İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/339 E. 2026/274 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/339
- Karar No
- 2026/274
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/339 Esas KARAR NO : 2026/274
HAKİM :... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2026 KARAR TARİHİ : 24/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında ticari bir satım ilişkisi kurulduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkili şirketin üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere epoksi reçine temini amacıyla siparişte bulunulduğunu, Taraflar arasında kurulan bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirketin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini siparişe konu ürünlerin temini amacıyla davalı şirkete banka havalesi yoluyla ön ödeme gerçekleştirildiğini ayrıca ticari ilişkinin ifasına bağlı olarak çekler düzenleyerek davalı tarafa teslim edildiğini ancak davacı şirket tarafından yapılan bu ödemelere rağmen davalı tarafça siparişe konu mallara ilişkin teslimatın yapılmadığını, mal teslimine ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, taşıma belgesi ya da depo çıkış kaydı düzenlenmediğini, Buna rağmen davalı tarafça gerçeğe aykırı şekilde, teslim yapılmış gibi fatura düzenlendiğini söz konusu faturanın müvekkil şirket tarafından reddedildiğini, davalı tarafın hukuka aykırı tutumunu sürdürerek çekleri iade etmediğini belirterek davanın kabulü ile davacının davalıya dava konusu çekler bakımından borçlu olmadığının TESPİTİNE, çeklerin bedelsiz olduğunun TESPİTİNE VE İADESİNE,iadesi mümkün değil ise İPTALLERİNE, dava sonuçlanıncaya kadar geçerli olmak üzere çeklerin bankalara ibrazı halinde ödemeden men edilmesine, İLGİLİ BANKALARA MÜZEKKERE YAZILMASINA VE ÇEKLERİN DEVRİNİN ÖNLENMESİNE YÖNELİK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Tensiben karar verildiğinden dava dilekçesi davalıya gönderilmemiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yanın dava dilekçesindeki talebi nitelik itibariyle davalının taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu malların teslimine ilişkin edimini yerine getirmediğinden dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı, bu sebeple 2 ayrı çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Eldeki dava 01.09.2023 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca menfi tespit talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi içeriğine göre, Davacının talebi, kanunda düzenlenen menfi tespit talebi kapsamında kalmakta olup, davanın 7445 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan arabuluculuğa başvurulduğu bildirilmişse de, ara buluculuk anlaşamama son tutanağının sunulmadığı, 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması tek başına yeterli olmayıp, arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanması ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerektiği, ara buluculuk sürecinin tamamlanmadığı hususunun dava dilekçesi içeriğinde de açıkça belirtildiği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 10.019,15 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 9.287,15 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine, Dair; dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2026
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.