Diğer ·

2026/2047 E. 2026/1422 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2026/2047
Karar No
2026/1422
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO :2026/2047

KARAR NO :2026/1422

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:12/06/2026

NUMARASI :2025/1285 Esas - 2026/548 Karar

DAVANIN KONUSU:Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazmine Yönelik İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/09/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, 17/10/2020 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde iken, ikamet adresinde aracı park edeceği esnada aracın arka koltuk orta konsol elektrik tesisatı ile koltuk konfor elektrik tesisatlarında ark/şase meydana gelmesiyle çıkan yangın sonucu hasara uğradığını, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda, hasarın çıkış nedeninin tam olarak tespit edilemediği, atanacak bilirkişi aracılığı ile yaptırılacak inceleme neticesinde hasarın değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, ekspertiz raporundaki görüş nedeni ile makine mühendisinden alınan raporda, yangın çıkmasına neden olacak herhangi bir dış etkenin tespit edilmediği, yangına sebep olan ana etkenin, yangın bölgesindeki arka koltuk orta konsol elektrik tesisatı ile koltuk konfor elektrik tesisatlarında, elektrik akımının ark/şase yapması sonucu direnç oluşturacak akım yükselmesi ve kıvılcımlanmanın meydana geldiği, aracın ilk tescil tarihi (06/12/2019) göz önünde bulundurulduğunda, aktif olarak kullanıldığı anlaşılan ve konu yangın hasarına neden olan etkenin üretici eksik montaj usulü/hatası sonucu ortaya çıktığı, araç üzerindeki ilgili aksamlara kullanıcının herhangi bir harici elektriksel müdahalesinin olmadığı ve hasarın üretici firma sorumluluğunda olduğu görüşünün bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalısına 05/03/2021 tarihinde 121.907,00-TL tazminat ödendiğini ve müvekkili şirketin rücu hakkı doğduğunu, davalı şirketin, sigortalı aracın Türkiye'de dağıtımını ve pazarlamasını yapan şirket olduğunu, sigortalı aracın gizli ayıplı olduğunu, sigortalı aracın garanti süresinde olduğunu, dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın, davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu aracın ticari nitelikte olması nedeniyle TTK m.23 gereğince süresi içerisinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ayrıca TTK m.18 gereğince ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla veya telgrafla veyahut güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiğini, davacının da yasal sürede ayıp ihbarı yapılmaması nedeniyle rücu hakkını kaybettiğini, davaya konu araçta üretim hatası veya üretim hatasından kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, dava konusu aracın iki yıl sorunsuz kullanılmasından sonra yangının meydana geldiğini, bu durumun da üretim hatası bulunmadığını gösterdiğini, üretim hatası bulunması halinde aracın iki yıl kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde ise hakkaniyet ilkeleri gereği indirim yapılması gerektiğini, davacının, araçtan elde ettiği faydayı TBK m.229 gereği müvekkili şirkete iade etmesi gerektiği, dava dilekçesinde belirtilen tespitlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin, davanın kabulüne dair kararının, davalı tarafın istinaf talebinin incelenmesi neticesinde, Dairemizin 18.12.2025 tarihli 2022/2377 Esas ve 2025/1999 Karar sayılı ilamı ile; "...İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda; davacıya sigortalı araçta meydana gelen yangının çıkış nedenine ilişkin olarak tespitlere yer verilmiş ve davalının olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğuna kanaat getirildiği bildirilmiş ise de, davacıya sigortalı araçtaki hasar miktarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece, davacı sigorta şirketinin, zarar sorumlularından ödediği bedeli değil, gerçek zararı isteyebileceği göz önünde bulundurularak, bilirkişi heyetinden sigortalı araçtaki hasar miktarına ilişkin olarak ek rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Kabule göre de; davacı tarafça, davalıdan, rücuen tahsili istenilen ve dava dışı hak sahibine ödenen tazminat miktarı belirli ise de, davacı sigorta şirketinin, hak sahibi sigortalısının gerçek zararından sorumlu olduğu, dava dışı hak sahibinin gerçek zararının miktarı, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamının yargılama kapsamında alınacak bilirkişi raporu ile belirleneceği, bu hali ile, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı gözetilmek suretiyle, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi..." gerektiği kanaati ile kaldırılmasına karar verilmiş,Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; istinaf mahkemesinin kararı doğrultusunda alınan 17/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporu, takip dosyası ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça takipte talep edilen miktarın meydana gelen hasara, olayın oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu, 121.907,00-TL alacağın gerçek zarar ile uyumlu olduğu, davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının 121.907,00-TL olduğu, işbu miktara ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar işletilen faizin yerinde olduğu gerekçesi ile;

"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,

- Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafça, ayıp ve ihbar yükümlülüğüne aykırı davranılarak makul sürede dava hakkının kullanılmadığı,TTK m. 23 gereği, yasal süre içerisinde ihbar yükümlülüğüne uymayan sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri süren davacının, rücu hakkını kaybettiği, dava konusu araçta üretim hatası veya üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığı, aracın iki yıl boyunca sorunsuz kullanılmasının imalattan kaynaklı hata bulunmadığını gösterdiği, davacı tarafça delil olarak bildirilen ekspertiz raporunun taraflarına tebliğ edilmediği, müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak üretim hatası bulunduğunu gösterir herhangi bir teknik yeterliliğe sahip delil bulunmadığı, otomotiv sektöründe uzman bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılması gerektiği, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı, bilirkişi raporunda bildirilen görüşün bilimsel bir dayanağı bulunmadığı ve teknik açıklama içermediği, yangının hangi nedenlerden oluşabileceği açıklandıktan sonra varsayımsal olarak bir nedenin seçildiği, aracın geçmişine ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmediği, yangına, aracın daha önce uğradığı kaza ve hasarların da neden olmuş olabileceği, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin yersiz olduğu ilişkindir.

Dava, kasko poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle hak sahibine ödenen tazminatın, zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın dayanağı/sebebi göz önüne alındığında davacının rücu hakkını kaybettiği yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmamasına, 17.03.2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli olması karşısında hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davaya dayanak icra takibinde, işlemiş faizin ödeme tarihinden itibaren hesaplanmış olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,

1/(Kapatılan)Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2026 tarihli, 2025/1285 Esas - 2026/548 Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,

2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 8.721,08-TL harçtan, peşin yatırılan ((2x732,00-TL) 1.464,00-TL + 1.448,27-TL) 2.912,27-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.808,81-TL istinaf ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/09/2026

Atıf: Diğer, E. 2026/2047, K. 2026/1422, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2026-2047-e-2026-1422-k-0e8e7aab9321