İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/99 E. 2026/408 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/99
- Karar No
- 2026/408
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/99 Esas - 2026/408 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/99 Esas KARAR NO : 2026/408 Karar
.... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/02/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 YAZIM TARİHİ : 08/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı işçi....’ ın 19.02.2014-30.05.2019 tarihleri arasında müvekkili idare bünyesindeki alt işverenler bünyesinde çalıştığını, davalı firmalarda firma işçisi olarak çalışır iken 30.05.2019 tarihinde iş akdinin feshi sebebiyle ..... sayısı ile işçilik alacakları talepli alacak davası açmış olduğunu, söz konusu Mahkemenin ..... sayılı ilamı gereği .... tarafından 57.827,33 TL ödeme yapılmış olduğunu, iş bu tutarın müvekkil şirketin hakkediş alacaklarından 04.09.2024 tarihinde mahsup edilmiş olduğunu, mahsup edilen bu tutarın davalı şirketler ile akdedilen sözleşmelere istinaden dava şartı arabuluculuk yoluna başvurularak davalı şirketlerden talep edildiğini, ancak arabuluculuk görüşmeleri sonucu .....'nin oturuma katılmadığı davalı taşeron şirketlerle şirketimiz arasında imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri uyarınca idaremiz tarafından ödenen işçilik alacakları ve arabuluculuk ücreti için yapılan ödeme miktarı için şimdilik her bir davalı için 100,00‘er TL olmak üzere 500,00 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen ödenmesi talepleri olduğunu talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle : Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların hukuka, hakkaniyete ve mantığa uygun olmadığını, hatalı tespit ve hesaplamalara dayandığını, alacak kalemlerinin hesaplanmasında kıdem tazminatı hesabında kullanılan oranlama yönteminin kullanılmadığını, davacı firmaya aşırı yük bindirildiğini, müvekkil firmaya düşen miktarın diğer yüklenici firmalarla oranlanarak hesaplanması gerektiğini belirterek, Yargıtay kararları gereğince taraflar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi nedeniyle davacının ödediği bedelin tamamını alt işverenlerden talep edemeyeceğini, müvekkili şirketin dava dışı işçinin tüm haklarını eksiksiz ödediğini, bu nedenle bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaları kabul etmediklerini, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup diğer davalılar taraflarınca davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; Taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı ....'ın işçilik alacaklarını davalılardan rücuen tazmini davasına ilişkindir. .... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi son ek raporunda özetle; Dava dışı işçi ....’ın 19.02.2014-24.05.2019 tarihleri arasında .... ait işyerlerinde alt işverenler bünyesinde çalıştığı, davalı taşeron firmalarda firma işçisi olarak çalışır iken 24.05.2019 tarihinde iş akdinin feshi sebebiyle .... ödemede bulunulduğu, ... dava dışı işçi için ödemiş bulunduğu 57.827,33 TL tutarı 04.09.2024 tarihinde alt işveren .... şirketinin hakkedişinden keserek mahsuben tahsil ettiği, .... Başkanlığı ile .....ile taşeron şirketler arasında yapılan sözleşmelerin ilgili maddelerine göre dava dışı işçiye yapılan toplam 57.827,33 TL’nin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak şartıyla şimdilik 500 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline ilişkin huzurdaki davanın açıldığı, davacı ... işlemleri ile ilgili her türlü bildirim ve ödemelerini ... da bu iş için açtırmış olduğu işyeri numarasının altında taşeronluk iş yeri numarası alarak işyeri tescili yaptıracak ve durumu ... ya yazılı olarak haberdar edecektir. Yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin iş yasasından ve sair yasalardan kaynaklanan her türlü hak ve alacaklarından, ücret, fazla mesai, yıllık ücretli izin alacağı, ulusal ve genel tatil günlerinde yapacağı çalışmalardan doğacak her türlü alacağı, şartların oluşması halinde İhbar Tazminatı, Kıdem Tazminatı, Kötü Niyet Tazminatı, diğer her türlü tazminat, Vergi, ... primi, İşsizlik pirimi, işçilik noksanları, bunların gecikme faizi, iş güvencesi kapsamında iş kazaları ve sair sebeplerden dolayı belirlenecek tazminat ve ücretler işçilerin sağlık giderleri, yüklenici hatasından kaynaklanan sebeplerden dolayı...kurumunun talep edeceği her türlü zarar ve tazminatlar gibi tüm giderler yüklenici tarafından karşılanacak olup hiç bir şekilde .... Şirketi ile davalı taşeron şirketler arasında yapılan sözleşmelere bağlı olarak çalışan dava dışı işçiye davacı tarafından ödemek zorunda kalınan tutarların arabuluculuk görüşmeleri sonucu anlaşmaya varılamayan ve arabuluculuk görüşmelerine katılmayan yukarıda adı geçen firmalardan rücuen talep edilmesinin yasal mevzuata uygun olduğu anlaşılmaktadır. 