İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1285 E. 2026/934 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1285
Karar No
2026/934
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1285 Esas KARAR NO : 2026/934

DAVA : KAYIT TERKİN (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 16/06/2026 KARAR TARİHİ : 14/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz - KAYIT TERKİN (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 18.12.2025 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas tasfiye işlemlerinin ... 1. İflas Müdürlüğünün... İflas sayılı dosyasından yürütülen Müflis ...Şti.'nden alacaklı bulunduğunu, iflas tasfiye işlemleri kapsamında iflas idaresi tarafından hazırlanan ve 01/06/2026 iflas dosyasına sunulan sıra cetvelinde, davalının bu miktarda alacağı olmadığı halde fazladan kabul edilen alacağının bulunduğu müvekkili tarafımdan tespit edildiğini, tüm alacaklılar aleyhine olacak şekilde hukuka aykırı kaydedilip, yine hukuka aykırı olarak kabul edilen alacağın sıra cetvelinden terkinine karar verilmesi gerektiğini, davacının , iflas masasına ... kayıt sıra numarası ile kabul edilmiş 1.550.000,00 TL tutarında alacaklı olup, sıra cetvelinde yer alan diğer alacakların hukuka uygunluğu konusunda dava açma ehliyetine sahip ve hukuki yararı olduğunu, davalı ...Şti. tarafından ... kayıt numarası ile iflas masasına 14.452.735,53 TL tutarında alacak kaydı yaptırıldığını, söz konusu alacağın tamamının iflas idaresince kabul edilmiş ve sıra cetvelinde 4.sıraya kaydedildiğini, davacının aynı zamanda müflis şirketin müdürlerinden biri olduğunu, şirket faaliyetleri ve ticari ilişkileri hakkında bilgi sahibi olduğunu, müflis şirket ile davalı arasında ticari ilişki var ise de masaya kaydedilen alacak miktarının doğru olmadığını, müflis şirketin davalıya bu kadar borcunun bulunmadığını, davalının alacak kaydına dayanak olarak sunmuş olduğu muavin defter kaydının gerçeği yansıtmadığını, muavin defter kaydındaki alacaklara konu fatura, çek ve sair kayıtların ibraz edilmediğini, muavin defter kaydında görünen fatura ve çeklerin hangi ticari işlemler nedeniyle düzenlendiği, hangi mal teslimlerine ilişkin olduğu, hangi faturalara mahsup edildiği, cari hesapta nasıl değerlendirildiği ve tahsil edilip edilmediği açık olmadığını, bu firmanın müflis şirketin müşterilerinden birisi, yani müflis şirketin mal sattığı bir firma, alacaklı olması gereken veya elinde çek, senet bulunması gereken firma müflis şirket olması gerekirken, hangi işlemler neticesinde bu firma alacaklı konuma geçmiş, elindeki çek ve senetlerin neyin karşılığında alındığının, hangi ticari alışverişten kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini, davalı alacağının bu şekilde yüksek tutarda kabul edilmesi, iflas masasındaki diğer alacaklıların alacaklarından alacakları payı doğrudan azalttığını, davacının ve müflis masasından alacaklı olan tüm alacaklıların menfaatini ağır şekilde ihlal ettiğini, davalı ... Ticaret Ltd. Şti. adına sıra cetvelinde 28 kayıt numarası ile kabul edilen 14.452.735,53 TL tutarındaki alacağın İİK'nın 235. maddesi kapsamında incelenmesini, yapılacak inceleme sonucunda davalı alacağının kabul edilen miktardan daha düşük olduğunun tespiti halinde, gerçek alacak miktarını aşan kısmın sıra cetvelinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müflis ... Şti.’nin iflas tasfiye işlemleri ... 1. İflas Müdürlüğü’nün... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, söz konusu tasfiye kapsamında iflas idaresince hazırlanan sıra cetvelinde, müvekkil şirketin 14.452.735,53- TL tutarındaki alacağı haklı bulunarak ... kayıt numarası ile 4. sıraya tescil edildiğini, usule ilişkin itirazlarının yanı sıra davacı tarafça ikame edilen müvekkilin alacağının sıra cetvelinden terkini davası, soyut iddialara, şirket ortaklarının/müdürlerinin kendi iç çekişmelerine dayalı olduğunu, ticari defter ilkeleri ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını, ilan tarihi ile dava tarihi gözetilerek 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının tespiti ile usulden reddi gerektiğini, müvekkilli şirketin iflas masasına kaydettirdiği 14.452.735,53-TL’lik alacak; müflis şirketin de kendi tuttuğu resmi ticari defterlerinde, e-defter kayıtlarında ve e-fatura beratlarında birebir yer alan, karşılıklı olarak mutabık kalınmış ve tescil edilmiş likit bir bakiye olduğunu, müvekkili şirket tarafından müflis şirkete mal alımı amacıyla ticari avanslar (ön ödemeler) verildiğini, cari hesaba mahsuben çek ve senet ciro edilmiş, ancak müflis şirketin mali darboğaza girerek edimini ifa edememesi (malı teslim edememesi) neticesinde bu avanslar cari hesapta net alacağa dönüştüğünü, dönem sonu cari hesap mutabakatları ve Ba/Bs formları da bu durumu tescil ettiğini, şirket müdürleri arasındaki iç çekişmeler ve muvazaa iddiaları müvekkil şirketi bağlamayacağını, müvekkili şirkete yönelik ileri sürülen muvazaa iddiası, hiçbir somut delile dayanmayan soyut bir ithamdan ibaret olduğunu, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın usulden reddine, usul itirazlarının kabul görmemesi halinde; davacının somut delillerden uzak, şirket haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası, ... 