İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/8 E. 2026/68 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/8
Karar No
2026/68
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/8 Esas - 2026/68

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/8 KARAR NO : 2026/68

DAVA : Marka ... kararı iptali DAVA TARİHİ : 06/01/2025 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 Yazıldığı Tarih : 09/03/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “Davacı tarafından 29.10.2022 yılında ... Başvuru numarası ile 19, 29, 30, 31, 35. sınıflarda ... ''...'' marka tescili başvurusunda bulunulduğu, marka başvurusunun yayınına ... ... Gıda San ve Tic AŞ ve ... San ve Tic Ltd Şti tarafından itiraz edildiği, ....'nun 02.11.2024 tarihinde verdiği karar ile ... ... Gıda San ve Tic AŞ tarafından yapılan itirazlardan .... sayılı markaların görsel olarak benzemesi, malların benzer olması ve tanınmışlık gerekçeleri ile itiraz haklı görülerek davacı başvurusunun tümden reddedilmiş olduğu, her ne kadar ... tarafından yüksek düzeyde benzerlik gerekçesi ile başvuru reddedilmiş ise de, bahsi geçen dört başvurunun tescilinden sonra, ancak davacı başvurusundan önce aynı isim ve aynı renk yazı ile aynı sınıftan yapılan başvuruların tescil alarak markalarının tescillenmiş olduğu, aynı renk, aynı yazı karakteri ve aynı yazı kullanımı ile "yüksek düzeyde benzerlik" oluşmayarak ... başvuru nolu "... yumurta" markası 29 sınıf ile 24.08.2020 tarihinde tescillenebiliyorsa, farklı yazı karakteri ve logo tasarımı ile davacı başvuru markasının da tescillenmesi gerekirken davacı markasına yapılan itirazın bu gerekçeyle kabul edilmesi ve marka tescil talebinin tümüyle reddine karar verilmesinin hukuka ve yasalara aykırı olduğu, aynı sınıflardan, aynı isimle, aynı yazı karakteri ve aynı renk kullanımı ile alınan tesciller karşısında davacı başvuru markasının tescil talebinin hakkaniyete aykırı şekilde reddedilmesinin hukuka ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, "..." ibaresinin marka tescili açısından bir yer ismi olduğu, bu nedenle birinin tekelinde bulunamayacağı gibi, zayıf marka olduğu, herkes tarafından kullanılabileceği, benzerlik incelemesi yapılacaksa ... şekli olmasına değil, davalının kullandığı ... şekline benzemesi hususuna bakılacağı, çıplak gözle bile bakıldığında her iki ... işaretinin de birbirine benzemediğinin ortada olduğu, tescili sağlanan ve benzerlik oluşturduğu kanaatiyle itirazın kabul edildiği markaların tescil şekillerinin davacının tescil talep ettiği yazı, ... ve slogan olarak birbirine hiç benzemeyen işaretler olup, tek ortak noktalarının aynı sektörde olmaları olduğu, ... sektöründe yapılan iş için tescil istenen bir markada ... şekli olmasının olağan olduğu, ... şeklinin kimsenin tekelinde olmadığı gibi, marka tescili açısından da red koşulları kapsamında bulunadığı, ... ifadesinin salt kullanımının "yüksek düzeyde benzerlik" oluşturması açısından yeterli olmadığı, orta düzeyde bir tüketicinin yanılmasına sebep olacak hiçbir durumun bulunmadığı, benzer olduğu belirtilen 4 markadan 2'sinin siyah beyaz olup başvuru markası ile asla aynı renkte olmaması, ... figürünün olabildiğince farklı tasarımda bulunması ve aynı alanda çalışılan sektörde, bahsedildiği gibi sınırsız kullanımın bulunmaması gerçeği karşısında .... Kararının haksız, eşitliğe aykırı, hukuka ve yasalara uygun olmadığı” öne sürülerek ... ...‘nın başvurunun tümden reddine dair ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “"..." ... markalarının sahibi olan ...’un 1955 yılında ....'da faaliyetine başladığı, günümüzde ise tavukçuluğa yeni bir bakış açısı getirerek ....'ya kadar birçok il ve ilçede üretim tesisleri bulunan ... firması haline gelmiş olduğu, bu entegrasyon içerisinde .... illerinde kümesleri, damızlık üniteleri, kuluçkahaneleri, yem fabrikası, kesimhanesi ve diğer tesislerinin bulunmakta olduğu, markanın zamanla maruf hale geldiği ve giderek yurt çapında çok tanınmış olduğu, ... üretiminin dışında fast food zincirinin teessüs ettirilmiş olduğu ve birçok yerde lokantalar