Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/769 E. 2026/1698 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/769
- Karar No
- 2026/1698
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/769 Esas
KARAR NO:2026/1698 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2023/249 Esas - 2024/199 Karar
TARİHİ:18/03/2024
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketle, davalı şirket arasında personel taşımasına yönelik servis taşımacılığı hizmeti için Hizmet Alım Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme uyarınca müvekkil şirket alt yüklenici olarak; davalı şirketle veya davalı şirketle grup şirket olarak hareket eden ... Şti. ile ... Üniversitesine bağlı ... arasındaki personel taşımacılığına ilişkin anlaşma çerçevesinde ...'ta çalışan personellere servis hizmeti sunduğu, davalı şirketin uzun süre ödemelerini sözleşmeye ve faturalara uygun şekilde yaptığı, Ancak ödemesi gereken 2022 yılı Kasım, Aralık ve 2023 yılı Ocak aylarına ait hizmet bedelini müvekkile ödemediği, Alacağa ilişkin olarak 30.11.2022 tarih 62.156,16 TL bedelli, 31.12.2022 tarih 62.156,16 TL bedelli, 31.01.2023 tarih 62.156,16 TL bedelli faturalar düzenlenerek davalı şirkete gönderildiği, faturalara davalı şirketçe itiraz edilmediği, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin takibe haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği beyanı ile davalının İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının likit alacağa haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafin davalı müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığı, tam aksine taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin ihlalinden dolayı oluşan cezai müeyyide sebebiyle davalı müvekkilinin davacıdan alacağı bulunduğu, bu sebeple davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiği, davalı müvekkilinin dava dışı ... Üniversitesi'ne verdiği personel servis taşımacılığı işinde kullanılmak üzere davacıya ait ... plakalı servis aracının kiralanması amacıyla taraflar arasında 09.04.2022 tarihli "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi" imzalandığı, Sözleşme kapsamında davacı ... plakalı servis aracı ile belirtilen güzergahta ... Üniversitesi personelini taşıdığı, davacı söz konusu taşıma işinde davalının servis aracı talebi olduğu dönemlerde zaman zaman diğer araçları ile de ilave servis hizmeti verdiği, davacının vermiş olduğu tüm hizmetlerin karşılığını eksiksiz olarak aldığı müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığı, davacının çalıştığını ve ücretini alamadığını iddia ettiği icra takibine konu faturalardan 31.01.2023 tarih ve ... nolu 62.156, 16-TL meblağlı fatura taraflar arasındaki sözleşmeye, yapılan sefer sayısına ve sözleşmede yer alan birim fiyata aykırı olarak düzenlendiği, bu kapsamda davacı tarafından gerçeğe aykırı düzenlenmiş olan bu faturaya davalı müvekkil tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 07.02.2023 tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi ile TTK 21/2 maddesine göre itiraz da edildiği, davacının sözleşmeye ve gerçek çalışma seferlerine uygun olarak düzenlemiş olduğu kabul edilen fatura bedellerinin bir kısmı kendisine havale yolu ile ödendiği, bir kısmı kullanmış olduğu yakıttan mahsup edildiği, bu sebeple davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiği, davacının davalı müvekkilinden alacağı bulunmadığı gibi aksine davacının sözleşme şartlarına uymaması sebebiyle davalı müvekkilinin davacıdan alacağı bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. Maddesinde "sözleşmenin 09.04.2022 tarihinden başlayıp 09.04.2023 tarihinde sona ereceği' sözleşme 1 yıllık yapıldığı, Yine sözleşmenin "Fesih" başlıklı 11. Maddesinde sözleşme süresi içerisinde tedarikçinin işi bırakmasında verilmesi gereken süre ve uygulanacak