İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/202 E. 2026/826 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/202
Karar No
2026/826
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/202 Esas KARAR NO : 2026/826

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı şirket arasında uzun yıllara dayanan ticari bir ilişki bulunduğunu, müvekkilin davalı şirketin müşterilerine montaj, nakliye ve kurulum hizmetleri sağladığını, 2024 yılına kadar sorunsuz ilerleyen bu ilişkinin davalı şirketin hak edişleri ödememesi ve haksız ceza faturaları düzenlemesi nedeniyle bozulduğunu, müvekkilin haksız faturalara itiraz ettiğini, alacağın tahsili amacıyla ... 23. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı şirketin ... 35. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile ticari ilişkiyi inkar ettiğini, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, taraflar arasındaki işleyişin davalı şirketin muhasebe birimiyle koordineli yürütüldüğünü, faturaların muhasebe talimatıyla kesildiğini ancak ödenmediğini, davalı şirketin ticari defterlerinde, BA/BS formlarında ve şirket içi yazışmalarda müvekkilin alacağının sabit olduğunu, taraflar arasındaki iş takibinin yapıldığı özel yazılım sistemine müvekkilin erişiminin davalı tarafından haksız şekilde engellendiğini, bu sistemde hizmetin ifasına dair delillerin bulunduğunu, bu nedenle davalı şirket bilgisayarlarında keşif yapılması gerektiğini, alacağın temerrüt tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile tahsilinin zorunlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00-TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava dilekçesinde belirtilen miktarda bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafa herhangi bir borç yükümlülüğü olmadığını, ileride menfi tespit davası açma haklarını saklı tuttuklarını, davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın talep ettiği faiz oranlarının fahiş olduğunu ve bu faiz oranlarına itiraz ettiklerini, dava konusu alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, müvekkil şirket defterleri incelendiğinde borçsuzluğun açıkça ortaya çıkacağını, dava dilekçesine ekli belgelerin alacağın varlığını ispat etmeye yetmediğini, faturaların tarafına tebliğ edilmediğini, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi veya alım satım sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın ticari ilişkinin kaynağını dahi açıklayamadığını, müvekkil firma yetkililerinin imzasını taşıyan herhangi bir sözleşme sunulmadığını, faturaların tek başına alacağı kanıtlamaya yeterli olmadığını, davacı tarafın müvekkile mal teslim ettiğine dair bir belge ibraz etmediğini, Yargıtay içtihatları uyarınca taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmadıkça faturaların tek başına ispat aracı sayılamayacağını, TTK'nın 23. maddesi uyarınca fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için taraflar arasında temel bir borç ilişkisinin varlığının şart olduğunu, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafça dava dilekçesi iddiası kapsamında davalı ile arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davaya konu faturalar nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarının tespitine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 15.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Dosyaya mübrez belge, bilgi, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; ▪ Davacı yanın 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup; ▪ Davacı yanın 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı yandan davaya konu fatura alacağı yönünden 493.732,94 TL alacağı olduğu, ▪ Davalı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, ▪ Davalı şirketin 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davacı yandan 31.12.2024 tarihi itibari ile 257.381,25 TL bakiye borcu olduğu, Dava konusunun davacı yanın davalı yana düzenlediği davaya konu 31.03.2024 tarihli ... numaralı 175.270,52-TL tutarındaki faturanın ödenmeyen 25,270,52-TL' lik kısmı, 31.03.2024 tarihli ... numaralı 170.314,01-TL tutarındaki fatura, 30.04,2024 tarihli ... numaralı 113.637,10-TL tutarındaki fatura, 30.04.2024 tarihli ... numaralı 127.806,08-TL tutarındaki fatura, 31.05.2024 tarihli ... 