İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/936 E. 2026/766 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/936
Karar No
2026/766
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/936 Esas KARAR NO : 2026/766

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... San. Tic. A.Ş. ile davalı ... ... Teknolojileri A.Ş. arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişki sebebiyle davalının müvekkiline borçlu olduğunu, borçlu aleyhine .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine, asıl borca, faizine ve tüm fer'ilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını ve anlaşmama ile sonuçlandığına dair e-imzalı son tutanağın dilekçe ekinde sunulduğunu, taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunduğunu ve bu mutabakatta davalının 16.827.487,34 TL tutarındaki borcunu kabul ettiğini, takip konusu alacağın likit olduğunu, alacağın mesnedinin faturalar, sevk irsaliyeleri, cari hesap dökümü, ticari defterler ve ticari kayıtlar olduğunu, bu hususların bilirkişi incelemesi ile sübut bulacağını, mükelleflerin 5.000,00 TL üzerindeki mal ve hizmet alım satımlarını bildirme yükümlülüğü gereği ilgili vergi dairelerinden BA/BS formlarının celbinin alacaklı olunduğunu ortaya koyacağını, fatura muhteviyatı ürünlerin davalının isteği doğrultusunda belirtilen tarihlerde teslim edildiğini, BA/BS formlarının malların teslim edildiğine dair karine teşkil ettiğini, 2024 ve 2025 yıllarına ait kayıtların Bs Formları ... Kurumlar Vergi Dairesi ve Ba Formları...Vergi Dairesi kurumlarından sorulması gerektiğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri, faiz, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 17.07.2024 tarihinde 2024/... sözleşme numarası ile Muhtelif Elektronik Kartlar Alımı sözleşmesinin akdedildiğini, davacı tarafından düzenlenen yirmi sekiz adet faturanın sözleşmenin 5.4. maddesinde yer alan şartlara riayet edilmeksizin tanzim edildiğini, anılan madde uyarınca fatura düzenlenmeden önce Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ilişik kesme yazısı ve Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan borcu yoktur yazısı alınması gerektiğini, davacının bu yükümlülükleri yerine getirmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan prim borcu yoktur yazısının 27.11.2024 ile 30.06.2025 tarihleri arasındaki faturaların düzenlenme tarihinden sonra 17.12.2025 tarihinde alındığını, sözleşmenin 5.4. maddesinde bu şartlar yerine getirilmeden icra takibi ve arabuluculuk dahil herhangi bir yasal yola başvurulamayacağının açıkça kararlaştırıldığını, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptali talebinin reddi gerektiğini, ayrıca sözleşmenin 9.1.3. maddesi uyarınca fatura düzenlenmeden önce ... Üretim ve Test Şefliği'nden yazılı onay alınması gerektiğini, davacının bu onayı almadığını ve faturalar üzerinde sözleşme kayıt numarasını belirtmediğini, bu şartları taşımayan faturaların ... tarafından itiraza uğramamış olsa dahi kabul edilmiş sayılmayacağını, davacının sözleşme konusu işleri tam ve eksiksiz olarak ifa etmediğini, takip öncesi faiz miktarının fahiş olduğunu, takibe konu alacağın likit olmadığını, faturaların sözleşme şartlarına uygun düzenlenmemesi sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, sözleşmenin 5.4. maddesindeki açık hükme rağmen icra takibi başlatılması nedeniyle davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın cevap dilekçesinde müvekkilin fatura tanziminden önce SGK ilişik kesme yazısı ve Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan borcu yoktur yazısı alması gerektiğini iddia ettiğini, bu savunmanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirketin 2024 ve 2025 yıllarında herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu durumun dava dilekçesi ekindeki resmi belgelerle ispatlandığını, mahkemece SGK ve GİB'e müzekkere yazılarak bu hususun teyit edilmesini talep ettiklerini, davalının cevap dilekçesinde taraflar arasındaki cari hesap mutabakatına ilişkin hiçbir açıklama yapmadığını, davalının 16.827.487,34 