1. İflas Müdürlüğü ... iflas sayılı dosyası, sıra cetveli, celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, kayıt terkin istemine ilişkindir. 2004 s. İcra ve İflas Kanunun İİK'nın m.235 "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür." şeklinde düzenlenmiştir. Kayıt terkin davaları, yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca hak düşürücü süreye tabi olup, hak düşürücü sürenin Mahkememizce resen gözetilmesi gerektiği konusunda duraksama yoktur. ...1. İflas Müdürlüğü ... sayılı iflas dosyasında, davacının 37 sıra numaralı alacak başvurusunda bulunduğu, davacının başvuruda bulunurken tebliğe elverişli adresini gösterdiği ve gerekli posta masrafını yatırdığı, bu halde İİK 223. ve 235. maddeleri uyarınca kayıt terkin davası yönünden hak düşürücü sürenin sıra cetvelinin davacıya tebliğinden itibaren başlayacağı, sıra cetvelinin davacıya 10/06/2026 tarihinde tebliğ edildiği, işbu kayıt terkin davasının 16/06/2026 tarihinde açıldığı, bu suretle davanın İİK m.235 uyarınca hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi... E.... K. sayılı kararı uyarınca ... Şirketinin 18/12/2025 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, müflis şirketin tasfiye işlemlerinin ... 1. İflas Müdürlüğünün... iflas dosyası üzerinden adi tasfiye usulüne göre yürütüldüğü, davacının ve davalının iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunduğu, davacı ...'ın 37.sıra numarası ile alacağının tamamının işçilik alacağı olması sebebiyle 1.sırada kabul edildiği ; davalı... Şti.nin 28. sıra numarası ile alacağının tamamının imtiyazsız / adi alacak olması sebebiyle 4. sırada kabul edildiği tartışmasızdır. Davacı, davalı alacağının sıra cetvelinden terkinini talep etmektedir. Davalı, kayıt terkin davasında hukuki yararı olmadığını savunmuştur. Uyuşmazlığın temeli, hukuki yarar noktasında toplanmaktadır. Kayıt terkin davalarında, davacı alacaklının ancak kendisi ile aynı sırada veya daha önceki sırada alacağı sıra cetveline kaydedilmiş olan alacaklı aleyhine kayıt terkin davası açabileceği, buna karşılık bir alacaklının kendisinden sonraki sırada yer alan başka bir alacaklıya karşı kayıt terkin davası açmakta hukuki yararının olmadığı kabul edilmektedir. (Baki Kuru, İcra ve İflas El Kitabı, Adalet Yayınevi 2013 s.1336). İhbar ve kıdem tazminatından doğan işçilik alacağı sebebiyle birinci sırada yer alan alacaklının kendisinden sonraki sırada gelen adi alacaklılara karşı kayıt terkin davası açmakta hukuki yarar olmadığı belirtilmiştir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, Seçkin yayıncılık 2026, 5. Baskı s. 1436). Kayıt terkin davasında hukuki yararının bulunması gerektiği, davacının alacağının varlığına / miktarına itiraz edilen alacaklı (davalı) ile aynı sırada ya da daha sonraki sırada bulunması halinde davayı açmakta hukuki yararının olduğu ifade edilmiştir. (İstanbul BAM 45. HD. ...E.... K.) Bu çerçevede, ... 1. İflas Müdürlüğünün... s. İflas dosyasında davacının alacağının işçilik alacağı olması sebebiyle 1.sırada kaydedildiği, buna karşılık davalının alacağının imtiyazsız / adi alacak olması sebebiyle 4.sırada kaydedildiği, davacı tarafın davalı ile aynı sırada veya daha sonraki bir sırada olmadığı, bilakis davalının alacağından önceki sırada (1.sırada) alacağının kayıt edildiği, davacı alacaklının ancak kendisi ile aynı sırada veya daha önceki sırada alacağı sıra cetveline kaydedilmiş olan alacaklı aleyhine kayıt terkin davası açabileceği, buna karşılık bir alacaklının kendisinden sonraki sırada yer alan başka bir alacaklıya karşı kayıt terkin davası açmakta hukuki yararının olmadığı, diğer taraftan 1.sırada kayıt edilen imtiyazlı - işçilik alacağı tam olarak ödenmeden 4.sırada yer alan adi alacak için ödeme yapılmasının da mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacının işbu kayıt terkin davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından HMK m.114/1-h. ve m.115/2.hükmü uyarınca davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 114/1-h. maddesinin atfı ve HMK 115/2. maddesi hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin yatırıldığından başkaca ve yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen taraflara veya vekillerine İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı 14/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1285, K. 2026/934, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1285-e-2026-934-k-ecacc1c398cd