İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1113 E. 2026/723 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1113
Karar No
2026/723
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1113 Esas KARAR NO : 2026/723

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 05/09/2022 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... İli, ... İlçesi, 15 parsel, 2039 ada, 2/3 pafta, C blok 1. Bodrum kat, 71 nolu bağımsız bölüm ile C blok, alt kat18C numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, taraflar arasında ... 22. Noterliğinde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, müteahhit firmanın müvekkilinin mağdur ettiğini, taşınmazların yatırım amaçlı olarak alınmadığ8nı, müvekkilinin mesleki ve ticari amaçla hareket etmediğini, müvekkilinin tüm borcunu ödediğini, davalı şirketin edimini ifadan kaçındığını, tapuları teslim etmediğini, sözleşmeye konu taşınmaz üzerinde sözleşmeye aykırı olarak tesis edilen ipotek ve hacizler taşınmazın ayıplı mal olarak değerlendirilmesinin yeterli olacağını, dava konusu taşınmazın halen davalı adına kayıtlı olduğunu, davalı şirketin iflasına karar verdiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydının üzerindeki dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyaten tedbir konulmasını 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesine, icra yoluyla satışların tedbiren durdurulmasını, tapuya davalıdır şerhi konulmasını, özel-kamu haczi, tedbir ve ipotekler ve diğer şerhlerin kaldırılarak davalı adına kaydının iptalini müvekkili adına tescilini, dava tarihi itibariyle rayiç bedellerinin avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iflas kararının henüz kesinleşmediğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, eksik yatırılan harcın davacı tarafa tamamlatılması gerektiğini, müflis şirketin geç teslimde herhangi bir kusurunun olmadığını, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davacının haklılığını yaklaşık ispat etmek zorunda olduğunu, sözleşmedeki ifanın gerçkleşmemesinin ... Belediyesi tarafından verilen imar kararının iptalinden kaynaklandığını, davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından öncelikle tapu iptal ve tescil talebi ile eldeki davanın ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas ... Karar sayılı kararının İstanbul BAM 7. HD.... Esas... Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı sonrasında ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşıldı. Mahkememizce davacı tarafından açılan davanın iflas tarihinden sonra olduğu ve 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gözetilerek davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ... E., ...K. Sayılı kararı doğrultusunda davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Mahkememizce davacı vekiline iflas masasına başvuruda bulunmak ve alacağını kayıt ettirmek ve belirlemek için süre verilmiş olup, davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde davanın aynen ifa talepli tapu iptal tescil talebi olduğu belirtilerek beyan dilekçesi sunulmuş herhangi bir kayıt kabul talepli başvuru yaptığına dair belge sunulmamıştır. Ancak çoğun içinde az da vardır ilkesi ve davacının talebi ile davalı iflas müdürlüğü ve iflas vekilinin dosyaya dahil olduğu anlaşılmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararı doğrultusunda davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Nitekim daha önce verilen karar İstanbul BAM 7. HD. ... Esas ...Karar sayılı kararı ile şu gerekçelerle kaldırılmıştır: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." Davacı tarafından delil dilekçesinin ekinde delil olarak sunulan; Beyoğlu ... Noterliği'nin düzenleme şeklindeki yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde; taşınmazın 84.000,00-TL bedel karşılığında davalı müflis şirket tarafından davacıya davaya konu bağımsız bölümün satışının vaat edildiği ve satış bedelinin peşin olarak ödendiği ancak ilgili taşınmaz davacıya devredilmeden müflis şirketin iflas ettiği ve satış vaadi sözleşmesinin davalı müflis tarafından yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafından delil olarak sunulan belgeler incelendiğinde; ... 22. Noterliği tarafından iflas tarihinden önce düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde davacının davaya konu taşınmazlar için satış bedelini müflis şirkete peşin olarak ödediğinin sözleşmede belirtildiği ve sözleşmenin düzenleme şeklinde noter nezdinde yapıldığı anlaşılmakla davacının taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki üzerine düşen bedel ödeme edimini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Davanın iflas tarihinden sonra açılması ve aynen ifanın müflis ya da iflas idaresi tarafından gerçekleştirilmemesi karşısında 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince davacının alacağının para alacağına çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından müflis şirkete karşı sözleşmede üstlenilen edimin yerine getirdiği, davacının müflis şirkete karşı borcunun olmadığı ve tüm satış bedelinin müflis şirkete ödendiği sabit olup, müflis şirket tarafından taşınmazların tamamlanarak davacıya tapusunun devredilmediği ve tapunun müflis şirket adına kayıtlı olduğu, sözleşme kapsamında davacı bedel ödeme edimini yerine getirmiş ise de müflis şirketin davaya konu taşınmazları tamamlayarak tapusunu devir borcunu yerine getirmediği anlaşılmıştır. Buna karşılık taraflar arasındaki noterde düzenleme şeklindeki yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri kapsamında bedel ödeme borcunun davacı tarafından yerine getirildiği ve satış bedelinin müflis şirkete ödendiği, davacının borcunun olmadığı noter sözleşmesi ile sabit olup, davalı müflis şirket tarafından ise üstlenilen borcun yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından tapu iptal ve tescil ile aynen ifa talep edilmiş ise de bu talebin iflas müdürlüğü tarafından kabul edilmediği ve aynen ifanın yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki sözleşmenin iflas tarihinden önce fesih ya da dönme ile de sonuçlandırılmadığı gibi davalının edimi yönünden imkansızlık nedeniyle borcun sona ermesinin de söz konusu olmadığı, dolayısıyla 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince müflis ile davacı arasındaki sözleşmede davalı müflisin edimi olan taşınmazın tapu kaydının davacıya devrine yönelik müflisin borcunun muadil kıymette paraya çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda detaylıca belirtildiği üzere davacı ve müflis arasındaki ilişkinin bu niteliği ve müflis tarafından tapu devir borcunun yerine getirilmemesi hususu akde aykırılık niteliğinde olup, davacı tarafından 6098 sayılı Kanun'un 112. Maddesi ve 125. Maddesi gereğince müspet zarar talep edilebilecektir. Davacının müspet zararı ise iflas tarihi itibariyle davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki bağımsız bölümün iflas tarihi itibariyle projesine uygun olarak tamamlanmış biçimdeki piyasa rayiç değeridir. Nitekim daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ... Esas ... Karar sayılı kararı ile şu gerekçelerle kaldırılmıştır: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." ... 