İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/489 E. 2026/411 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/489
- Karar No
- 2026/411
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/489 Esas KARAR NO : 2026/411
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2026 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu "... Seri Nolu,1.000.000,00 TL Bedelli Çek," in lehdarı ve kaybolmadan/çalınmadan önceki son yasal zilyedi olduğunu çeki hiçbir surette başkasına cirolamadığını çekin kaybolduğunu, bunun üzerine ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/344 E. Sayılı dosyası üzerinden hasımsız olarak çek iptali talepli dava açıldığını ve Mahkeme tarafından ödeme yasağı kararı verildiğini; akabinde muhatap banka tarafından gönderilen cevabi yazı ile çekin davalı ... isimli şahıs tarafından ibraz edildiğinin bildirildiğini, Davalı ...'nin yanı sıra çekte cirosu bulunan ... .... isimli kişi ile de müvekkilinin herhangi bir ticari ve hukuki ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının ve ..... Seri Nolu,1.000.000,00 TL Çek"in yasal zilyedi olduğunun TESPİTİNE, çekin haksız ve hukuka aykırı olarak uhdesinde bulunduran davalıdan İSTİRDADINA, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Tensiben karar verildiğinden dava dilekçesi davalıya gönderilmemiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yanın dava dilekçesindeki talebi nitelik itibariyle davalının taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, aksine, lehdarı bulunduğu çekin çalınması sebebiyle ciro yoluyla davalıya verilen çekin bedelsiz kaldığı, davalıya yapılan cironun iradi ve gerçeğe uygun bir ciro olmadığı, bu sebeple dava konusu çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Eldeki dava 01.09.2023 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca menfi tespit talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi içeriğine göre, Davacının talebi, kanunda düzenlenen menfi tespit talebi kapsamında kalmakta olup, davanın 7445 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış olduğu ve ara buluculuk anlaşamama son tutanağının sunulmadığı, dava dilekçesi içeriğinde de arabululucuk süreciyle ilgili bilgilere de yer verilmediği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine, Dair; dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2026
Katip ... ✎ e-imzalıdır
Hakim ... ✎ e-imzalıdır