İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1163 E. 2026/775 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1163
Karar No
2026/775
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1163 Esas KARAR NO : 2026/775

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan ... Şti. ile davalı ... arasında tekstil sektöründeki ticari ilişki kapsamında %100 keten kumaş satışı yapıldığını, bu satışa istinaden 17.10.2022 tarihli ve ... numaralı toplam 15.974,61 EUR bedelli e-faturanın düzenlendiğini, davalının fatura içeriğine süresinde itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini, cari hesap mutabakatlarının davalı tarafından imzalandığını, ancak davalının kalan 5.099,061 Euro tutarındaki bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 11. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu itirazın takibi durdurduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ve 20.10.2025 tarihli anlaşamama son tutanağının düzenlendiğini, davalının faturaya süresinde itiraz etmemesi nedeniyle içeriği kabul etmiş sayıldığını, müvekkil şirketin ticari defterlerinin alacağın varlığını kesin delil ile ispatladığını, ispat yükünün borcun ödendiğini iddia eden davalı tarafta olduğunu, alacağın likit ve muayyen olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğunu belirterek, davalının ... 11. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın asıl alacak ve faizler üzerinden iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 5.519,61-EURO cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Dosya kapsamında sunulan belgeler, davacı yana ait ticari defter ve kayıtlar, cari hesap ekstresi, e-fatura, e-mutabakat kayıtları, e-posta yazışmaları, ödeme emri ve Vergi Dairesi cevabi yazısı birlikte incelenmiştir. 1. Davacı şirket tarafından davalı ... adına 17.10.2022 tarihli, ... numaralı, toplam 15.974,61 EUR bedelli e-fatura düzenlendiği, faturada ödeme vadesinin 01.11.2022 olarak belirtildiği, 2. ... 11. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasında davacı alacaklı tarafından 5.099,61 EUR asıl alacak ve 420,00 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.519,61 EUR alacak talep edildiği, 3. Davacı yana ait yasal defterlerin e-defter kapsamında tutulduğu, defter beratlarının süresinde verildiği ve ibraz edilen kayıtların davacı lehine delil niteliğini haiz olduğu, 4. Davacı ticari defter ve cari hesap kayıtlarına göre, davalıdan toplam 237.000,00 TL tahsilat yapıldığı, bu tahsilatların cari hesapta 10.875,00 EUR karşılığı olarak izlendiği ve 14.08.2025 takip tarihi itibarıyla davacı kayıtlarında 5.099,61 EUR asıl alacak bakiyesi kaldığı, 5. Logo e-Mutabakat sistemi üzerinden yürütülen mutabakat yazışmalarında, davalı tarafla ilişkilendirilen muhasebe@arabacitekstil.com adresinden 31.07.2023 tarihi itibarıyla 6.154,27 EUR ve 31.12.2023 tarihi itibarıyla 5.854,13 EUR borç bakiyesi yönünden “Mutabıkız” cevabı verildiği ve ayrıca 17.01.2024 tarihli e-postada da “5.854,13 eur mutabıkız” ifadesinin kullanıldığı, 6. Dosyada bulunan 17.10.2022 tarihli irsaliye/teslim sürecine ilişkin e-posta yazışmasında, dava konusu malın teslim alınmasına yönelik araç ve kişi bilgisinin paylaşıldığı, bu yazışma, teslim sürecinin başlatıldığını destekler nitelikte olduğu, 7. Bununla birlikte, davacı yanca ibraz edilen faturaya ait sevk irsaliyesinde davalının kaşe ve imzasının bulunmadığı, bu nedenle ürün tesliminin yalnızca irsaliye üzerinden kesin olarak ispatlanamadığı, ancak elektronik olarak düzenlenen faturaya karşı davalı tarafından iade faturası düzenlendiğine veya faturaya itiraz edildiğine ilişkin dosyada belgeye rastlanmadığı, Dosya kapsamındaki belgeler ve davacı ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, takip tarihi olan 14.08.2025 itibarıyla davacı kayıtlarında davalıdan 5.099,61 EUR asıl alacak bakiyesi bulunduğu, 9. İşlemiş faiz yönünden ödeme emrinde 420,00 EUR talep edildiği görülmüş olup, faiz talebinin hukuki dayanağı, uygulanacak faiz türü, temerrüt tarihi ve işlemiş faiz miktarının nihai değerlendirmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Görüş ve kanaatlerine varılmıştır." denilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları olmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 5.099,61 EURO olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 5.099,61 EURO asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli EURO cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA, fazlaya dair talebin reddine, 2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 48.731,46-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 16.644,23TL ilam harcından peşin alınan 3.150,09 TL harcının mahsubu ile bakiye 13.494,14TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 3.150,09 TL Peşin Harç ücreti olmak üzere toplam 3.765,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.249,98 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 350,02 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.095,80TL posta masrafı olmak ücreti olmak üzere toplam 11.095,80 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 10.251,49TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026

Katip ✍e-imzalıdır

Hakim ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1163, K. 2026/775, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1163-e-2026-775-k-84c63933ef38