İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1177 E. 2026/783 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1177
Karar No
2026/783
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1177 Esas KARAR NO : 2026/783

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında 05.07.2024 tarihli 22.848,00 TL bedelli, 04.03.2024 tarihli 69.732,00 TL bedelli ve 23.11.2023 tarihli 30.600,00 TL bedelli faturaların tanzim edildiğini, davalının söz konusu fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, itiraz dilekçesinin müvekkil tarafa tebliğ edilmediğini, uyuşmazlığın çözümü için ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...sayılı dosyası üzerinden arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, 12.12.2025 tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanağın tanzim edildiğini, davalının borcunu ödemeyerek müvekkil şirketi mağdur ettiğini, takibi durdurmak amacıyla haksız ve kötü niyetli itirazda bulunduğunu, bu nedenlerle davalının ... 7. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptal edilerek takibin ticari faiziyle birlikte devamına karar verilmesini, alacağın likit olması sebebiyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 123.180,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; "Dava dosyasına sunulan her türlü beyan, evrak, belge, fatura, irsaliye, Cari hesap Ekstresi, ile Davacının 2023-2024- 2025 yıllarına ait Ticari Defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. a) Dava konusunun, davacının davalıya 123.180,00 TL Asıl alacağı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. b) Taraflardan Davacı taraf Yerinde inceleme talep etmiş olup davalı taraf ise incelemeye gelmemiş, mazeret bildirmemiş, yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. c) Davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, 2023- 2024-2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin incelendiği, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu, defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varılmış olup, Nihai karar Sayın Mahkemenize aittir. d) Davacının ticari defter kayıtlarında davalının 123.180,00 TL davacıya borçlu olduğu görülmektedir. Davacının takipte istediği tutar 123.180,00 TL dir. e) Tarafların BA-BS bildirimleri birbirleriyle uyumlu olup davacı tarafın davalıya satış yaptığı faturaları tamamına BS beyanıyla beyan ettiği aynı faturaları davalı da BA beyanıyla alım olarak beyan ettiği tespit edilmiştir. Tarafların BABS beyanlarının mutabık olduğu görülmüştür." denilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD.... Esas-... Karar ve ... Esas ve ... Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları olmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 123.180,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 123.180,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 123.180,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 8.414,42 TL ilam harcından peşin alınan 1.487,71TL harcının mahsubu ile bakiye 6.926,7158 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.092,90 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 1.487,71 TL peşin harç, ücreti olmak üzere toplam 13.196,01TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 21/09/2026

Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1177, K. 2026/783, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1177-e-2026-783-k-bedf87058118