İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/359 E. 2026/314 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/359
- Karar No
- 2026/314
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/359 Esas - 2026/314 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/359 Esas KARAR NO : 2026/314
HAKİM : .... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av....
DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av.......
DAVALI : 2- ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, Müvekkilinin .... Sokaktan kontrolsüz şekilde yola çıktığını, kazaya sebebiyet verdiğini, davalı sürücü ...'ın kaza tespit tutanağını imzalamadan olay yerinden kaçtığını, somut durumda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilin aracında meydana gelen zarardan ve değer kaybından davalı sürücü ile birlikte sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, kaza sonrası ... 23. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/70 D.iş dosyası ile hasar tespiti için dava ikame edildiğini, hazırlanan raporda hasar bedelinin toplamda 47.400,00-TL olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunda araçta değişen parçaları orjinalleri ile değerlendirmesi gerekirken muadil yan sanayi parçalar olarak değerlendirdiğini, bu durumda da hasar bedelinin düşük çıktığını, raporda belirlenen bedellerin bu nedenle gerçek hasardan düşük kaldığını, aracın onarımının .... yetkili serviste yapıldığını, 47.688,26-TL yedek parça tutarı ve 42.000,00-TL işçilik bedeli olmak üzere toplamda 89.688,26-TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, hasarın ödenmesi için ilgili sigorta şirketine 28.10.2025 tarihinde müracaat ettiğini, tarafına ödeme yapılmadığını, dilekçede ayrıntılarıyla yazılı tüm bu nedenlerle HMK 107 uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü, 3.000,00-TL Hasar Bedelinin ve 1.000,00-TL değer kaybının davalılar ...ve ... tarihi olan 14.08.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, 1.000,00-TL araç mahrumiyet bedelinin davalı .... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, mahkeme masrafı ve vekâlet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davanın reddini istemiştir. GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan , işleteni diğer davalı olan aracın davacıya ait araca çarpması sonucu meydana gelen kazada aracının değer kaybına uğradığını iddia eden davacının sigorta şirketine , işletene karşı açtığı değer kaybı, hasar bedeli ve mahrumiyet zararı istemlerine ilişkindir. Dava ilk olarak, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/586 esasında açılmış, anılan mahkemece açılan davada davalının nisbi ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, bu karar üzerine mahkememize tevzi olan dava dosyası yukarıda belirtilen esasa kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi içeriğine göre, davacı, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan , işleteni diğer davalı olan aracın davacıya ait araca çarpması sonucu meydana gelen kazada aracının zarar gördüğünü iddia ederek davalılardan değer kaybı, hasar bedeli ve mahrumiyet zararı talep etmektedir. Davacının anılan talebi, kanunda düzenlenen alacak talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, ayrıca ilk davanın açıldığı (... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2025/586 Esas sayılı dava) tarih olan 11.12.2025 tarihi itibariyle de davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığı, bu eksikliği dava dosyasının mahkememize intikal ettiği süreçte de ikmal etmediği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesinin kararları da bu yöndedir. (... BAM 22. Hukuk Dairesinin 2019/1581 Esas, 2020/45 K. sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Yeterince harç alındığından harç ikmaline yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine, 5- Davalı sigorta şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT‘nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2026
Katip .... e-imzalıdır.
Hakim .... e-imzalıdır.