açılarak bu marka altında faaliyet gösterildiği, dünyaca ünlü fast food zincirlerinin karşısında ilk Türk fast food zincirinin oluşturulduğu ve bu markanın ününü katladığı, çok tanınır hale getirmiş olduğu, günümüzde milyonlarca .... kuluçkalık yumurta ve civciv üreterek iç piyasaya civciv, 24 ülkeye kuluçkalık yumurta ve civciv ihracatının davalı firma tarafından yapılmakta olduğu, ihracatlarının bir kısmının kara yolu ile bir kısmının ise hava yolu ile yapılmakta olduğu, beyaz et ve beyaz et ürünü olan yumurta sektöründe "..." markasının yerleşik ve tanınmışlık düzeyi yüksek bir marka olduğu, sektörde olduğu kadar tüm ülkelerde tanınmışlık düzeyine ulaşmış bulunan bir dünya markası olduğu, tüm ülke genelinde ise ... yahut yumurta denince akla gelen ilk marka olduğu, davacı tarafın marka başvurusunda "..." markası ile iltibas yaratmak ve davalının tanınmışlığından haksız olarak istifade etmek amacıyla; "... ..." markası adı altında başvuruda bulunmuş olduğu, bu başvuruda özellikle davalı markasına tecavüz olabilecek isimler ve kelimelerin seçildiği, bu nedenle; işbu marka ve başvurusunun; davalının markasına tecavüz ederek ve ürünlerinde iltibas yaratacak şekilde taklit ederek haksız rekabet yaratmak suretiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğu, davanın reddi gerektiği ve kurum tarafından verilen tescil talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olduğu, dava konusu edilen başvurunun, davalı adına tescilli marka ile aynı ibareyi tescil ettirmek istediği, söz konusu benzerliğin bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların ticari kaynağı bakımından karıştırılma tehlikesi barındırdığından, emsal görüş ve kararlar ışığında kötü niyetli marka tescil talebinin reddinin gerektiği, TTK madde 18 uyarınca tacirlerden, herhangi bir kimseden beklenenden daha üstün bir özenle hareket etmesninin beklenmekte olduğu, davacının dava konusu ettiği başvurusunda davalının sadece “...” ibareli markasını tescil ettirmekle kalmadığı, davalının yazı karekterini ve yazı rengini de birebir taklit ettiği, davalı firma tanınmış logosunda bulunan M harfinin karşı taraf logosunda ... görseli üzerinden çizilerek verilmiş olduğu, ... kelimesinin ise hiçbir değişiklik yapılmadan kullanıldığı, yazı rengi, harf dizilimi, harf boyut ve yazı stilini ve eklenen görsel değiştirlmeden oluşturulan marka ibaresine sadece slogan eklemenin anlamsal ve kavramsal bir fark yaratmayacağı, normal şartlarda bir ilçe ismi zikrediğinde ilk akla gelenin ..., yumurta vb. olmayıp o yerin ismine yani ...'ya marka değeri katanın davalı şirket olduğu, davalı markalarının tescilli olduğu 05., 19., 29.,30., 31., 35., 36., 39., 41., 42., ve 43. sınıfta yer alan malların, itiraza konu markanın tescil edilmek istendiği 19., 29., 30., 31. ve 35., sınıftaki mallar ile aynı ve ilintili olduğu” öne sürülerek 02.11.2024 tarihli .... kararının iptaline dair açılan davanın davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas oluştuğu, SMK 6/5 maddesine göre davalının markalarının tanınmışlığı nedeniyle tanınmışlıktan haksız yarar sağlanması ayırt edici karakterinin zedelenmesi tehlikesinin ortaya çıkacağı, davacı başvurusunun SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli yapıldığı yönündeki yapılan değerlendirmelere bağlı ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 04.11.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde (hafta sonu bitimine rastladığından) 06.01.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;".... sayılı markalar hükümden düşmüş olduğundan yapılan incelemede ve kullanım ispatı değerlendirmesinde dikkate alınmamış olduğu, .... sayılı markalar kayıtlara başvurudan sonra girdiğinden 6769 s. SMK'nın 6/1 incelemesinde dikkate alınmamış olduğu, Başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi tüm markalar hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; yukarıda verilen bilgiler ışığında talebin geçerli olduğu markalar bakımından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ...'nca .... sayılı markaların "29. SINIF: yumurta, kuluçkalık yumurta, 