TL tutarındaki borcunu cari hesap mutabakatı yaparak kabul ettiğini, faturaları kabul etmediği yönündeki iddiasının kendi kayıtlarıyla çeliştiğini, taraf defterlerinin incelenmesiyle haklılıklarının ortaya çıkacağını, davalının bir buçuk yıldır uhdesinde bulundurduğu malları teslim alıp kullandığını, bu işlemleri muhasebe kayıtlarına işlediğini, satıcı müvekkil ile cari hesap mutabakatı yaparak tam bir uyum içinde hareket ettiğini, gelinen noktada ödemelerden haksız yere imtina ettiğini, davalının savunmalarının gerçeklerle ve yazılı delillerle aykırı düştüğünü, bu nedenle davalının savunmalarının reddi gerektiğini, SGK ve GİB'e müzekkere yazılarak davacının 2024 ve 2025 yıllarında borcu olup olmadığının sorulmasına karar verilmesini, haklı davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 2. Cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü beyanların dava ve takip konusu faturaların sözleşmeye uygun düzenlendiğini ve alacağın muaccel hale geldiğini ispata yeterli olmadığını, somut uyuşmazlıkta öncelikle fatura düzenlenmesinin sözleşmede kararlaştırılan usule uygun yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede faturanın doğumu ve tahsil süreci bakımından özel ve bağlayıcı şartlar bulunduğunu, davacının Sgk Ve Vergi Dairesi nezdinde borcu bulunmadığına dair müzekkere taleplerinin sözleşmenin 5.4. maddesinin gereklerinin yerine getirildiği anlamını taşımadığını, anılan maddenin fatura düzenlenmesinden önce açık bir ön şart öngördüğünü, davacı tarafından sözleşmede öngörülen belgeler usulüne uygun temin ve ibraz edilmeden fatura tanzim edilmesinin, tahsil talebinde bulunulmasının ve icra takibi ile dava yoluna başvurulmasının sözleşmeye uygun kabul edilemeyeceğini, davacının iddialarının 5.4. maddedeki ön şartın yerine getirildiğini ispat etmediği sürece hukuki sonuç doğurmayacağını, 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca borcu yoktur belgesinin ödeme sürecine etki eden bir ön kontrol mekanizması olduğunu, sözleşmenin 5.4. maddesinin bu kamu ödeme rejimi ile uyumlu düzenlendiğini, davacının sonradan açıklama yapma veya müzekkere ile araştırılmasını talep etme yaklaşımının sözleşmedeki usul ve zamanlama şartını bertaraf etmediğini, fatura tarihindeki sözleşmeye aykırılığın sonradan alınan belgelerle geçmişe etkili biçimde giderilemeyeceğini, fatura düzenlenmeden önce gerekli belgelerin temin edilmediğini, davacının faturaların geçerliliğini cari hesap ilişkisi, muhasebe kayıtları, teslim iddiası ve ticari defter incelemesi ile desteklemeye çalıştığını ancak bu delillerin sözleşmesel ön şartların yerine getirildiğini göstermediğini, sözleşme gereği ön şartlar yerine getirilmeden düzenlenen faturalara süresinde itiraz edilmemiş olmasının dahi kabul anlamına gelmediğini, dava konusu faturaların sözleşmenin 9.1.3. maddesi hükümlerine riayet edilmeksizin düzenlendiğini, ilgili birimden yazılı onay alınmadığını ve faturalarda sözleşme kayıt numarasının gösterilmediğini, davacının bu hususları geçiştirdiğini ve ispat sunamadığını, bu nedenle faturalara dayanılarak takip başlatılmasının hukuken korunamayacağını, davacının delil taleplerinin ileri sürülen maddeye aykırılık savunmalarını bertaraf etmediğini, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini ispatlayamadığını belirterek davanın reddini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Uyuşmazlığın hesaplama ve teknik çözümü için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememizce resen seçilen 1 mali müşavirden bilirkişi raporu alınmış, 10/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacının takip talebinde 16.827.487,34 TL tutarında alacak talebinde bulunduğu, takip tarihine kadar olan faiz tutarının belirtilmediği, başvuru harcının ödendiği Sayman Mutemed Alındısı belgesi tarihinin 10.09.2025 olduğu, davacının ticari defter incelemesinde 2024 ve 2025 yılları e-defterlerinin sunulduğu ancak bazı aylara ait beratların yasal sürelerinden sonra gönderilmesi nedeniyle 6102 sayılı TTK 64/3 maddesi gereğince davacı lehine delil niteliği