İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/92 E. 2026/143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/92
- Karar No
- 2026/143
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/92 KARAR NO : 2026/143
DAVA : Marka (Resmi Makamlarca Açılan Hükümsüzlük İstemli) DAVA TARİHİ : 24/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Resmi Makamlarca Açılan Hükümsüzlük İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle; davacının -- esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından tescil edilen ---- numaralı markanın iltibas ve kötüniyetli tescil iddiası ile hükümsüzlüğünü talep ettiği dava konusu olan ----- numaralı markanın üçüncü kişilerle devir ve temliki ile lisans verilmesinin önlenmesi için duruşma gününden önce ve davalıya tebligat yapılması beklenmeksizin marka üzerine ihtiyati tedbir uygulanarak bu hususun Türk Patent ve Marka Kurumu'na bildirilmesine, davalı taraf adına -/-- numara ile tescilli "-----" markasının 6769 sayılı SMK'nın 6/1., 6/9., 25., MK.2, TTK 18. maddelerine istinaden kapsadığı tüm sınıflar bakımımdan hükümsüzlüğüne marka sicilinden terkine, yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretimizin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kanunla kurulmuş, kamu tüzel kişiliğine sahip, yükseköğretim kurumu olarak faaliyet gösteren, ülkemizin ve dünyanın her tarafından öğrenci kabul eden, gerek bu yönüyle gerekse de üstün başarıları ve kalitesiyle ülkemiz ve dünyaca tanınan ve bilinen bir üniversite olduğunu, -----, davalı üniversite bünyesinde uzun yıllardır faaliyet gösteren çok disiplinli bir üretim platformu olduğunu, dünyaca tanınır ve bilinirliğe sahip davalı ünivesite'nin kullandığı işaret ve markalar da kendine has, davalı üniversite ile özdeşleşmiş ve herkesçe maruf ve davalı üniversite'nin yeni seri marka oluşturma ve tescil ettirme hakkının varlığı tartışmasız olduğundan, dava konusu markanın hükümsüzlüğü yönündeki talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu edilen "----" markası müvekkil üniversite'nin maruf hale getirdiği "----- " kavarmını içeren seri markaya dahil bir marka olduğunu, davalı üniversite'nin bir başkasının markasıyla herhangi bir iltibasa ihtiyacı, bu anlamda markasını davacı'ya ait markalara yanaştırma ya da benzeştirme kaygısı ve haksız yarar elde etme çabası bulunmadığını ve kötü niyetle hareket etmediği de tartışmasız olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olduğu açık ve tartışmasız olan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davacı'ya yüklenmesini talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davalı adına tescilli ----- numaralı markanın SMK 6/1 ve 6/9. Maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü konusuna ilişkin davadır. Mahkememizde aldırılan 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının ---- nolu ve----- tescil nolu markalarının davalı markası ile görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olmadığı, davacının ------ no ile tescilli markalarının 1101.2023 tarihinde başvurusunun yapıldığı ve davalının hükümsüzlüğe konu markasının başvurusundan sonraki tarihli olmaları nedeniyle karşılaştırmaya esas alınamadığı, davacının ----tescil nolu markaların 41. Sınıfta tescil edilmiş olup, bu kelime markalarının esas unsurlarının ---- ibaresi olduğu, davalının ----- no ile tescilli" markasının 41. Sınıfta Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu, davacının tescilli markalarına bakıldığında “------” ibaresinin 41. Sınıfta yer alan “Eğitim ve Öğretim Hizmetleri “nde 2012 yılından itibaren tescil ettirerek kullandığı, tescilde önceliğin davacıya ait olduğu, “-----” ibaresinin 41. Sınıfta yer alan hizmetler açısından öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalının ----- no ile tescilli markasının SMK 6/1 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının ---- no ile tescilli markasının SMK 6/9 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığına ilişkin nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğuna dair rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı adına tescilli -- numaralı ---- ibareli markanın iltibas ve kötüniyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce aldırılan 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda taraf markalarının benzer olduğu, SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı şirketin ------ esas unsurlu çok sayıda markanın 2012 yılından itibaren başlamak üzere 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının da davaya konu ---- numaralı ----- ibareli markanın 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu gibi ayrıca dava dışı -- esas unsurlu ---- numaralı ------ibareli markaların 41. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında markaların esas unsurunun ---- ibaresi olduğu, yine ortak olarak 41. Sınıfta tescilli olduğu, bu yönüyle bakıldığında tüketiciler nezdinde ----- ibaresi yönünden nispeten karıştırılma ihtimali olabileceği, öte yandan davalının dava konusu markası üzerinde kendi esas markası olan ----- ibaresi de yer aldığından bu kullanımın nispeten markaları ayrıştırdığı, davacı markalarında yer alan ------ ibaresinin davalının markasında yer alan --- ibaresini tanımlayıcı mahiyette olması sebebiyle markaların esas unsurunun ----- ibaresi olması, bu durumunda bilirkişi heyetine göre karışıklığa sebebiyet vereceği tespit edilmiş, ayrıca davacı markalarının tescil tarihinin ve kullanımının davalı markasından daha önce olduğu da belirtilerek hükümsüz kılınacağı yönünde görüş bildirilmiş ise de SMK 25/6. Maddesi uyarınca "marka sahibi sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma birbirini izleyen 5 yıl boyunca sessiz kalmış ise sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez." buna göre dosya kapsamı incelendiğinde davalı markasının 27/09/2017 tarihinde sicile kayıt edildiği ve 29/11/2017 tarihinde ---- sayılı ----- gazetesinde yayınlandığı, dava tarihinin ise 24/04/2005 olduğu, yaklaşık 7,5 yıllık bir süre geçtiği, davacının bu marka tescilini bildiği veya bilmesi gerektiği, buna rağmen SMK 25/6. Maddesi uyarınca 5 yıllık yasal süre geçtiğinden SMK 6/1. Maddesi uyarınca hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, kötüniyetli tescil yönünden ise aslolan iyi niyet olup kötü niyeti iddia edenin ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesi incelendiğinde herhangi bir somut delil sunulmadığı, dava dışı markalara yönelik olarak davalı tarafından yapılan itirazların kötüniyetli olduğu belirtilmiş ise de bu soyut iddianın kötüniyet için yeterli olmadığı kaldı ki davalının 2017 yılından beri ----- ibaresi ile çok sayıda marka tescilinin de bulunduğu, bu nedeniyle seri marka oluşturduğu anlaşıldığından SMK 6/9. Maddesi uyarınca da hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM: Davanın REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan toplam 24.152,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.