31. SINIF: hayvan yemi mallarında kullanımının ispatlandığının tespit edilmiş olduğu, Kurulun da, ... kararında kullanım ispatıyla ilgili olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görüşünde olup itiraz konusu ... kararını bu yönüyle yerinde bulduğu, "..." ibareli başvuru ile itiraz gerekçesi ve kullanımı ispatlanan .... sayılı markaların görsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından yüksek düzeyde benzer olduğu, söz konusu markalar ile başvuruda kısmi ret sonrası 29, 30 ve 31. sınıflarda kalan malların da benzer olduğu, ilgili sektörde tüketicinin dikkat düzeyinin düşük olması da dikkate alındığında, itiraz gerekçesi markaların gıda sektöründeki bilinirliğinin markaların ilişkilendirilmesi ihtimalini kuvvetlendirdiği kanaatine varılmış ve itiraz gerekçesi markaların bilinirlikten kaynaklanan artırılmış ayırt ediciliği de dikkate alındığında ilişkilendirilme ve tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği neticesine ulaşılmış olduğu, ayrıca işbu başvurunun 29, 30 ve 31. sınıflarda tescili halinde söz konusu tanınmışlıktan haksız yarar sağlanması ve tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi tehlikesinin ortaya çıkacağı kanaatine varıldığından söz konusu mallar yönünden tanınmışlık gerekçesine dayalı itirazın da haklı görülmüş olduğu, başvuruda kalan mal/hizmetler yönünden eskiye dayalı kullanım iddiasını destekler nitelikte yeterli açıklama, bilgi ya da belgeye itiraz evrakında rastlanmadığından söz konusu gerekçe yönünden de itirazın reddinin gerektiği, yapılan incelemede, itirazın 6769 s. SMK'nın 6/4 maddesi uyarınca reddi konusunda yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, bu yöndeki itirazın da kabul edilmemiş olduğu, başvurunun tescili durumunda muterize ait herhangi bir hak ihlali bulunmadığı görüldüğünden 6769 s. SMK Md. 6/6 gerekçeli itirazın reddedilmiş olduğu, işbu marka örneğinde yer alan "..." figürlerinin benzer olması, esas unsurların, yan unsurların ve kullanılan renklerin aynı/benzer olması bilgileri ile her iki markanın da aynı sektörde oldukları, itiraz gerekçesi markanın gıda sektöründe bilinir olması ve benzerlik düzeylerinin yüksekliği de dikkate alındığında tüm hususlar bir arada değelendirildiğinde sözkonusu başvurunun itiraz gerekçesi markadan haberdar olmaksızın tesadüfen yapılmış olmasının beklenebilir olmadığı, aksi yönde bir kabulün hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği; başvuru sahibinin basiretli bir tacir olarak sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken başkası tarafından ihdas ve tescil edildiğini bildiği bir işaretin çok yüksek düzeyde benzeri bir işareti, itiraz sahibinin faaliyet alanı ile ilintili malları da kapsayacak şekilde ve herhangi bir haklı sebep bulunmaksızın kendisi adına tescil ettirmek için yapmış olduğu başvurunun iyi niyetli kabul edilemeyeceği kanaatine varılmış olduğu ve açıklanan gerekçelerle itirazın kabulünün gerektiği” gerekeçeleriyle itirazın kabulüne ve başvurunun tümden reddine oy birliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. ( Bu konuda örneğin; “Marka sahibinin, markasını tescil ettirirken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir” (....). Yargıtay HGK’nun 16.7.2008 tarih .... sayılı “... Kararı”nda da “Marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına veya şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği” vurgulanmıştır. ...’ın 11/06/2009 tarihli ... sayılı kararında “önceki markanın varlığı hakkındaki mevcut veya muhtemel bilginin, başvurunun kötü niyetle yapıldığını tek başına göstermeyeceği ve tüm faktörlerin dikkate alınması gerektiği” hükmü verilmiştir. Yargıtay HGK’nun 09.05.2018 tarih .... sayılı Kararında da “Kötüniyetin varlığının her somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiği, markaların iltibasa yolaçması ve davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermesinin başlı başına kötüniyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmayacağı” vurgulanmıştır.) Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları ...+... ...+... "..."

