İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1153 E. 2026/784 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1153
- Karar No
- 2026/784
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1153 Esas KARAR NO : 2026/784
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 18.12.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...Şirketi ile davalı ...A. Ş. arasında 02.01.2025 tarihinde personel taşıma sözleşmesinin imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşmedeki edimlerini tam olarak yerine getirdiğini ve işin karşılığında faturalar düzenlediğini, sürecin devamında bakiye fatura ile cari hesap alacaklarının davalı taraftan ödenmediğini, ödenmeyen alacakların tahsili amacıyla ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden 238.155,08 TL asıl alacak talepli icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, itiraz sonrasında 09.10.2025 tarihinde Arabuluculuk Bürosu ... nolu arabuluculuk numarasıyla ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda arabuluculuk sürecinin 21.10.2025 tarihinde anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, müvekkil tarafından gerçekleştirilen işler karşılığında 30.06.2025 tarihli ... nolu 88.657,44TL bedelli, 31.07.2025 tarihli ... nolu 73.880,80TL bedelli, 31.08.2025 tarihli ... nolu 63.000,00 TL bedelli ve 30.09.2025 tarihli ... nolu 66.000,00 TL bedelli olmak üzere dört adet fatura tanzim edildiğini, davalının faturalar öncesindeki cari hesap borcuna eklenen faturalardan yapılan kısmi ödemelerin mahsubu sonucunda müvekkilin 238.155,08 TL bakiye alacağının bulunduğunu, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli biçimde itiraz ettiğini belirterek ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptalini ve takibin 238.155,08 TL asıl alacak üzerinden devamını, davalı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket Aleyhine ... İcra Dairesi nezdindeki ... Esas sayılı dosya üzerinden 238.155,08 TL bedelli icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı tarafından ikame edilen itirazın iptali davasındaki aleyhe olan hususların kabul edilmediğini, müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir hizmet alımı veya mal teslimi ilişkisi bulunmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının alacağını somut ve yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, müvekkil şirkete ait Ba-Bs formlarının incelenmesi neticesinde taraflar arasında herhangi bir ticari hareketin olmadığının anlaşılacağını, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ile borçsuzluğun sabit olacağını, herhangi bir alacak ilişkisi olmaksızın başlatılan haksız takip nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, mesnetsiz açılan davanın esastan reddini talep ettiğini, icra takibinin müvekkil yönünden iptaline karar verilmesini istediğini, 05.10.2025 takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini beklediğini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 238.155,08-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda"Dava dosyasına sunulan her türlü beyan, evrak, belge, fatura, irsaliye, Cari hesap Ekstresi BA-BS Bildirim formları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Taraflar duruşma salonundan yapılan incelemeye katılmamışlardır. Yerinde inceleme talep etmemişler ve mazeret bildiriminde bulunmamışlardır. Bu durumda dosya münderecatı kapsamında inceleme yapılarak aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. a) Dava konusunun, davacının davalıya 238.155,08 TL alacağı iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. b) Taraflar duruşma salonundan yapılan incelemeye katılmamışlardır. Yerinde inceleme talep etmemişler ve mazeret bildiriminde bulunmamışlardır. Bu durumda dosya münderecatı kapsamında inceleme yapılarak işbu rapor tanzim edilmiştir. c) 02.01.2025 tarihinde taraflar arasında imzalanmış 01.01.2025-31.12.2025 d) tarihlerini kapsayan bir yıl geçerli personel taşıma sözleşmesi dosyaya sunulmuştur. e) Sözleşmeye göre taşıyıcı firma davacı ... şirketidir. Hizmeti alan taşıtıcı firma ise Davalı ...Şirketi olduğu görülmektedir. f) Davacı tarafın dosyaya sunduğu cari hesap ekstresi incelendiğinde davacının davalıdan 238.155,08 TL alacaklı olduğu görülmektedir. g) Davacı taraf davalıya düzenlediği faturalarını e-fatura olarak düzenlemiş olduğu tespit edilmiştir. E-faturalar Gelir İdaresi Başkanlığı uhdesindeki e-fatura portal yöntemi ile e-fatura alıcısına iletilmektedir. Dolayısı ile kendisine e-fatura düzenlenen alıcısı kendisine düzenlenen e faturadan haberdar olmaktadır. Davalı tarafından davacının düzenlediği faturalara karşı TTK Amir hükümlerine uygun 8 günlük yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair herhangi bir itiraz belgesi dosyaya sunulmamıştır. h) Davacı taraf 2025 yılında davalıya 9 adet belge ile KDV hariç 699.298,40 TL tutarında satış yaptığı yönünde BS bildiriminde bulunduğu, davalının da aynı şekilde davacıdan 2025 yılında 9 adet belge ile KDV hariç 699.298,40 TL tutarında alış yaptığı yönünde BA bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Bu tutarlar davacının dosyaya sunduğu hesap ekstresindeki 2025 yılı satış faturalarını teyit etmektedir. i) Netice olarak tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde davacının davalıdan takip tutarı kadar 238.155,08 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştir "denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamışlardır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Tarafların BA/BS formlarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD....Esas-...Karar ve ... Esas ve ... Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzerTaraflar inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamışlardır. Dava dosyasına sunulan her türlü beyan, evrak, belge, fatura, irsaliye, cari hesap Ekstresi BA-BS bildirim formları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda tarafların BA-BS beyannamelerinin uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının talep edebileceği toplam alacağın 238.155,08 TL asıl alacak olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 238.155,08 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 238.155,08 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 16.268,37TL ilam harcından peşin alınan 2.876,32TL harcının mahsubu ile bakiye 13.392,05TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 172,90 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 2.876,32 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 23.664,62TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
Katip ✍e-imzalıdır
Hakim ✍e-imzalıdır