İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/879 E. 2026/770 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/879
Karar No
2026/770
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/879 Esas KARAR NO : 2026/770

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında verilen hizmetler ve satılan emtialar dolayısıyla 22/02/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 145.874,19-TL bedelli, 22/02/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 23.420,81-EUR bedelli, 22/02/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 70.404,00-EUR bedelli, 29/02/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 5.016,00-EUR bedelli, 29/02/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 3.093,60-EUR bedelli, 26/03/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 1.584,00-EUR bedelli, 26/04/2024 tarihli ve ... seri numaralı 3.446,40-EUR bedelli, 14/05/2024 tarihli ve ... seri numaralı 144,00-EUR bedelli, 20/05/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 13.956,00-EUR bedelli, 21/05/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 300,00-EUR bedelli, 23/05/2024 düzenleme tarihli ve ... seri numaralı 2.880,00-EUR bedelli ile 24/05/2024 tarihli ve ... seri numaralı 2.622,00EUR bedelli faturaların tanzim edilerek davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, fatura içeriklerine itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, toplam 145.860,93TL ve 66.835,58EUR bakiye alacağın ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve yasal dayanaktan yoksun şekilde itiraz ettiğini, .... İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibine dayanak faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, faturalardaki ürünlerin tamamının teslim edilmediğini, cari hesap ekstresindeki tek yanlı kayıtların delil değerinin olmadığını, tarafların anlaşarak teslim edilen ürünlerin iadesi ve diğerlerinin kaldırılması hususunda mutabakata vardığını, bu kapsamda 45.663,41 Euro ile 33.660,22 TL iade faturalarının kesildiğini ve ürünlerin iade edildiğini, iade edilmeyen ürün bedellerinin 500.000,00 TL tutarındaki banka ödemesine mahsup edildiğini, ayrıca harici olarak 700.000,00 TL elden ödeme yapıldığını, davacı firma satış müdürü ... tarafından gönderilen 23.07.2024 tarihli mailde müvekkilinin bakiye borcunun o tarihte 94.527,00 Euro olarak bildirildiğini, iade faturaları ve satış müdürünün beyanı nazara alındığında davacının taleplerinin çelişkili ve kötüniyetli olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın Euro olarak talep edilmesinin usule aykırı olup fatura tarihindeki TL karşılığı üzerinden talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında aktif bir ticari ilişki bulunduğunu, davalıya çeşitli ... ürünlerinin satışı ve hizmet temini gerçekleştirildiğini, ... ... unvanlı şirket adına düzenlenen faturaların gerçek kişi statüsündeki ...'ya kesildiğini, satılan emtiaların bir kısmının iade edildiğini ve iade faturalarının düzenlendiğini, davalı tarafın faturaların usulsüz tebliğ edildiği iddiasının Vergi Usul Kanunu uyarınca e-fatura niteliğinde olmaları nedeniyle geçersiz olduğunu, davalının cari hesap ekstresine yönelik somut bir delil sunmadığını, 700.000,00TL tutarında elden ödeme yapıldığı iddiasının hiçbir belge veya makbuzla desteklenmediğini, tüm ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, 23/07/2024 tarihli mail yazışmalarında davalının güncel borcuna itiraz etmediğini, 24/09/2024 tarihli mail yazışmalarına göre davalının güncel borcunun 145.860,93TL ve 66.835,58EUR olduğunu, emtiaların teslimine ilişkin e-irsaliyelerin Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden gönderildiğini ve davalının bunlara itiraz etmediğini, taraflar arasındaki ticari teamül gereği EUR cinsinden düzenlenen faturalara davalının daha önce itiraz etmediğini, davalının dürüstlük kuralına aykırı beyanlarda bulunduğunu belirterek 145.860,93-TL ve 66.835,58-EUR tutarındaki asıl alacağın işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 2. Cevap dilekçesinde özetle; Faturalara konu ürünlerin teslim edilmediğini, davacı tarafından imzasız ve hukuki dayanaktan yoksun sevk irsaliyeleri sunulduğunu, e-irsaliyenin de müvekkile ulaşmadığını, davacı firma satış müdürü ... tarafından gönderilen 23.07.2024 tarihli mailde bakiye borcun 94.527 Euro olduğunun ifade edildiğini, bu mailin davacı tarafından kabul