16.12.2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle: "(1) SMK md. 6/1 kapsamında ... sayılı başvuru markasının ... ile reddedilen mal ve hizmetlerinden 29. Sınıf kapsamındaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri” emtialarının davalının itiraza mesnet tescilli markalarının 29. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, başvuru markasının ... ile reddedilen mal ve hizmetlerinden 29. Sınıf kapsamındaki “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar.” Emtialarının davalı itiraza mesnet markalarının kapsamında benzer/ilişkili mal ve hizmetler olarak yer aldığı, başvuru markasının ... ile reddedilen mal ve hizmetlerinden 30. Sınıf kapsamındaki “Makarnalar, mantılar, erişteler.Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, ekmek, pide, sandviç, börek, Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, soslar, Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Çaylar, buzlu çaylar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri” emtialarının davalı itiraza mesnet tescilli markalarının 30. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, başvuru markasının ... ile reddedilen mal ve hizmetlerinden 30. Sınıf kapsamındaki “tatlılar; simit, poğaça, katmer, yaş pasta, baklava, kadayıf, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis.domates sosları dahil olmak üzere, Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. İşlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” Emtialarının davalı itiraza mesnet markalarının kapsamında benzer/ilişkili mal ve hizmetler olarak yer aldığı, başvuru markasının ... ile reddedilen mal ve hizmetlerinden 31. Sınıf kapsamındaki “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar.Ormancılık ürünleri.Canlı hayvanlar, (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil),Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar, Hayvan yemleri,Malt (insan tüketimi için olmayan).Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.” emtialarının davalı itiraza mesnet tescilli markalarının 31. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, başvuru markasının ... ile reddedilen mal ve hizmetlerinden 35. Sınıf kapsamındaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, Büro hizmetleri: sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.”nin davalı itiraza mesnet tescilli markalarının 31. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, (2) SMK md. 6/1 kapsamında ... davalının kullanım ispatı talep edilen tescilli markalarından .... sayılı markalarının tescilleri kapsamındaki mal ve hizmetlerden 29. Sınıf; “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar”, emtiaları, 31. Sınıf; “Kanatlı hayvanlar, Kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar. Hayvan yemleri” emtiaları, 43. Sınıf; “Yiyecek sağlanması hizmetleri, restoranlar” hizmetleri ve 35. Sınıf “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar, Kanatlı hayvanlar, Hayvan yemleri” mallarının satış hizmetleri bakımından kullanımının ispatlandığı, (3) Dava konusu başvuru markasının ... kararı ile reddedilen 29. Sınıfa konu; “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar” malları, 31. Sınıfa konu; “Hayvan yemleri” malları ile davalı muterizin itiraza mesnet ve kullanım ispatının gerçekleştiği .... sayılı markalarının (2) nolu bentte belirtmiş olduğumuz 29, 31, 35 ve 43. Sınıf mal ve hizmetlerle AYNI/BENZER/İLİŞKİLİ MAL/HİZMET niteliğinde olduğu, (4) Başvuru konusu “...” ibareli markanın, .... sayılı itiraza mesnet tescilli ve markasal fiili kullanımlarının ispat edilmiş olduğu “...” esas unsurlu markalarının 29. Sınıf; “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar” malları, 31. Sınıf; “Kanatlı hayvanlar, Kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar...; Hayvan yemleri” malları, 43. Sınıf; “Yiyecek sağlanması hizmetleri, restoranlar”hizmetleri, 35. Sınıf “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar, Kanatlı hayvanlar, Hayvan yemleri” mallarının satış hizmetleri bakımından bütünsel genel izlenim itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, davalı muterizin kullanım ispatının gerçekleştiği (2) nolu bentte belirtmiş olduğumuz 29, 31, 35 ve 43. Sınıf mal ve hizmetlerle, başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 29 ve 31. Sınıftaki aynı/benzer/ilişkili emtiaları bakımından SMK m.6/1 kapsamında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, (5) .../... ürünleri ve yumurtalar emtiaları ile ilgili olarak “...” markasının yaygın olarak bilinen bir gıda markası olması nedeniyle, “...” ibareli başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen mal ve hizmetleri de göz önüne alındığında aynı tüketici kitlesinin, aynı/benzer ihtiyaçlarını gideren emtialarda tescili ve kullanımı halinde ilgili alıcı kitlesinin davalı ... markalarını hatırlayarak ve taraf markaları arasında bağlantı/ilinti kurarak ekonomik davranışları ve satın alma tercihlerinde değişiklik olabileceği ve bu surette davacının haksız menfaat temin etmesi, davalı markasının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi olasılığının doğabileceği yani SMK 6/5’de düzenlenen durum/sonuçlarının ortaya çıkabileceği, (6) Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bilirkişi heyetinden rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: SMK 6/1 maddesi (iltibas ) yönünden; Önceki başvuru veya tescilli bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının " ...