırıldığı ve 30.06.2026 tarihinde davalı ... Bank hesabına icra dairesi tarafından gönderildiği anlaşılmaktadır. Davacı ... tarafından paranın rücuen tahsili için davalı ... Bank'a başlatılan işbu davaya konu ... 27. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı takip dosyasının ise 01.07.2025 tarihli takip talebi ile başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya yöneltilen talebin hukuki niteliği ortadan kalkan sebebe dayanan sebepsiz zenginleşmedir. ( ...) Davacı tarafından davalıya yapılan ödeme; dava dışı ...mirasçıları tarafından davalı bankaya karşı başlatılan ilamlı icra takibi nedeniyle davacı ve davalının sözleşmesel yükümlülükleri çerçevesinde olup, ... mirasçıları lehine verilen kararın sonradan ortadan kalkması ve davalı banka lehine davanın reddine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi ile ödemeye esas geçerli sebebin sonradan ortadan kalktığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, zenginleşmenin sona ermiş bir sebebe dayanması halinde (...), bu zenginleşme sebepsiz hale gelir ve iade edilmesi gerekir. Davalı bankanın davacı ...'ye karşı iade yükümlülüğünün doğduğu ve borcun muaccel hale geldiği an ise; davalı bankaya karşı ... mirasçıları tarafından açılan davanın davalı banka lehine red kararı ile sonuçlanması ve bu kararın kesinleşmesi sonrasında 2004 sayılı İİK'nın 40. Maddesi gereğince ... mirasçıları tarafından davalı bankaya başlatılan icra takip dosyasında ... mirasçıları tarafından paranın icra dairesine fiilen iade edildiği an olacaktır. Zira ... mirasçıları tarafından 2004 sayılı İİK'nın 40. Maddesi kapsamında ilama dayalı olarak davalı bankadan tahsil edilen para ... mirasçıları tarafından icra dosyasına iade edilmeden davalı banka lehine davalı bankanın malvarlığında fiilen bir çifte zenginleşme gerçekleşmiş sayılmaz. Dolayısıyla davalı bankanın davacı ...'ye karşı iade yükümlülüğünün muaccel olduğu tarih paranın icra dosyasına ... mirasçıları tarafından iade edildiği an olacaktır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ...E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "İlk aşamada kararın Yargıtayca onanması ile ... mudisine banka tarafından ödenen bedel ...'den talep edilmiş, ... de ödemeyi yapmış iken karar, daha sonra karar düzeltme aşamasında bozularak ödemenin sebebi sonradan ortadan kalkmıştır. Ancak gerçek anlamda ödeme sebebinin ortadan kalktığından söz edebilmek için bozma sonrası verilen kararın kesinleşmesi gerekir. Davalı banka bakımından sebepsiz zenginleşme, ancak zamanaşımı nedeniyle ret kararının kesinleşmesi ve İİK'nın 40. maddesi uyarınca icranın iadesinin sağlanması ile söz konusu olabilecektir. Bu nedenle, geri ödemenin isteneceği tarih hiç bir zaman kararın kesinleşme tarihinden önce olmayacağından, bu tarihten evvel başlatılan takip, alacak muaccel olmadan başlatılan takip niteliğindedir. İlk derece mahkemesince davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken davacının hiç bir şekilde talep hakkı bulunmadığı sonucunu doğuracak gerekçeyle karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve HMK'nın 353/1.b.2 uyarınca karar gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir." Bu bağlamda davacı tarafından davalı ... Bankasına karşı başlatılan işbu davaya konu icra takip tarihinin 01.07.2025 olduğu, davalı bankanın ise ... İcra Dairesi'nin (yeni esas) ... E. Sayılı takip dosyasında ise ... mirasçıları tarafından 2004 sayılı İİK'nın 40. Maddesi çerçevesinde paranın icra dosyasına iade edildiği tarihinin 03.10.2025 olduğu dolayısıyla davacı ... tarafından para davalı bankaya iade edilmeden takip başlatıldığı anlaşılmakla muaccel olmamış alacak yönünden başlatılan takipte takip masrafları ve ferilerin talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının itirazın iptaline yönelik davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davacı tarafından kötüniyetle takip başlatıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 62.918,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6.000,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.