İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1283 E. 2026/724 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1283
- Karar No
- 2026/724
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1283 Esas KARAR NO : 2026/724
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 21/08/2023 KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...' ın dava konusu ... ili, ... ilçesi, 15 parsel, 2039 ada, 2/3 paftada kain, D blok, giriş kat, 124 D numaralı bağımsız bölümü davalı şirketten satın aldığını, müteahhit firmanın müvekkillerinin murisini mağdur ettiğini, ödemesini almasına karşın tapuyu teslim etmediğini, taşınmazın kişisel ihtiyaçların dışında yatırım ve gelir elde etme amaçlı olarak alınmadığını, müvekkillerininin mirasen hak sahibi olduğunu, müvekkillerinin murisi ile davalı şirket arasında 2011 yılında dava konusu taşınmaz ile ilgili sözleşme imzalandığını, ancak dairenin teslim edilmediğini, taşınmazın değerinin 125.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalının hiçbir alacağının kalmadığını, murisin belirlenmiş olan bedeli ödediğini ve ek ödemeler de yaptığını, davalı şirketin edimini yerine getirmekten kaçındığını, davalı şirketin iflasına karar verildiğini ve kesinleştiğini, bu nedenlerle; dava konusu gayrimenkulün satılma ihtimali ve davalının mal kaçırma ihtimaline binaen dava konusu gayrimenkul üzerine ihtiyaten tedbir konulmasını, 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesine icra ve iflas yoluyla satışların tedbiren durdurulmasına, bunun mümkün olmaması halinde tapuya davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile müvekkillerin davalıya borçlu olmadığının tespitine; davalı adına kayıtlı" ... İli, ... İlçesi, 15 Parsel, 2039 Ada, 2/3 paftada kain , D Blok, Giriş Kat , 124 D numaralı bağımsız bölümü" üzerindeki özel-kamu haczi, tedbir ve ipotekler ve diğer şerhlerin kaldırılarak davalı adına kaydının iptaline ve müvekkiller adına tescilini, tapu tescilinin mümkün olmadığı takdirde bahsi geçen alım satım sözleşmesine karşılık dava konusu gayrimenkule dava tarihi itibariyle rayiç bedellerinin müvekkillerin murisinin yapmış olduğu ödemelerden az olmamak üzere avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkilere verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müflis şirket ... hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 24.03.2021 tarihinde iflas kararı verildiğini, ... 1. İcra Müdürlüğü nezdindeki ...sayılı iflas dosyasında tasfiye işlemlerinin sürdüğünü, iflas kararı kesinleşmediğinden ikinci alacaklılar toplantısının 10.05.2023 tarihinde yapıldığını, iflas idaresinin 12/10/2021 tarihli kararı ve 1. alacaklılar toplantısı uyarınca müvekkil ile 26.10.2021 tarihinde avukatlık sözleşmesi imzalandığını, huzurdaki tapu iptali ve tescili davasının gayrimenkulün aynına ilişkin olması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, aksi kanaatte ise müflis şirketin iflas kararından sonra dava açılması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle dava şartı olan görev yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının harç eksikliğini tamamlaması gerektiğini, Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca gayrimenkulün değerinin esas alınması gerektiğini, eksik harç tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, müflis şirket ile davacı arasındaki harici satış vaadi sözleşmesinin resmi şekil şartına uyulmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali ve tescili talep edilemeyeceğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçersiz sayıldığını, sözleşmenin geçerli olduğu varsayılsa dahi taşınmazın geç tesliminde müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, gecikmenin ... Belediyesi tarafından verilen imar kararının iptalinden kaynaklandığını, bu durumun mücbir sebep teşkil ettiğini, inşaatın %90'ından fazlasının tamamlandığını, davacının kira veya gecikme bedeli talep edemeyeceğini, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak verilen ihtiyati tedbir kararının cebri icrayı da kapsayacak şekilde kaldırılmasını, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan davanın ilk olarak tapu iptal ve tescil talebi ile ... 14. Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davaya konu edildiği, bu Mahkeme tarafından verilen kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile şu gerekçelerle kaldırıldığı anlaşılmaktadır: "Somut olayda; davacının davasını 21/08/2023 tarihinde ikame ettiği, davalı şirket hakkında 24/03/2021 tarihinde iflas kararı verildiği, kararın 19/12/2022 tarihinde kesinleştiği, 2. Alacaklılar Toplantısının ise 10/05/2023 tarihinde gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın halen iflas eden şirket adına kayıtlı olduğu, iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklar için doğrudan dava açılamayacağı, iflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi gerektiği, bunun kabul edilmemesi halinde sıra cetveline itiraz davası açması gerektiği, eldeki dosyada 2. Alacaklılar Toplantısının yapıldığı, davacının iflas idaresine talepte bulunmadığı, buna göre açılan davanın iflas masasının olduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt kabul davası olarak görülmesinin gerektiği anlaşılmakla" İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı kararı sonrasında ... 