taşımadığı, davalının ticari defter incelemesinde ise sunulan e-defterlerin 6102 sayılı TTK 64/3 maddesi gereğince davacı lehine delil niteliği taşıdığı, Muhtelif Elektronik Kartlar Alımı Sözleşmesinin 5.4 ve 9.1.3 bölümlerinde fatura düzenleme şartlarının belirlendiği, sözleşmenin 17.07.2024 tarihinde imzalandığı ve sözleşme kayıt numarasının 2024/... olduğu, davacının 2024 yılında sözleşme öncesinde fatura düzenlediği ve faturalarda 2024/... numarasına rastlanmadığı, faturalarda çeşitli sipariş numaralarının yer aldığı, sözleşmenin 5.4 bölümünde SGK ve vergi borcu yoktur yazısı alma şartına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, ... Sosyal Güvenlik İl Dairesi Müdürlüğü ve Vergi Dairesi kayıtlarına göre davacının Eylül 2025 tarihi itibarıyla borcunun bulunmadığı, davalının fatura düzenlenmeden önce davacının borcu olduğuna dair belge sunmadığı, sözleşmenin 9.1.3 bölümünde yer alan Üretim ve Test Şefliği onayına ilişkin dosyada belge bulunmadığı, ancak davalının 2024 ve 2025 yıllarında toplam 17.892.096,00 TL ödeme yaptığı, VUK 231/5 fıkrası gereği mal tesliminden itibaren 7 gün içinde fatura düzenlenmesinin kanuni zorunluluk olduğu, davacı tarafından sunulan 31.08.2025 tarihli ve YF32W7 referans kodlu mutabakat metnine davalının itiraz etmediği, davacı ve davalı defterlerinde davacının alacak tutarının 16.827.487,34 TL olarak uyumlu olduğu, faturalarda yer alan 120 günlük vade koşulu dikkate alındığında takip tarihi olan 10.09.2025 itibarıyla vadesi gelmiş alacak tutarının 16.698.793,51 TL olduğu, 30.06.2025 tarihli ve ... nolu faturanın 120 günlük vadesinin 28.10.2025 tarihine denk gelmesi nedeniyle takip tarihi itibarıyla vadesi gelmediğinden hesaplamaya dahil edilmediği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.," şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüş, itiraz edilen konular mahkememizin görev alanında ve resen değerlendirileceğinden davalı vekilinin talebinin reddine, resen değerlendirileceğinden yeni veya ek rapor alınmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık;mutabakatlı cari hesaba dayalı itirazın haksız olduğu gerekçesi ile iptali ile tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklısının ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, takip konusu alacağın 16.827.487,34 TL Toplam Alacak olduğu, takibin örnek 7 ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 16.09.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne 16.09.2025 tarihinde ve süresinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m. 66 gereğince takibin durdurulmuş olduğu, İİK m. 67 gereğince davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Vergi dairesinden ve SGK'dan alınan cevabi yazılardan, davacının bir borcunun kalmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla alacağını almaya hakkı olduğu, alacağın muaccel olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporundan, davacının talep ettiği alacak miktarı ile gerçek alacak miktarının aynı olduğu, davacının takip ve davasında haklı olduğu, davalının keyfi ödeme yapmadığı anlaşılmıştır. Davacının davası haklı olduğuna göre davanın kabulü ile, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davalının .... icra müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, 2- Alacağın %20si oranında hesaplanan 3.365.497,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.149.485,66 TL harçtan, peşin alınan 203.233,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 946.251,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Yargılama nedeniyle harcanan 203.233,98 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve 20.135,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 1.206.549,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere hazineden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına dair, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye .. ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/936, K. 2026/766, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-936-e-2026-766-k-570fecdc9eba