56.705,23-TL faturadan kaynaklı ödenmeyen toplam 493.732,94 TL bakiyeden kaynaklı olduğu anlaşılmakta olup; ▪ Davacı tarafça talep olunan toplam 493.732,94 TL bakiyeye ait faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ▪ Taraflar arasında ticari defterlerindeki farklılığın sebebinin davalı yanın davacı yana yapmış olduğu ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelerden kaynaklı olduğu anlaşıldığından, Davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olan ödeme dekontları incelenmiş, ödeme dekontlarından davalı şirket tarafından davacı yana yapılan ödemeler görüldüğünden ▪ Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, 31.12.2024 tarihi itibari ile davalı şirketin davacı yana 257.381,25 TL bakiye borcu olduğu yönünde görüş ve kanaatim oluşmuştur." yönünde görüşlerini bildirmiştir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... ve borçlar alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisi ... tarafından sunulan 01.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Dosyaya mübrez belge, bilgi, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; ▪ Dava konusunun davacı yanın davalı yana düzenlediği davaya konu 31.03.2024 tarihli ... numaralı 175.270,52-TL tutarındaki faturanın ödenmeyen 25,270,52-TL' lik kısmı, 31.03.2024 tarihli ... numaralı 170.314,01-TL tutarındaki fatura, 30.04,2024 tarihli ... numaralı 113.637,10-TL tutarındaki fatura, 30.04.2024 tarihli ... numaralı 127.806,08-TL tutarındaki fatura, 31.05.2024 tarihli ... numaralı 56.705,23-TL faturadan kaynaklı ödenmeyen toplam 493.732,94 TL bakiyeden kaynaklı olduğu anlaşılmakta olup; ▪ Davacının davalı yanı 05.07.2024 tarihinde temerrüde düşürdüğü, davaya konu fatura toplamı olarak 493.732,94 TL 'nin temerrüt tarihi olan 05.07.2024 tarihinden dava tarihi olan 21.03.2025 tarihine kadar 493.732,94 TL asıl alacak, 183.822,95 TL işlemiş faiz ile birlikte Toplam 677.555,89 TL alacağı olduğu, ▪ Davacı şirketin ticari defterlerinde ödeme kayıtlarının olmadığı, davalı şirketin yapmış olduğu dekontlardan da hangi faturaya istinaden ödemelerin yapıldığı belirtilmediğinden bu yönde değerlendirme yapılamadığı, ▪ Taraflar arasında açık hesap ilişkisine dayalı bir ilişki olduğu anlaşıldığı, ▪ Seçenekli olarak davalı yan tarafından davaya konu faturalardan sonra yapılan ödemenin işbu faturalara istinaden yapılmış olabileceği yönünde kanaatin oluşması halinde ise davacının davalı yandan 137.801,94 TL alacağı kaldığı anlaşılmakta olup, ▪ Davacının davalı yanı 05.07.2024 tarihinde temerrüde düşürdüğü, davaya konu fatura toplamı olarak 137.801,94 TL'nin temerrüt tarihi olan 05.07.2024 tarihinden dava tarihi olan 21.03.2025 tarihine kadar 137.801,94 TL asıl alacak, 51.305,38 TL işlemiş faizle birlikte Toplam 189.107,32 TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... ve borçlar alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisi ...tarafından sunulan 11.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda; Sayın Mahkemece “taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren taraflarca düzenlenen fatura ve yapılan ödemelerin tespit edilip bu fatura ve ödemelerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, farklılık bulunması halinde bu farklılığın nereden kaynaklandığı, davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, yapılan ödemelere ilişkin açıklamalar incelenerek herhangi bir faturaya istinaden ödeme yapıldığına ilişkin açıklamanın bulunup bulunmadığı hususunda” rapor alınmasına karar verilmiş olup tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere A. Borçlar Mevzuatına Yönelik İnceleme Neticesinde: 1. Tarafların ticari ilişkisinin olduğunun ve davacı tarafından davalı şirketin müşterilerine montaj, nakliye, depo gibi hizmetlerin verildiğinin, ancak 2024 yılından sonra ödemelerin davacıya yapılmadığının iddia edildiği ve şimdilik 200.000TL.'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği; davalı tarafından ise davacıya borcunun olmadığının iddia edildiği; 2. Davacının alacağını tahsil amacıyla ... 23. Noterliği'nden ... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnameyi davalıya gönderdiği; davalının da ... 35. Noterliği'nden ... tarihinde ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile ticari ilişkinin olmadığının ileri sürüldüğü; 3. Dosya kapsamı incelendiğinde TBK m. 1, 2 ve 13 hükmüne göre sözleşme özgürlüğünce tarafların hangi hususlar hakkında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları olduğunun, sözleşme varsa bile hangi noktalar üzerinde anlaşma sağladığının açık bir şekilde tespit edilemediği; cari ilişkinin kurulup kurulmadığının ve de buna bağlı olarak davacının alacaklı olup olmadığının, mali inceleme neticesinde tespit edilebileceği; takdirin TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, B. Mali Yönden İnceleme Neticesinde: 1. Davacı 2024 yılı