İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/293 E. 2026/797 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/293
Karar No
2026/797
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/293 Esas KARAR NO :2026/797

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:09/10/2017 KARAR TARİHİ:17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ... ... ... Kampüsünde yer alan mecuru 27/08/2012 tarihli sözleşme ile davalı ... Gıda Tur Org İşletmecilik A.Ş.den 5 yıllığına kiralanmış olduğunu,mecurun kullanımı müvekkili firma tarafından devam ederken her hangi bir tahliye kararı yokken ve müvekkili firma tarafından kiraları düzenli olarak ödenirken 27/07/2017 tarihinde işyerine gelen firma çalışanları ve şirket yetkilisi mecuru üniversite güvenlik görevlileri tarafından alınmamış kapıda bulunan güvenlik Amiri okulun Genel sekreterinin emri ile gece 00.00 itibarı ile müvekkili firma çalışanlarına ve yetkililerine ait olan üniversite giriş kartları iptal edilerek kendilerinin üniversite kampüsüne ve mecura girmelerin engellendiğini, bu hususun sonlandırılması hususunda ... ... gönderilen ihtarnameye cevaben içeri alınmamasını gerekçe olarak sözleşmenin sona ermesinin gösterildiğini bildirerek sözleşme edimlerini yerine getirmeyen davalılardan 366.000,00TL maddi, 20.000,00TL manevi tazminat olmak üzere toplam 386.000,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işletme sözleşmesi ve Geçici Süreli İşletme Sözleşmelerinin süresinin sonra ermesiyle davacı yanın işletme haklarının sonra erdiğini, işletmenin teslimi için tahliye kararının gerekmediğini, dava dışı Lamp83 firmasından devralınan 15.06.2007 tarihli 10 yıllık İşletme Sözleşmesinin 15.06.2017 tarihinde dolduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacının iddiaları aksine bir sözleşmesi değil, “Geçici Süreli İşletme Sözleşmesi” olduğunu, ticari bir konuda imzalanan ticari bir sözleşme ile ilgili tahliye kararı verilmesine gerek olmadığını, davacının sözleşmenin bitmesinden sonraki 27 Temmuz-25 Ağustos dönemine ilişkin ciro bedeli olarak 156.000,00TL talep ettiğini, ancak yürürlükte olmayan bir sözleşmenin yerine getirilmediği bahsi ile ciro bedeli talep edilmesinin herhangi bir hukuki temelinin bulunmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle davacının ciro kaybı olarak talep ettiği zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının personeli ile ilgili giderleri de müvekkilinden talep etmesinin abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin davacı yana eşyalarını alması için defalarca sözlü ve yazılı ihtar ettiğini, ancak davacının eşyaları teslim almaktan imtina ettiğini, kalan eşyaların işbu dava açıldıktan sonra davacı tarafça teslim alındığını, müvekkilinin davacı yana karşı herhangi bir haksız fiilinin ika edilmediğini, sözleşmenin süresinin dolacağını bilen davalının basiretli bir tacir gibi ticari eylemlerinin ayarlaması gerektiğini, davacı şirketin çeklerinin arkasının yazılmasının müvekkili ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Gıda vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... Aydınlatma San. ve Tic. AŞ’nin davalı ... ...’nin 15.06.2007 tarihli kira sözleşmesi ile ... kampüsündeki bir kısım yerleri kiraladığını, ilerleyen dönemde dava dışı ... şirketinin mezkur sözleşmesindeki yetkisine istinaden bahse konu kira sözleşmesini müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkilinin işbu yerleri bir süre işlettikten sonra davalı üniversitenin onayıyla davacı yana tahsis ettiğini, davalı üniversitenin sözleşmenin bitimine 28 gün kala hem müvekkili şirketin hem de davacı yanın elemanlarını geçerli bir neden göstermeksizin ... İstanbul kampüsüne almadığını, davacının kampüse alınmaması ve davalı üniversitenin mecura zorla girmesinin müvekkilinin eylem ve işlemleri nedeniyle olmadığını, bu