İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/975 E. 2026/873 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/975
Karar No
2026/873
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/975 KARAR NO : 2026/873

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30.12.2025 KARAR TARİHİ : 05.10.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin otel malzemeleri ticareti ile iştigal ettiğini, davalı şirketin talebi üzerine dilekçe ekinde sundukları (6 adet) faturalardan anlaşılacağı üzere, faturalarda belirtilen ürünleri taraflar arasındaki anlaşma şartlarına uygun bir şekilde hazırlayarak davalı şirkete teslim ettiğini, davalı tarafın davacı şirkete 203.634,46-TL bakiye borcu bulunduğunu, alacağın ödenmemesi nedeniyle, tarafımızca 203.634,46-TL asıl alacak ve 34.053,77-TL takip tarihine kadar işlemiş olan faiz olmak üzere toplamda 237.688,23-TL'nin tahsili amacıyla ... 34. İcraMüdürlüğünün... Esas sayılı dosyası dosyasında ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın alacağını, miktarını, alacağın kaynağını oluşturan faturaları ve fatura konusu mal/hizmetin teslim/ifa edilip edilmediğini, sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirip getirmediğini ispatla yükümlü olduğunu, fatura düzenlenmiş olmasının alacak iddiası için tek başına yeterli olmadığını, taraflar arasında sözlü/yazılı bir sözleşme bulunmadığını, icra takibine konu alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup müvekkilinin itirazı son derece haklı olduğu gibi icra inkar tazminatı şartları da oluşmadığını, davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen (6 adet) faturalara dayalı borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Hak Düşürücü Süre Yönünden; 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 08.05.2025 tarihinde, davalı aleyhine, faturalara (6 adet) dayanarak, 203.634,46.-TL asıl alacak, 34.053,77.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 237.688,23.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 18.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20.05.2025 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 30.12.2025 tarihinde 237.688,23.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan 16.07.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2024 - 2025 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Dava ve takip konusu faturalar aşağıda gösterilmiş olup, her ne kadar bilirkişi tarafından gözden kaçırılmış ise de Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen "Karşılaştırmalı Satış Analiz Raporunun incelenmesinde davacı tarafından vergi dairesine bildirildiği anlaşılmıştır. 09.12.2024 tarihli bakiye fatura alacağı 118.813,22 TL (176.224,35.-TL + 35.244,87.-TL KDV=211.469,22.-TL) Mal satış faturası 17.12.2024 tarihli fatura alacağı 5.239,93 TL (4.366,61.-TL + 873,32.-TL KDV) Mal satış faturası 23.12.2024 tarihli fatura alacağı 3.505,15 TL (2.920,96.-TL + 584,19.-TL KDV) Mal satış faturası 25.12.2024 tarihli fatura alacağı 31.166,12 TL (25.971,77.-TL + 5.194,35.-TL KDV) Mal satış faturası 26.12.2024 tarihli fatura alacağı 14.465,66 TL (12.054,72.-TL + 2.410,94.-TL KDV) Mal satış faturası 31.03.2025 tarihli fatura alacağı 30.444,38 TL (25.370,32.-TL + 5.074,06.-TL KDV) vade farkı faturası olmak üzere toplam 296.290,46.-TL bedelli fatura için 100.000,00.-TL ödeme yapılması nedeniyle bakiye borç 196.290,46.-TL olup takip tutarı 203.634,46.-TL'dir. Aradaki fark 7.344,00.-TL'dir. Buna ilişkin ... nolu 7.344,00.-TL bedelli fatura icra takibinde yoktur. Takibe konu faturalar yukarıda belirtildiği üzere 6 tanedir. Davacı taraf cari hesap (açık hesap) olacağını icra takibine konu etmemiştir. Bu nedenle cari hesap incelemesi yapılamaz. Takip konusu yukarıda belirtilen (6) adet faturadır. ... nolu 7.344,00.-TL bedelli fatura 2024 yılından devir eden alacak bakiyesine ilişkin olup icra takibine konu edilmemiştir. Bu nedenle söz konusu bedelin icra takibinde dayanağı bulunmadığından toplam alacak bedelinden düşülmüştür. Yine 31.03.2025 tarihli fatura alacağı 30.444,38 TL (25.370,32.-TL + 5.074,06.-TL KDV) vade farkı faturası olup, karşılaştırmalı satış analiz raporları incelendiğinde taraflar arasında böyle bir teamül olmadığı, davalının 5 fatura için temerrüde düşürülmediği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden, icra takibindeki işlemiş faiz ve ödenmemiş 5 adet faturadan kaynaklı gecikme faizini içeren vade farkı açıklamalı fatura da kabul edilmemiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen defter ve belgelerini inceleme gününde ibraz etmemiştir. Bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazı nedeniyle mahkememizin 11.09.2026 ara kararıyla: Bilirkişinin raporunda davalının ticari defterlerini ibraz etmediğini beyan ettiği ancak davalı tarafın yerinde inceleme talebi olduğu, davalının işyerine gidildiği ve defterlerin kendisine ibraz edilmediğine ilişkin bir beyan ve tespit olmadığı, defterlerin ibrazı ve yerinde inceleme konusunda sorun oluştuğu anlaşılmakla; Dava ve usul ekonomisi gereğince yerinde incelemeye ilişkin ara karardan dönülmesine, hak kaybına ve savunma hakkının ihlaline neden olmamak bakımından davalı şirkete ait 2024 ve 2025 yıllarına ait e-defterlerin (Yevmiye ve Defter-i Kebir) ile envanter defteri ile e-beratların sunulması için davalı vekiline ara kararın tebliğinden itibaren 2 hafta kesin süre verilmesine, sunulmadığı takdirde veya geç sunulması halinde bu durum davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceğinden kabul edilmeyeceği, davalı tarafın bu delilden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut duruma göre bir karar verileceğinin ihtarına karar verilmiş, ara karar davalı vekiline 16.09.2026 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilinin defter kayıt ve belgelerini sunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan 01.01.2025 tarihinde önceki dönemden 273.190,08 TL devir bakiye alacağı bulunduğu, 07.02.2025 tarihinde 100.000,00 TL ödeme alındığı, 31.03.2025 tarihinde ise 30.444,38 TL tutarlı vade farkı faturasının borç kaydedildiği Böylece toplamda 203.634,46.-TL alacaklı olarak göründüğü ancak bu bedelin içerisinde icra takibine konu edilmeyen ... nolu 7.344,00.-TL bedelli fatura alacağının da bulunduğu, bu miktarın ve yukarıda belirtilen vade farkına ait (kabul edilmeyen) 31.03.2025 tarihli 30.444,38 TL bedelli fatura alacağı düşüldüğünde (203.634,46 - 30.444,38 TL - 7.344,00.-TL=) 165.846,08.-TL alacağı olduğu kabul edilmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının ... 34. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 165.846,08.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (165.846,08.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 33.169,21.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 11.329,08-TL olup, peşin alınan 2.870,69-TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.458,39-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 2.870,69-TL peşin harç toplamı 3.486,09-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 2.600,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 14.600,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 10.187,09-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVCIYA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 242,90-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 73,42-TL'sinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 3.209,63-TL'sinin davalıdan alınarak, B) 1.390,37-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2026

KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/975, K. 2026/873, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-975-e-2026-873-k-9976bb45f3c1