usullerin belirlendiği, buna uyulmaması halinde uygulanacak cezai şartlara ilişkin hükümler kararlaştırıldığı,hal böyle iken davacının sözleşme hükümlerine aykırı şekilde herhangi bir bildirim yapmaksızın fiilen sözleşmeyi fesh ederek, ... Üniversitesi'nin personel taşıma işini alan ... Turizm isimli rakip firma ile çalışmaya başladığı, davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak sözleşmeyi feshi ve derhal rakip firmayla çalışması sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, Taraflar arasındaki Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi'nin "Fesih" başlıklı 11. Maddesinin 4. Paragrafında, "sözleşmenin ancak 60 gün önceden bildirimde bulunmak şartı ile fesh edilebileceği" belirtildiği, aynı maddenin 5. Paragrafında ise "Tedarikçinin (davacının) bu şarta uymadan yapacağı fesih durumunda son bir aylık hak edişinin ödenmeyeceği ayrıca 3 aylık hakedişi tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceği" belirtildiği, yine taraflar arasındaki sözleşmenin "Sorumluluk" başlıklı 13. Maddesinin 8 nolu (son) paragrafında "İşverenin (davalının) taşıma işini yaptığı kurum ve kuruluşlar arasındaki sözleşmenin yenilenmemesi halinde Tedarikçi (davacı), işverenin (davalının) hizmet verdiği kurum ve kuruluşların taşıma işini hiçbir şekilde, kendi adına veya söz konusu kurum ve kuruluşların taşıma işini gerçekleştiren yeni firma adına hiçbir surette gerçekleştirmeyecektir" hükmü yer aldığı, davacının hem sözleşmeyi belirtilen şartlara uymaksızın süresinden önce feshettiği, hem de müvekkilinin taşıma işini bıraktığı ...'nin personel taşıma işini alan "... Turizm" isimli yeni firma ile servis taşıma işini gerçekleştirdiği, Bu hususta İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'ne (TUHİM) müzekkere yazılarak davacıya ait "..." plakalı aracın Ocak 2023'den sonra hangi şirketlerin servis taşıma işini yaptığının sorulmasını mahkemeden talep ettikleri, sözleşmenin iki farklı maddesini ihlal eden davacının sözleşmede belirtilen cezai şartı ödemesi gerektiği, sektörde güzergahı koordüne etmek, tedarikçi araç bulmak, yeterli araç sayısı sağlamanın yoğun emek çaba gerektirdiği bu nedenle sözleşme ile sonra işi alan rakip servis firmalarında aynı projede çalışmaları yasaklandığı, davaya konu olayda da dava dışı rakip firma yeni ihalesini aldığı işinde müvekkili şirketin kurduğu güzergah sistemini ve müvekkilinin anlaştığı servis araçlarını kullanarak hazır sistem üzerinden para kazandığı ve haksız rekabete sebep olduğu, Bu tür haksız rekabete sebebiyet verilmemesi adına da davalı ve davacı arasında imzalanan Sözleşmenin 13. Maddesinin 8. paragrafında davacı için açıkça rekabet etmeme hükümleri düzenlendiği ve cezai şart olarak 50.000,00-TL belirlendiği, belirtilen bu hususların personel ve öğrenci taşıma (servis) sektöründe uygulanagelen bir durum olması sebebiyle mahkemece alınacak bilirkişi raporunda bilirkişi olarak sektör bilirkişisinin de eklenmesini talep ettikleri, yukarıda ifade edildiği üzere davacının cezai şart bedelleri sebebiyle davalı müvekkilinden alacağı olmadığı gibi aksine borcu bulunmadığı, bunun yanı sıra davacı kendisine yapılan havale ödemelerini ve yakıt ödemelerini alacağından mahsup etmediği, Servis sektöründe sıkça uygulandığı üzere davacı, davalı müvekkilin anlaşmalı olduğu ...'ten yakıt almış, davacının aldığı yakıtlara ilişkin ödemelerin de davalı müvekkil tarafından yapıldığı, davacı ... plakalı aracına tanımlı ... nolu ... karttan, ... plakalı aracına tanımlı ... nolu ... karttan yakıt almış ödemeler davalı müvekkil tarafından davacı adına yapılarak, cari hesabından düşüldüğü,davacı söz konusu yakıt bedellerini faturalardan mahsup etmediği gibi, müvekkili şirket tarafından havale ödemeleri de hiç hesaba katmadığı, söz konusu ödeme ve yakıt bedelleri mahsup edildiğinde