ticari defter incelemesinde, TTK 64/3.maddesi gereği yevmiye defteri ve envanter defterine ait noter açılış tasdikinin bulunduğu, yevmiye defteri kapanış tasdikinin bulunduğu, defter-i kebir defterinin ibraz edilmediği, davacı 2024 yılı ticari defterlerinden kebir defteri ibraz edilmediğinden ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği görülmüş olmakla, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, 2. Davalı 2024 yılı ticari defterlerinin TTK 64/3 maddesi gereği Ocak ayı beratları ile Aralık ayı beratlarının kanuni süreleri içinde oluşturulup imzalanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, envanter defterinin kanuni süresi içinde noter açılış tasdikinin yaptırıldığı, davalı 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği görülmüş olmakla, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, 3. Davacı ticari defterlerinde, 2023 yılından devreden davalıdan alacak bakiyesinin bulunmadığı, 2024 yılında davalıya 1.417.032,95 TL turarında fatura düzenlendiği, işbu faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğu, 1.417.032,95 TL nakit tahsilat yapıldığı, işbu ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, banka havalesi/eft gibi yollarla tahsilata rastlanmadığı; yine 2024 yılında davacı ticari defterlerinde 41.364,86 TL tutarındaki 3 adet davalı faturasının kayıtlı olduğu, işbu faturalara nakit ödeme yapıldığı, işbu ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu; davacı ticari defterlerinde 2024 yılından 2025 yılına devreden davalıdan borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, yani bir sonraki seneye devreden bakiyenin bulunmadığı, 4. Davalı ticari defterlerinde, 2024 yılında davacı tarafından davalıya 1.417.032,96 TL tutarında fatura düzenlendiği, işbu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2023 yılından 620.673,61 TL devreden davacı alacağının bulunduğu, böylece, davacının davalıdan 2.037.706,57 TL toplam fatura alacağına karşılık 2024 yılında davacıya 1.738.970,46 TL toplam ödeme yapıldığı, işbu ödemelerin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ödemelerin bankadan havale yoluyla yapıldığı, böylece, davacı alacağının 298.736,11 TL olduğu, aynı zamanda davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve ticari defterlerde kayıtlı olan 41.354,86 TL tutarındaki 3 adet faturadan sonra davacının davalıdan 257.381,25 TL alacaklı olduğu, işbu tutarın 2025 yılına devrettiği, 5. “Davalı Hesap İncelemesi” bölümünde, yapılan ödemelerin hangi faturalar için yapıldığının tespiti amacıyla yapılan çalışmada, davalı ödemelerinin 2023 yılından devreden bakiye yılı faturaları için, birden fazla kerede ve farklı tarihlerde ödemeler şeklinde yapıldığının görüldüğü her bir faturanın karşılığı ödemenin/ödemelerin bulunduğu, yukarıda “Davalı Hesap İncelemesi” bölümünde ayrıntılı olarak başlıklar halinde sunulduğu, 6. Davacının 22/12/2025 tarihli itiraz dilekçesinde yer alan, Ocak ve Şubat açıklamalı ödemelerin ileri tarihli bir alacak için istenemeyeceği yönündeki itirazı karşılamak adına (hukuki değerendirme olmaksızın, mali tespitle) ödeme dekontlarında yer alan Ocak açıklamalı davalı ödemelerinin 31/01/2024 tarihli ... Ve 31/01/2024 tarihli ... no'lu Ocak dönemi faturalarına ait ödemeler olduğu, yine Şubat açıklamalı ödemelerin 29/02/2024 tarihli ... ve ... No'lu Faturalara ait ödemeler olduğunun tespit edildiği, yani ödemelerin Ocak 2024 ve Şubat 2024 ayları faturaları için yapıldığı, 7. Davalı ticari defterlerindeki 257.381,25. TL davacı alacağının, 30/04/2024 tarihli ... no.lu, 30/04/2024 tarihli ... no.lu ve 31/05/2024 tarihli ... no.lu faturalardan kaynaklı olduğu, davalının işbu faturalara iptal/itirazına rastlanmadığı, 3 adet fatura haricinde iade faturasına rastlanmadığı, 8. Taraflar arasında sürekli bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya nakliye bedeli ve hizmet bedeli faturaları düzenlendiği, 9. Taraf Vergi Dairelerinden gelen cevaplarda, Ba-Bs formlarına ait ve Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizlerine ilişkin bilginin bulunmadığı, 10. Tüm dosya kapsamı ve taraf ticari defterlerindeki incelemelerimiz sonucunda, özetlemek gerekirse, davacı faturalarının taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı faturalarının taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davacı ticari defterlerinde davalı ödemelerinin nakit tahsilat şeklinde kaydedildiği, yine davalı faturalarının nakit ödeme şeklinde kaydedildiği, davalıdan alacağının bulunmadığı; buna mukabil davalı ticari defterlerinde davacıya