+... "..." " ibareli marka başvurusu ile davalının " ...+... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden; benimsenen bilirkişi heyet raporuna göre ; " Davalının ....sayılı markalarının tescilleri kapsamındaki mal ve hizmetlerden 29. Sınıf; “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar”, emtiaları, 31. Sınıf; “Kanatlı hayvanlar, Kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar. Hayvan yemleri” emtiaları, 43. Sınıf; “Yiyecek sağlanması hizmetleri, restoranlar” hizmetleri ve 35. Sınıf “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar, Kanatlı hayvanlar, Hayvan yemleri” mallarının satış hizmetleri bakımından kullanımının ispatlandığı, Başvuru konusu “...” ibareli markanın, .... sayılı itiraza mesnet tescilli ve markasal fiili kullanımlarının ispat edilmiş olduğu “...” esas unsurlu markalarının 29. Sınıf; “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar” malları, 31. Sınıf; “Kanatlı hayvanlar, Kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar...; Hayvan yemleri” malları, 43. Sınıf; “Yiyecek sağlanması hizmetleri, restoranlar”hizmetleri, 35. Sınıf “Kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Yumurtalar, Kanatlı hayvanlar, Hayvan yemleri” mallarının satış hizmetleri bakımından bütünsel genel izlenim itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, davalı muterizin kullanım ispatının gerçekleştiği (2) nolu bentte belirtmiş olduğumuz 29, 31, 35 ve 43. Sınıf mal ve hizmetlerle, başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 29 ve 31. Sınıftaki aynı/benzer/ilişkili emtiaları bakımından SMK m.6/1 kapsamında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,"" şeklindeki tespit ve gerekçeye aynen iştirak edilerek; Bu açıdan kısmen emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının " ...+... "..." " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ...+... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle bu mallarda/hizmetlerde yanılgı yaşayabileceği , bu mallarda /hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları KISMEN oluştuğu; bu açıdan aynı yönde yapılan kurum değerlendirmesinin yerinde ve doğru olduğu; Bunun dışında kalan emtialarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; SMK 6/5 (tanınmışlık) maddesi açısından; Benimsenen bilirkişi heyet raporuna göre ;" .../... ürünleri ve yumurtalar emtiaları ile ilgili olarak “...” markasının yaygın olarak bilinen bir gıda markası olması nedeniyle, “...” ibareli başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen mal ve hizmetleri de göz önüne alındığında aynı tüketici kitlesinin, aynı/benzer ihtiyaçlarını gideren emtialarda tescili ve kullanımı halinde ilgili alıcı kitlesinin davalı ... markalarını hatırlayarak ve taraf markaları arasında bağlantı/ilinti kurarak ekonomik davranışları ve satın alma tercihlerinde değişiklik olabileceği ve bu surette davacının haksız menfaat temin etmesi, davalı markasının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi olasılığının doğabileceği yani SMK 6/5’de düzenlenen durum/sonuçlarının ortaya çıkabileceği, " şeklindeki tespit ve gerekçeye aynen iştirak edilerek; davacının “...” asli ibareli 29, 30 ve 31. Sınıflarda markasının tescili halinde davalıya ait çok sayıda tescilli ... ibareli tavukçuluk ve gıda sektöründe tanınmış marka nedeniyle SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlıktan haksız yarar sağlanması ve tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi tehlikesinin ortaya çıkacağına kanaat getirilerek bu yönde yapılan kurum değerlendirmesinin yerinde ve doğru olduğu; SMK 6/9 (kötü niyet) maddesi açısından; Davalı firmanın çok sayıda tescilli ... ibareli tavukçuluk ve gıda sektöründe tanınmış markasının varlığı nedeniyle davacı tarafca aynı/benzer/ilişkili mal ve hizmetleri kapsayan şekilde " ...+... "..." " ibareli marka başvurusunu yapıp davacıya yaklaşma çabası içinde olarak ilgili tavukçuluk sektöründe "..." markasının varlığından haberdar olmadan aynı ve benzer sınıflarda ilgili ibarenin başvurusunun yapılmasının tesadüfi biçimde ve iyi niyetle gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmadığı, davacının ... asli ibare seçmesinde, davalıya ait daha önce Türkiye de ticarete sunulan davalının tavukçuluk ve gıda sektöründe tanınmış ... ibareli bir markasından haberdar olmamasının, hayatın olağan akışına aykırı düştüğü değerlendirildiği, bu açıdan davacı marka başvurusunda SMK 6/9 maddesi, TTK 54 ve MK 2 anlamında hayatın olağanına uygun olmayan bir davranış şekli oluşturduğu, dolayısıyla davalı kurum tespiti/kararı yerinde ve doğru olduğu; Tüm bu sebeplerle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.23/02/2026

Katip .... E imza

Hakim .... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/8, K. 2026/68, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-8-e-2026-68-k-2fd3bae71d25