cezai şart alacaklarının mahsup edilmediği durumda dahi davacının iddia ettiği gibi bir alacağı çıkmayacağı beyanı ile davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini,%20 kötü niyet tazminatı ödemesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/03/2024 tarih ve 2023/249 Esas - 2024/199 Karar sayılı kararında;"...Uyuşmazlık konusu faturalardan davacının davalı adına düzenlediği 31/01/2023 tarihli Kdv dahil 62.156,16 TL fatura davalının vergi dairesine bildirdiği BA formaları arasında yer aldığından ve BA formlarında yer almasına rağmen fatura konusu edimin yerine getirilmediğine ilişkin takip öncesi davalının TTK 18 maddesine uygun bir bildirimi bulunmadığından davalı bu fatura bedelinden sorumludur. Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde uyuşmazlık konusu diğer fatura ise davalının davacı hakkında düzenlediği 31.01.2023 Tarihli 50.000,00 TL tutarındaki “cezai şart bedeli” açıklamalı fatura olup davacı bu fatura süresinde iade etmiş, ticari defterlerine kaydetmemiş ve ve vergi dairesine bildirdiği BA formlarında da bildirmemiştir. Davalı vekili her ne kadar davacının sözleşmeyi süresi dolmadan feshettiği iddiasıyla cezai şart faturasının düzenlendiğini belirtmiş ise de, davacının davalı ile ... Üniversitesi arasındaki sözleşmenin süresinin dolması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin fiilen imkansız hale geldiğine ilişkin savunması ve davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği ve feshin haksız olduğu iddiaları davalı tarafından yazılı ve somut delillerle iddia ve ispat edilmediğinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,''1-Davanın KABULÜNE, İstanbul 2. İcra Dairesi ... sayılı dosyasına, davalının yaptığı itirazın iptaline, 111.853,48 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren bu asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına,2-22.370,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkil ile davacı şirket arasında 09.04.2022 tarihli "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı ... plakalı servis aracı ile ... Üniversitesi personelini taşıdığını, davacının taşıma işinde davalının servis aracı talebi olduğu dönemlerde zaman zaman diğer araçları ile de ilave servis hizmeti verdiğini, verdiği hizmet karşılığında her ay düzenli faturasını davalı ...'a kestiğini ve yakıt mahsubu ve havale suretiyle ödemelerini aldığını, davacının tüm hizmetlerin karşılığını eksiksiz olarak almış olduğunu, davalı müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının çalıştığını ve ücretini alamadığını iddia ettiği icra takibine konu faturalardan 31.01.2023 tarih ve ... nolu 62.156,16-TL meblağlı faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye, yapılan sefer sayısına ve sözleşmede yer alan birim fiyata aykırı olarak düzenlendiğini, söz konusu faturaya itiraz edilmiş olmasına ve dosya kapsamında davacının faturaya ilişkin herhangi bir ispatı bulunmamasına rağmen mahkemece söz konusu faturaya ilişkin hizmet verilmiş gibi karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının söz konusu fatura içeriğini ispatlaması gerektiğini, bilirkişi tarafından hukuki dayanaktan yoksun şekilde faturanın geçerli bir fatura olduğunun ifade edilmesi ve yerel mahkeme tarafından itirazları görmezden gelinerek bu doğrultuda karar verilmesinin hatalı olduğunu,Davacı şirketin müvekkilin taşıma işini bıraktığı ... Üniversitesi'nin personel taşıma işini alan "... Turizm" isimli yeni firma ile servis taşıma işinde çalışmaya başladığını, davacı tarafından ... Turizm'e faturalar düzenlendiğini, davacının, davalı müvekkilden işi alan rakip firmada çalışmaya başladığını, sözleşme hükümlerini ihlal eden davacının sözleşmede belirtilen cezai şartı ödemesi gerektiğini, kaldı ki davacının bu hususu inkar etmediğini, bu doğrultuda düzenlenmiş olan 