durumdan müvekkili şirketin de yeterince mağdur olduğunu, ancak davacının müvekkili şirkete ihtarname keşide ettiğini, davacı yana verilen cevapta, aynı mağduriyeti yaşadıklarını, arzu ederlerse işbirliğinde bulunabileceklerinin bildirildiğini, davacının davalı üniversitenin kusurlu hareketleri ile 28 gün önce fiili olarak mecuru tahliye ettiğini, bu süre içinde de davacının müvekkili şirkete herhangi bir kira ödemediğini, müvekkilinin davalı yana borçlu olmadığı gibi alacaklı olduğunu, davacının talep ettiği 366.000,00 TL maddi, ve 20.000,00 TL maddi zararının kabulünün mümkün olmadığını, zira bahse konu zararın ispatı noktasında dosya içeriğinde herhangi bir delil bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizden verilen 12/03/2020 tarih ve 2018/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı ile; ''Davanın Kısmen Kabulüne'' karar verildiği, kararın davalı ... Gıda Tur. Org. İşl. A.Ş. ve davacı taraflarca istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 26/02/2024 tarih ve 2020/1648 Esas, 2024/241 Karar sayılı ilamı ile, ''Davalı ... ... ile dava dışı ... şirketi arasında, Kampüs Alanındaki Belirli Hizmetlerin İşletilmesi Sözleşmesi yapılmış, bu sözleşmede 3. kişilere işletme hakkı verilmesi hususunda ... 'a tek otorite yetkisi de verilmiştir. Bu yetkiye istinaden ...'e 10 yıl işletme hakkı verilmiş, bu işletme hakkı daha sonra davalı ... şirketine devredilmiştir. Davaya konu ''...'' cafenin işletmesi, davalı ... şirketi tarafından davacı ...'a geçici süreli işletme hakkı sözleşmesi ile devredilmiştir. Davalı ... ... ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin başlangıç tarihi 12/06/2007 tarihi olmakla sözleşmenin 9. maddesine göre sona erme tarihi 31/08/2017 tarihidir. Davacı ve davalı ... Gıda Tur. Org. İşl. A.Ş. arasındaki Geçici Süreli İşletme Hakkı Sözleşmesinin 27/08/2012 tarihli olduğu, mezkur sözleşme süresinin 01/10/2012 tarihinde başlayıp, 31/01/2017 tarihinde kendiliğinden sona ereceği hususu 3. maddede hüküm altına alınmıştır. Dava dışı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasındaki işletme hakkının devrine ilişkin sözleşmenin bitiş tarihi 14/06/2017 olmakla davalı ... şirketinin davacıya gönderdiği ... 20. Noterliği'nin 09/03/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnamesinde davacı ile davalı ... şirketi arasında yapılan 01/10/2012 başlangıç tarihli Geçici süreli işletme hakkı devri sözleşmesinin eki niteliğinde olduğu belirtilen 08/12/2016 tarihli protokollere göre taraflar arasında ihtilaf konusu olan davalı üniversitenin ... İstanbul yerleşmesine dair sözleşmenin süresinin 25/08/2017 tarihinde sona ereceğinin bildirildiği görülmüştür. Dosya kapsamında ihtarnamede belirtilen 08/12/2016 tarihli ek protokole rastlanmamıştır. 27/08/2012 tarihli sözleşmenin son sayfası incelendiğinde, davalı ... ...’nin davacı ve diğer davalı ... gıda arasında akdedilen alt işletme devrini 28/08/2012 tarihinde onayladığı anlaşılmıştır. Davalılardan ... şirketi ile davacı arasındaki 27/08/2012 tarihli Geçici Süreli İşletme Hakkı Sözleşmesi bulunması ve sözleşmenin 25/08/2017 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmakta ise de ... Üniversitesinin buna onay verdiğine dair bir bilgiye dosya kapsamında görülmemiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 126. maddesinde, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir, düzenlemesi bulunmakta olup davacı ile davalı ... şirketi arasındaki bu sözleşme nedeniyle davalı ... şirketinin sözleşmeye konu yeri davacıya kullanıma hazır halde teslim etmesi gerektiği ancak bu yükümünü yerine getirmediğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece davalı ... şirketinin 09/03/2017 tarihli ihtarnamesinde belirtilen 08/12/2016 tarihli ek protokol dosyaya kazandırılmadan, davacının davaya konu maddi tazminat