7. Tüketici Mahkemesi yapmış olduğu yargılama sırasında ... Esas sayılı dosyasında Mahkemece 23.10.2023 tarihinde yapılan keşif neticesinde müflis tarafından davacıya satışı vaat edilen taşınmazların inşaatı tamamlanmış bir halde piyasa rayiçlerine göre iflas tarihi itibariyle değerinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki 02.01.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu davacı ile müflis arasındaki noterde düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre davacıya satışı vaat edilen bağımsız bölümleirn iflas tarihi itibariyle tamamlanmış haldeki piyasa rayiç değerlerinin ayrı ayrı 125.000,00-TL ve 150.000,00-TL olmak üzere toplam 275.000,00-TL olduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından Mahkemece yapılan keşif neticesinde düzenlenen 02.01.2024 tarihli raporda davaya konu satış vaadi sözleşmesindeki taşınmazların projesine uygun olarak tamamlanmış biçimdeki iflas tarihi itibariyle piyasa rayiç değerlerinin toplamının 275.000,00-TL olduğunun uzman bilirkişiler tarafından tespit edildiği, raporun gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve teknik ve fenni tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, taşınmazın halen müflis şirket adına kayıtlı olduğu ve borcunu ifa eden davacıya devirinin imkansızlık içermediği gibi tapu iptal ve tescil koşullarının bulunduğu anlaşılmakla davacı tarafından talep edilebilecek zararın müspet zarar kapsamında iflas tarihi itibariyle davacının müflisten olan alacağının taşınmazın inşaatının tamamlanmış haldeki iflas tarihindeki rayiç değerine göre paraya çevrilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının müflisin sıra cetveline kaydını talep edebileceği alacak miktarının taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazların tamamlanmış bir haldeki piyasa rayiçlerine göre iflas tarihindeki değeri olan 275.000,00-TL olacağı anlaşılmıştır. Davacı vekili sunduğu bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde taşınmazın iflas tarihindeki piyasa değerinin düşük belirlendiğini, davaya konu projenin özel bir proje olduğunu ve piyasa rayicinin daha yüksek olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasına yönelik herhangi bir somut delil sunulmadığı (iflas tarihindeki benzer emsal taşınmazların rayiç bedelini gösteren) yine taşınmazın şerefiyesi, projedeki avm ve lüks yapıların gözetilmediği ve değerin düşük belirlendiği iddia edilmiş ise de ilgili projenin tamamlanmadığı, inşaatın tamamen bitirilmediği, projenin kalitesi ve emsalsiz yapısından bahsedilmiş ise de proje müteahhitinin inşaatı yarım bırakarak iflas ettiği gözetildiğinde davacının söz konusu iddialarının yerinde olmadığı gibi herhangi bir somut delile de dayanmadığı anlaşılmakla davacının değerin düşük belirlendiğine yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ...E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Bu durumda mahkemece artık tescile dair bir karar verilemez. Yapılması gereken, iflas tarihi itibarıyla taşınmazın değerini tespit ederek, bu bedelin davacı lehine tazmini koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirilmek suretiyle davayı kayıt kabul davası olarak neticelendirmektir." Nitekim daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ...Esas ...Karar sayılı kararı da taşınmazların iflas tarihindeki rayiç değerine göre hesaplanacak tazminat bedelinin sıra cetveline kayıt kabulüne karar verilmesi gerektiği açık bir şekilde belirtilmiştir: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." Sonuç olarak müflisin iflas idaresi tarafından davacının aynen ifaya yönelik tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmediği anlaşılmakla davacının tapu devrine yönelik alacağının 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi çerçevesinde paraya çevrilmesi gerektiği ve davacı tarafından ancak akdi ilişki kapsamında taşınmazın tamamlanmış haldeki iflas tarihi itibariyle piyasa rayiç değerini müspet zarar kapsamında talep edebileceği anlaşılmakla davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar vermek gerekmiş, müflisin borcu niteliğindeki devri gereken taşınmazların iflas tarihi itibariyle inşaatı tamamlanmış haldeki piyasa değeri olarak tespit edilen toplam 275.000,00-TL davacı alacağının iflas tasfiye işlemleri ... 1. İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı iflas dosyasında yürütülen müflis ...LTD. ŞTİ.'nin sıra cetveline 4. Sıradan kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, a-Davacının Tapu iptal ve tescil talebinin REDDİNE, b-Davacının tazminat talebinin KABULÜNE, Buna göre; 275.000,00-TL taşınmaz rayiç bedel alacağının ... 1. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... LTD. ŞTİ.' nin iflas masasına davacı alacağı olarak 4. sıradan KAYIT VE KABULÜNE, 2- Peşin alınan 12.090,87 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 11.358,87 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL Peşin harç ve 732,00 TL başvurma harcı, 1.912,35 TL Keşif harcı ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 600,00 TL Keşif araç ücreti ve 7.488,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.465,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/09/2026

Katip ¸e-İmzalıdır.

Hakim ¸e-İmzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1113, K. 2026/723, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1113-e-2026-723-k-cde10ac8e246