31/01/2023 tarih ve ... nolu 50.000,00 TL meblağlı faturanın da haklı şekilde düzenlendiğini, davalı müvekkil tarafından sözleşmenin 13. maddesi uyarınca düzenlenmiş olan faturanın davacıya ihtar ile tebliğ edildiğini, davacı tarafından faturaya itiraz edilmediğini, ayrıca faturanın davacının Ba/Bs Formunda dahi yer aldığını, yerel mahkemece sanki fatura haksız fesih sebebiyle düzenlenmiş gibi görülerek faturanın dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, bu hususların bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtildiğini, ancak mahkemece ek rapor dahi alınmadan karar verildiğini,Cezai şart faturası dayanağının sözleşmenin 13. maddesinin 8. paragrafında açıkça belirtildiğini, davacının servis sektöründe çalışmasına, farklı firmalara bağlı olarak farklı fabrika, şirket, okul vs. işlerinde çalışmasına herhangi bir engel bulunmadığı gibi bu tür durumlar için cezai şart öngörülmediğini, İstanbul gibi metropol şehirde davacının davalı şirketten ayrılıp, hemen davalı şirketin yeni bıraktığı ... Üniversitesi taşıma işini alan ... Turizm'de çalışmaya başlamasının açıkça sözleşmenin ihlali olduğunu ve yine haksız rekabet oluşturan kötüniyetli bir davranış olduğunu, belirtilen hususların personel ve öğrenci taşıma sektöründe uygulanan gelen bir durum olması sebebiyle Mali Müşavir bilirkişi yanında sektör bilirkişisinin de eklenmesinin talep edildiğini, ancak yerel mahkemece bu itiraz ve talepleri dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, üç adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı, davalıya vermiş olduğu hizmet karşılığında düzenlenen faturadan kaynaklı alacağının ödenmediğini iddia ederek alacağın tahsilini istemiş, davalı ise davacının sözleşmeye aykırılıklarından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu, bu alacakların davacının alacağından mahsup edildiğinde davacının alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Somut olayda, davalının ve davalı şirketle grup şirket olarak hareket eden dava dışı ... Şti.'nin ... Üniversitesine bağlı ... arasındaki personel taşımacılığına ilişkin 01/02/2022 - 31/01/2023 tarihleri arasında geçerli anlaşma çerçevesinde ...'ta çalışan personelin taşıma işini üstlendiği, taraflar arasında imzalanan “Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi” uyarınca, davacının maliki olduğu ... plakalı araç ve davalının servis talebi olduğu dönemlerde diğer araçları (...- ... plakalı araçlar) ve çalıştırdığı personeli ile davalıya taşımacılık hizmeti verdiği, dava konusu icra takibine dayanak faturaların taraflar arasında akdedilen tedarikçi araç kiralama sözleşmesi çerçevesinde 2022 yılı Kasım, Aralık ve 2023 yılı Ocak Aylarına ait ödenmeyen bedelden doğan alacak olduğu, alacağa ilişkin 30.11.2022 tarih 62.156,16 TL bedelli, 31.12.2022 tarih 62.156,16 TL bedelli, 31.01.2023 tarih 62.156,16 TL bedelli faturaların düzenlendiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu faturalarda dahil olmak üzere davacı firmanın kestiği tüm satış faturaların mal ve hizmet satımına konu BS formu ile davacının, mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu ile de davalının vergi dairesine bildirdikleri ve vergi beyannamelerinde eksiksiz yer aldığı,tarafların vergi dairesi beyannamelerinde farklılık bulunmadığı, dava konusu 30.11.2022 tarih 62.156,16 TL bedelli, 31.12.2022 tarih 62.156,16 TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup davacının kestiği dava konusu 31/01/2023-... nolu Kdv dahil 62.156.16 TL. miktarlı satış faturasının davalının vergi dairesi beyannamesinde yer almasına rağmen davalının ticari defterlerine kayıt etmediğinin belirtildiği, davalı tarafça davacı muhataba Beyoğlu ... Noterliğinden gönderdiği 07.02.2023 Tarih ve... yev.no. İhtarname ile; 31/01/2023-... nolu Kdv dahil 62.156.16 TL. miktarlı satış