talepleri içindeki personel giderleri bakımından taraf şirketlerin ticari defter ve dayanakları ile SGK kayıtları üzerinde inceleme yine stok durumu talebi bakımından ise değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yine ilk derece mahkemesince ek rapor alınmak suretiyle mecurun kullanımının engellendiği dönemde ciro kaybının olup olmadığı üzerinde durulması ve kâr kaybı hesaplanması bakımından sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden yapması gereken zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamı indirilerek bulunan net kârın belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir.(Yargıtay 3. HD'nin 2017/8044 E-2019/6138 K) Davacı taraf, üniversite binasına alınmaması sebebiyle ticari taahhütlerini yerine getiremediğini, yaklaşık 13 adet çekin karşılıksız işlemi görmüş olduğunu ve ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak, davacı manevi tazminatın şartlarının oluştuğunu ispatlayamamıştır. Sözleşmeye aykırılık nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 114/2. maddesi uyarınca haksız fiil hükümlerine göre manevi tazminat talep edilebilir ise de, bu halde sözleşmeye aykırılığın haksız eylem niteliğinde olması ve bunun sonucunda zararın doğması gereklidir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... şirket vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' gerekçesi ile mahkememizin kararının kaldırıldığı ve dosyanın Mahkememize iade edilerek dosyanın 2024/293 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin 14/04/2025 tarihli, 12 sayfadan ibaret ikinci ek raporunda özetle; davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun sayın mahkemenizin takdirinde bulunduğu, sayın mahkemenizce yapılması istenen hesaplama yöntemine göre sözleşmenin ifa süresinin kalan kısmı için davacının mahrum kaldığı kar tutarının 56.545.908-TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 08/04/2026 tarihli, 6 sayfadan ibaret ikinci ek raporunda özetle; sayın mahkemenizce yapılması istenen hesaplama yöntemine göre sözleşmenin ifa süresinin kalan kısmı için davacının mahrum kaldığı kar tutarının tüm detayı rapor içinde açıklandığı üzere 22.457,60 TL olduğu, diğer hususlarda ise kök raporumuzdaki görüşlerimizi koruduğumuz kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalı üniversitenin geçerli bir neden olmaksızın işletme hakkı devrine ilişkin sözleşmenin feshi nedeniyle ciro kaybı, personel giderleri (çalışmadıkları halde verilen, fesih, ihbar ücretleri), zayi olan malzeme nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkememizin önceki kararının BAM 43. HD nin 2020/1648 Esas 2024/241 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak iade edildiği görülmüştür. Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırmaların yapıldığı, ek raporların düzenlenerek dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Davacı ve davalı ... Gıda Tur. Org. İşl. AŞ arasındaki Geçici Süreli İşletme Hakkı Sözleşmesinin 27.08.2012 tarihli olduğu, mezkur sözleşme süresinin 01.01.2012 tarihinde başlayıp, 31.01.2017 tarihinde kendiliğinden sona ereceği hususu 3.maddede hüküm altına alınmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda sözleşmenin bitim tarihi olarak 31.07.2017 tarihi yazılmış olsa da dosya içindeki sözleşmenin 3. Maddesinden anlaşılacağı üzere bu tarihin 31.01.2017 olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Davalı ... ... ile dava dışı ... şirketi arasında, Kampüs Alanındaki Belirli Hizmetlerin İşletilmesi Sözleşmesi yapılmış, bu sözleşmede 3. kişilere işletme hakkı verilmesi hususunda ... 'a tek otorite yetkisi de verilmiştir. Bu yetkiyi istinaden ...'e 10 yıl işletme hakkı verilmiş, bu işletme hakkı daha sonra davalı ... şirketine devredilmiştir. Davaya konu ... cafenin işletmesi, davalı ... şirketi tarafından davacı ...'a geçici süreli işletme hakkı sözleşmesi ile devredilmiştir. 