nakit ödemeye rastlanmadığı, tüm ödemelerin bankadan havale yoluyla yapıldığı, davacı adına düzenlemiş olduğu 3 adet faturayı ise davacıya borcundan mahsup ettiği, böylece davalı ticari defterlerinde davacının davalıdan 257.381,25 TL alacaklı olduğu, 11.Davacının ...tarihli 16.... yevmiye no.lu ihtarnamesinde, davalının 493.732,94TL'nı tebligatın tebliğini takip eden 10 gün içerisinde ödemesini ihtar ettiği, davada davacının şimdilik 200.000,00 TL'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ettiği, tebligatın 08/07/2024 tarihinde okunduğu e-tebligat mazbatası üzerinden görüldüğü, 12. Sayın Mahkemenin davacı alacağına hükmedecek olması durumunda, davacı talebi yönünde 200.000,00 TL için temerrüt tarihi olan 19/07/2024 tarihinden itibaren işleyen reeskont avans faizinin 67.979,45TL olacağı, Asıl Alacak :200.000,00 TL İşleyen Faiz; : 67.979,45 TL (200.000*162gün /%51,75/36500=45.936,99 TL) (200.000* 70gün/%49.25/36500=18.890,41TL) (200.000* 13gün/%44.25/36500= 3.152,05TL) TOPLAM :267.979,45 TL olduğu" yönündeki görüşlerini bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından 16.06.2026 tarihli ıslah dilekçelerinde; davanın ıslah yoluyla kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; dava dilekçesinde talep ettikleri 200.000,00 TL asıl alacağa ve ıslah yoluyla artırdıkları 57.381,25 TL alacağa (Toplam 257.381,25 TL) temerrüt tarihi olan 19.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı tarafından davalıya nakliye, montaj, depo gibi hizmetler verildiğinin, bu ticari ilişki kapsamında davacının bakiye alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davaya konu faturalar yönünden hizmetin verilip verilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, taraflarca ticari defterlerin sunulduğu, ilk bilirkişi heyetinden kök ve ek raporun alındığı, kök ve ek rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi için ikinci heyetten kök rapor alındığı, ilk heyetten alınan raporda davacı defterlerinde 493.732,94 TL davacının alacaklı olduğunun, davalı defterlerinde 257.381,25 TL davacının alacaklı olduğunun, taraflar arasındaki farkın davalı tarafça yapılan ancak davacı tarafça defterlerine kayıtlı olmayan ödemelerden kaynaklandığının tespit edildiği, ikinci heyetten alınan raporda taraflarca düzenlenen faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olduğunun, davacı defterlerinde alacak bakiyesinin bulunmadığının nakit tahsilat yapıldığının kayıtlı olduğunun, davalı defterlerinde davacının 257.381,25 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça düzenlenen faturalar davalının defterlerinde de kayıtlı olmakla 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, ikinci heyetten alınan raporda davacının defterlerinde nakit olarak ödeme yapıldığı alacak kaydının bulunmadığı tespit edilmiş ise de ilk heyetten alınan raporda davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarının raporda sunulduğu, davalının ödemelerini banka havale yoluyla yaptığı, davalı vekilinin alınan raporlara karşı davalının defterlerinde kayıtlı olan bakiye bedelin nakit olarak ödendiği veya ödendiğine ilişkin açık bir beyanının ve itirazının bulunmadığı, faturaların her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalı tarafça banka havale yoluyla yapmış olduğu ödemelere ilişkin banka dekontlarında hangi faturaya ilişkin ödeme yapıldığının açık bir şekilde belirtilmediği, davalı tarafça yapılan bu ödemelerin önceki tarihli faturalardan itibaren mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmakla açıklanan bu nedenlerle davacının davalı defterlerinde kayıtlı tutar olan 257.381,25 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafça alacağın ödenmesi hususunda davalıya ihtarname gönderildiği, alacağın ödenmesi için 10 günlük süre verildiği, tebligatın e tebligat olarak yapıldığı ve tebliğ tarihinin 10/10/2024 tarihi olacağı, davalının 21/10/2024 tarihinde temerrüte düşmüş olacağı anlaşıldığından davanın kabulü ile 257.381,25 TL 'nin 21.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 257.381,25 TL 'nin 21.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 17.581,71 TL karar harcından peşin olarak alınan 3.415,50 peşin harç ve 1.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.166,21 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcının, 3.415,00 peşin harcın ve 1.000,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 25.177,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/202, K. 2026/826, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-202-e-2026-826-k-aef1f1d6bfbe