faturasına itiraz edip kabul etmediğini, sözleşmenin 13.mad. uyarınca düzenlendiği belirtilen ceza-i şart faturasının tahsil edileceğinin ihtaren bildirildiği, davacı tarafından davalı muhataba Bakırköy ... Noterliğinden gönderdiği 07.02.2023 tarih ve ... Y. Nolu cevabi ihtarname ile; davacının gönderdiği ceza-i şart faturasına itiraz edip ticari defterlerine kayıt etmeyeceğinin ihtaren bildirildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında akdedilen Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi’nin “FESİH” başlıklı 11. Maddesinde:“İşveren tedarikçinin işbu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini hiç ve/veya gereği gibi yerine getirmemesi ve/veya işverenin imzalamış olduğu taşıma sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerini ihlal edecek davranışlarda bulunması halinde ve her halukarda dilediği zaman sözleşmeyi herhangi bir bildirimde bulunmaksızın feshedebilir. Bu durumda tedarikçi herhangi bir tazminat ve/veya her ne ad altında olursa olsun alacağa hak kazanmadığını peşinen kabul ve taahhüt eder. Tedarikçinin işbu sözleşmeye ve/veya İşveren’in imzalamış olduğu taşıma sözleşmesine aykırı davranışları nedeniyle İşveren’in karşılaşacağı her türlü talep ve davaya ilişkin her türlü tazminat talep etme hakkı saklıdır. Bu durumda Tedarikçi İşveren’e ayrıca son bir aylık hak edişi cezai şart tutarında ödemeyi de kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Yine aynı sözleşmenin 13. Maddesinin son Bendinde: “.... Tedarikçi, iş bu özel hükme uymaması halinde; Mevzuatları kaynaklanan haksiz rekabet ve ayrıca kanunların verdirdi ceza-i ve hukuki talep hakları, müşteri kaydından doğan zarar, maddi ve manevi kayıplarını talep hakları da saklı kalmak şartı ile ve onlar yerine geçmeksizin ve onlarla beraber kullanılmaksızın müstakilen işverene 50.000TL. ceza-i şart ödemeyi şimdiden beyan, kabul ve taahhüt etmekte olup bu cezai şart hiçbir şekilde tenkise tabi değildir.” denilmiştir.Davalı vekili her ne kadar davacının sözleşmeyi süresi dolmadan feshettiği ve sözleşme hükmüne aykırı davrandığı iddiasıyla sözleşmenin 13/son madde hükmü gereğince cezai şart faturasının düzenlendiğini belirtmiş ise de, davacının davalı ile ... Üniversitesi arasındaki sözleşmenin süresinin dolması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin fiilen imkansız hale geldiğine ilişkin savunması ve ... A.Ş. (...) tarafından vekili aracılığıyla dosyaya sunulan 01.11.2023 tarihli müzekkere cevabı ve ekleriyle dava konusu dönemde davacı tarafından hizmetin verildiği, bahsi geçen yazı cevabında ve ekinde sunulan hizmetin verildiğine ilişkin hakediş metrajında 2023 yılı Ocak ayında da servis hizmetinin verildiği görülmektedir.Davalı tarafça, sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği ve feshin haksız olduğu ve ceza-i şart alacak koşulunun gerçekleştiği ve dava konusu 31.01.2023 tarih 62.156,16 TL bedelli fatura içeriğinin birim fiyata ve sefer sayısına ve sözleşmeye uygun düzenlenmediğine ilişkin iddiasının yazılı ve somut delillerle ispat edilemediğinden bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte ilk derece mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi raporundaki tesbitler gözetildiğinde, davalı vekilinin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi gözetildiğinde; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verdiği beyan dilekçeleri ile de ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddiaların tartışılıp değerlendirildiği anlaşılmıştır.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle davanın reddine yönelik hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.640,71 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.910,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.730,21 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.