27.08.2012 tarihli sözleşmenin son sayfası incelendiğinde, davalı ... ...’nin davacı ve diğer davalı ... gıda arasında akdedilen alt işletme devrini 28.08.2012 tarihinde onayladığı anlaşılmıştır. İstanbul BAM 43 HD nin kaldırma kararı uyarınca yapılan incelemede davalı İstanbul ...'nin 08.12.2016 tarihli davacı ile diğer davalı ... şirketi arasında düzenlenen ve sözleşme süresinin uzatılmasına ilişkin protokolü onaylamadığının tespit edildiği, davalı üniversitenin protokolü onaylamaması nedeni ile davacının talepleri karşısında sözleşmesel bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının uğramış olduğu zararları protokolün tarafı olan diğer davalıya yöneltmesi gerektiği, davalı üniversitenin sözleşme tarafı olmaması nedeni ile alacaktan sorumlu olmadığı ve bu gerekçe ile kendisine karşı açılan davanın reddedildiği, İstanbul BAM 43 HD'nin 2020/1648 Esas 2024/241 Karar sayılı ilamı doğrultusunda mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı ve davalı ... şirketinin davacı ile sözleşme yapmasına rağmen sözleşme hükümlerine uymaması nedeni ile davacının uğramış olduğu zararların hesaplatıldığı, bu davalı ile davacı arasında 08.12.2016 tarihli ek protokol uyarınca sözleşme süresinin 25.08.2017 tarihine kadar uzatıldığı, ancak davacının bu süre bitimine 29 gün kala çıkartıldığı anlaşılmakla 29 günlük uğranılan zararın hesaplatıldığı, mahkememizce hükme esas alınan 3.ek raporuna göre davacının 29 günlük net zararının 22.457,60-TL olduğunun belirlendiği, mahkememizce bu talebin kabul edildiği fazlaya ilişkin talebin ise reddedildiği, Davacı maddi tazminat talep etmiş ise de MK.’nın 24. maddesi ve BK.’nun 49. maddesinde belirtilen manevi zarar kişisel çıkarlarında uğradığı eksilme olup, şirketin manevi tazminata hak kazanabilmesi için bir tüzel kişinin haklarından olan (adı, şerefi, onuru ve itibarı) varlıklarına yapılan saldırının bu manevi değerlerinde eksilmeye neden olması gerekmekte olup, bu hususa ilişkin de bir ispat bulunmamaktadır. Tüm bunlara göre aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davacının davalı ... ... karşı açmış olduğu davasının reddine, 2-Davacının davalı ... şirketine karşı açtığı davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 22.457,60-TL 27/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin reddine, 4-Maddi tazminat yönünden; a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.534,08-TL ilam harcının peşin alınan 6.591,92-TL'nin mahsubu ile artan 5.057,84-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından yatırılan 6.591,92-TL peşin harç ve 14,50-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.606,42-TL harçtan davacıya geri verilmesine karar verilen 5.057,84-TL harcın düşümü ile kalan 1.548,58-TL harcın davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 22.457,60-TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, d-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 58.560,00-TL vekalet ücretinin (davalı ... şirketi yönünden 54.966,78-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan 37.113,30-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 2.277,26-TL'nin davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davalı ... ... tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... ... verilmesine, g-Davalı ... şirketi tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 46,93-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... şirketine verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davalı ... şirketi üzerinde bırakılmasına, 5-Manevi tazminat yönünden; a-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.17/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/293, K. 2026/797, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-293-e-2026-797-k-815f3b4961a5