13. Tüketici Mahkemesinin ...Esas ...Karar sayılı kararı ile dava hakkında görevsizlik kararı verilerek mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ...Esas...K. Sayılı kararı doğrultusunda davaya Mahkememizce kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Davacı tarafından kayıt kabul talebi ile iflas dairesine başvuru yapılmamış olup, davanın aynen ifa talepli tapu iptal tescil talebi olduğu belirtilmiş herhangi bir kayıt kabul talepli başvuru yaptığına dair belge sunulmamıştır. Ancak çoğun içinde az da vardır ilkesi ve davacının talebi ile davalı ... müdürlüğü ve iflas vekilinin dosyaya dahil olduğu anlaşılmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... K. Sayılı kararı doğrultusunda davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunulan; davacı miras bırakan ve müflis şirket arasındaki adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde; taşınmazın 125.000,00-TL bedel karşılığında davalı müflis şirket tarafından davacıya davaya konu bağımsız bölümün satışının vaat edildiği ancak ilgili taşınmaz davacıya devredilmeden müflis şirketin iflas ettiği ve satış vaadi sözleşmesinin davalı müflis tarafından yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dosyasına delil olarak sunulan ödeme belgeleri ve senetler incelendiğinde; davacı tarafından da müflis şirkete sözleşme bedelinin tamamının ödenmediği, davacı tarafından davalı müflis şirkete ödenen bedel toplamının 105.500,00-TL olduğu anlaşılmaktadır. Davanın iflas tarihinden sonra açılması ve aynen ifanın müflis ya da iflas idaresi tarafından gerçekleştirilmemesi karşısında 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince davacının müflis şirketten alacağının para alacağına çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından müflis şirkete karşı sözleşmede üstlenilen edimin kısmi olarak yerine getirildiği anlaşılmakta olup, müflis şirket tarafından taşınmazların tamamlanarak davacıya tapusunun devredilmediği ve tapunun müflis şirket adına kayıtlı olduğu, sözleşme kapsamında davacı bedel ödeme edimini kısmi olarak yerine getirmiş ise de müflis şirketin davaya konu taşınmazları tamamlayarak tapusunu devir borcunu yerine getirmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafından tapu iptal ve tescil ile aynen ifa talep edilmiş ise de bu talebin iflas müdürlüğü tarafından kabul edilmediği ve aynen ifanın yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki sözleşmenin iflas tarihinden önce fesih ya da dönme ile de sonuçlandırılmadığı gibi davalının edimi yönünden imkansızlık nedeniyle borcun sona ermesinin de söz konusu olmadığı, dolayısıyla 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince müflis ile davacı arasındaki sözleşmede davalı müflisin edimi olan taşınmazın tapu kaydının davacıya devrine yönelik müflisin borcunun davacının ödediği paranın sözleşme tüm bedeli oranında müspet zarar ilkesi kapsamında muadil kıymette paraya çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda detaylıca belirtildiği üzere davacı ve müflis arasındaki ilişkinin bu niteliği ve müflis tarafından tapu devir borcunun yerine getirilmemesi hususu akde aykırılık niteliğinde olup, davacı tarafından 6098 sayılı Kanun'un 112. Maddesi ve 125. Maddesi gereğince müspet zarar talep edilebilecektir. Davacının müspet zararı ise iflas tarihi itibariyle davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki bağımsız bölümün iflas tarihi itibariyle projesine uygun olarak tamamlanmış biçimdeki piyasa rayiç değerinin davacı tarafından sözleşme bedeline göre ödediği bedele oranı olacaktır. Nitekim daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ... Esas ...Karar sayılı kararı ile şu gerekçelerle kaldırılmıştır: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı ... idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." ... 14. Tüketici Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sırasında ... Esas sayılı dosyasında Mahkemece 25.01.2024 tarihinde yapılan keşif neticesinde müflis tarafından davacıya satışı vaat edilen taşınmazın inşaatı tamamlanmış bir halde piyasa rayiçlerine göre iflas tarihi itibariyle değerinin 11.10.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki 22.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ve 11.10.2024 tarihli bilirkişi raporlarına göre davaya konu davacı ile müflis arasındaki adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre davacıya satışı vaat edilen bağımsız bölümün flas tarihi itibariyle tamamlanmış haldeki piyasa rayiç değerinin 267.000,00-TL olduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından Mahkemece yapılan keşif neticesinde düzenlenen 22.