29.01.2026 tarih ve 33152 sayılı resmi gazetede yayımlanan 7573 sayılı kanunun 6. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. madde uyarınca 11/09/2014 ile 15/10.2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı kanununu 62. madde 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlere kıdem tazminatı bakımından rücu edilemeyeceği, davacı şirket yukarıda rücu dağılımı yapılan sorumlu taşeron şirketler; ....ile arabuluculuk toplantısı sonucu anlaşmaya varıldığından anılan şirketler davalı olarak gösterilmemiş olması sebebiyle paylarına düşen rücu miktarları yukarıda hesaplanmış olup, rücuen talep edebileceği tutara dahil edilmemiştir. Davacının yapmış olduğu ödemeler ile ilgili olarak ödeme tarihi ile dava tarihi arasında geçen süreye göre yasal faiz yürütülmesi gerektiği değerlendirilmekle birlikte takdirin mahkemeye ait olduğu yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Taraflar arasında akdedilen hizmet alımı sözleşmeleri ve taraf delilleri dosya arasına alınmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir(....). Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Dosya içerisinde davalılar ile akdedilen Hizmet Alım Sözleşmelerinde, yüklenicinin istihdam ettiği personelin, İş kanunu, ssk mevzuatı ve diğer kanunlarda belirlenen uygulamalar ve tüm hal ve alacaklardan sorumlu tarafın yüklenici olduğu, istihdam edilen personele ilişkin herhangi sorumluluğu davacı taraf yüklenilemeyeceği nedeniyle işçi alacaklarından alt yüklenicinin sorumluluğu bulunduğu dikkate alındığında, davacının, dava dışı işçinin davalı bünyesinde çalışma süresine göre rücu talebinde bulunabileceği ve davacı işverenin dava dışı işçiyi çalıştıran davalı yükleniciden ödediği tazminat bedelinin ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu dikkate alınarak hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu kapsamında aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Hüküm kurulmadan evvel 29.01.2026 tarihinde 7573 sayılı yasa yürürlüğe girmiş ve anılan yasa ile iş kanununa geçici 12.madde eklenmiştir. Anılan geçici 12.madde ile rücuya konu edilemeyecek dönem 11.09.2014 ile 15.10.2019 tarihleri arası olup davalıların sorumlu olduğu kıdem tazminatı ödemesi yönünden 7573 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Kıdem tazminatı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2- Davanın kısmen KABULÜ ile; 32.554,78-TL'nin 18.677,20-TL'sinin .... olmak üzere 04/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte adı geçen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3- ....açılan davanın reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.223,81 TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 735,00TL ıslah harcının düşülmesi ile bakiye 873,41TL harcın 501,10TL'sinin .... alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin2.180,13TL'sinin .... alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 615,40 TL başvurma harcı, 4.530,00 TL tebligat ücreti, 4.250,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL dosya kapak ücreti, 2,50TL kep ücreti toplamı 9.422,90 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 7.080,10TL'si ile dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 735,00TL ıslah harcı toplamından oluşan 8.430,50TL yargılama giderinin 4.836,71TL'sinin ...., 3.083,09-TL'sinin .... alınarak davacıya verilmesine, 7- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 32.554,78 TL vekalet ücretinin 18.677,20TL'sinin .... alınarak davacıya verilmesine, 8- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.772,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı.... Tarafına verilmesine, 9- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ...... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026
....