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ve 11.10.2024 tarihli bilirkişi raporlarında davaya konu satış vaadi sözleşmesindeki taşınmazın projesine uygun olarak tamamlanmış biçimdeki iflas tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 267.000,00-TL olduğunun uzman bilirkişiler tarafından tespit edildiği, raporun gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve teknik ve fenni tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, taşınmazın halen müflis şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla davacı tarafından talep edilebilecek zararın müspet zarar kapsamında iflas tarihi itibariyle davacının müflisten olan alacağının taşınmazın inşaatının tamamlanmış haldeki iflas tarihindeki rayiç değerine göre sözleşme bedeli ve davacı tarafından müflise yapılan ödeme oranında paraya çevrilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının müflisin sıra cetveline kaydını talep edebileceği alacak miktarının taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazların tamamlanmış bir haldeki piyasa rayiçlerine göre iflas tarihindeki değeri olan 267.000,00-TL bedelin davacı tarafından sözleşme bedeli ve yapılan ödeme oranına göre oranı olan 225.348,00-TL olacağı anlaşılmaktadır. (105.500,00-TL / 125.000,00-TL x 267.000,00-TL) Davacı vekili sunduğu bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde taşınmazın iflas tarihindeki piyasa değerinin düşük belirlendiğini, davaya konu projenin özel bir proje olduğunu ve piyasa rayicinin daha yüksek olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasına yönelik herhangi bir somut delil sunulmadığı (iflas tarihindeki benzer emsal taşınmazların rayiç bedelini gösteren) yine taşınmazın şerefiyesi, projedeki avm ve lüks yapıların gözetilmediği ve değerin düşük belirlendiği iddia edilmiş ise de ilgili projenin tamamlanmadığı, inşaatın tamamen bitirilmediği, projenin kalitesi ve emsalsiz yapısından bahsedilmiş ise de proje müteahhitinin inşaatı yarım bırakarak iflas ettiği gözetildiğinde davacının söz konusu iddialarının yerinde olmadığı gibi herhangi bir somut delile de dayanmadığı anlaşılmakla davacının değerin düşük belirlendiğine yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Bu durumda mahkemece artık tescile dair bir karar verilemez. Yapılması gereken, iflas tarihi itibarıyla taşınmazın değerini tespit ederek, bu bedelin davacı lehine tazmini koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirilmek suretiyle davayı kayıt kabul davası olarak neticelendirmektir." Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ...Esas ... Karar sayılı kararı da taşınmazların iflas tarihindeki rayiç değerine göre hesaplanacak tazminat bedelinin sıra cetveline kayıt kabulüne karar verilmesi gerektiği açık bir şekilde belirtilmiştir: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı ... idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." Sonuç olarak müflisin iflas idaresi tarafından davacının aynen ifaya yönelik tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmediği anlaşılmakla davacının tapu devrine yönelik alacağının 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi çerçevesinde paraya çevrilmesi gerektiği ve davacı tarafından ancak akdi ilişki kapsamında taşınmazın tamamlanmış haldeki iflas tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin sözleşme bedelinin tamamı ile davacı tarafından yapılan ödeme oranına göre müspet zarar kapsamında talep edebileceği anlaşılmakla davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar vermek gerekmiş, müflisin borcu niteliğindeki devri gereken taşınmazların iflas tarihi itibariyle inşaatı tamamlanmış haldeki piyasa değerinin sözleşme bedeli ve davacı tarafından yapılan ödeme oranına göre tespit edilen toplam 225.348,00-TL davacı alacağının iflas tasfiye işlemleri ... 1. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı iflas dosyasında yürütülen müflis... ŞTİ.'nin sıra cetveline (davacı miras bırakanın mirasçılarına miras payları oranında) 4. Sıradan kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, a-Davacının Tapu iptal ve tescil talebinin REDDİNE, b-Davacının tazminat talebinin KABULÜNE, Buna göre; 225.348,00-TL miras bırakan Mustafa Yalçın'ın müflisten olan alacağının mirasçılarının miras payları oranında (davacılar ... 5/20, ... 3/20, ... 3/20, ... 3/20, ... 3/20 ve ... 3/20 olmak üzere (... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E., ...K. Sayılı kararına göre) ... 1. İcra Dairesi'nin ....İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... ŞTİ.' nin iflas masasına davacı alacağı olarak 4. sıradan KAYIT VE KABULÜNE, 2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harç, 1.912,35 TL keşif harcı ve 732,00 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.280,00 Keşif araç ücreti ve 1.072,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.852,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/09/2026
Katip ... ¸e-İmzalıdır.
Hakim ... ¸e-İmzalıdır.