edilmekle birlikte ticari ilişkinin devam ettiği iddiasıyla saptırılmaya çalışıldığını, ancak bu tarihten sonra borcu artıracak fatura kesilmediğini, davacının cari ekstresine iade faturalarını işlediğini, 27.09.2024 ve 17.09.2024 tarihlerli 45.663,41 Euro ile 33.660,22 TL tutarlı iade faturaları düşüldüğünde davacının en fazla 47.970,25 Euro alacaklı olabileceğini, buna rağmen icra dosyasında 70.000,00 Euro'ya yakın bedel talep edilmesinin kötüniyetli olduğunu, teslim edilmeyen ürün bedellerinin yapılan 500.000,00 TL ödemeye mahsup edildiğini, davacının alacağının kalmadığını, ayrıca faturaların güncel Euro kuru üzerinden talep edilmesinin usule ve taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olup faturalarda ödenecek tutarın TL olarak belirtildiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığın hesaplama ve teknik çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce resen seçilen mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; "Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 135.264,93 TL ve 66.835,58 EUR tutarında alacaklı olduğu, konu alacak için takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği," şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüş, Davalı vekilinin beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmasına, karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; " Tarafımızca sunulan 13.04.2026 tarihli kök raporda; Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 135.264,93 TL ve 66.835,58 EUR tutarında alacaklı olduğu, Konu alacak için takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği” şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkemenin 10.06.2026 tarihli ara kararı ile taraf vekillerinin beyan ve itirazları dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Buna göre: TTK m. 64/3 uyarınca kapanış onayı zorunluluğu yalnızca yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defteri bakımından öngörülmüştür. Envanter defteri kapanış onayına tabi olmadığından envanter defterlerinde kapanış tasdiki bulunmaması bir usulsüzlük teşkil etmemektedir. Davacının yevmiye ve kebir defterleri e-defter olarak tutulmakta olup kapanış tasdikine gerek bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan e-İrsaliyelerde alıcı olarak davalı işletmenin gösterildiği ve teslim alan kişi bilgisinin belgede yer aldığı, buna karşılık malların teslim alınmadığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı tespit edilmiştir. Kök raporda hesaplama yalnızca davacı defter kayıtları esas alınarak yapılmamış, davalının 2024 ve 2025 yıllarına ait işletme defterleri de incelenmiş ve taraf kayıtları karşılaştırılmıştır. Nitekim bu karşılaştırma sonucunda davalı kayıtlarında bulunmayan iki fatura ile davacı kayıtlarında bulunmayan bir iade faturası tespit edilerek raporda gösterilmiştir. Taraf defter kayıtları karşılaştırıldığında; davacı tarafından düzenlenen ... (5.016,00 EUR) ve ... (3.093,60 EUR) numaralı, toplam 8.109,60 EUR tutarındaki iki adet faturanın davalı işletme defterinde yer almadığı, buna karşılık davalı tarafından düzenlenen 02.02.2024 tarihli ve ... seri numaralı 10.596,00 TL tutarındaki faturanın da davacı defter kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu faturaların e-Arşiv Fatura olarak düzenlediği anlaşılmaktadır. 213 sayılı VUK'un mükerrer 242. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca e-Arşiv Fatura, alıcısına ya kâğıt çıktı olarak elden, posta veya kargo yoluyla teslim edilir ya da alıcının rızasının bulunması kaydıyla elektronik ortamda (KEP, elektronik posta, erişim bağlantısı vb.) iletilir. Dosya kapsamında gerek davacı gerekse davalı tarafından düzenlenen faturaların karşı tarafa iletildiğine ilişkin herhangi bir belgeye (KEP gönderi ve teslim kaydı, iadeli taahhütlü posta veya kargo teslim belgesi, alıcının elektronik ortamda iletime rızasını gösteren sözleşme hükmü ya da yazışma) rastlanılmamıştır. Davalı kayıtlarında bulunmayan 8.109,60 EUR tutarındaki faturaların alacaktan düşüldüğü ve davacı kayıtlarında bulunmayan 10.596,00TL tutarındaki iade faturası mahsup edilmediği taktirde davacının, davalıdan 145.860,93 TL ve 58.725,98 EUR tutarında alacaklı olduğu, Faturaların karşı tarafa tebliğ edildiğinin ispatlandığının kabul edilmesi hâlinde ise; davacı tarafından düzenlenen 8.109,60 EUR tutarındaki faturaların tebliği ispatlandığında alacağın 145.860,93 TL ve 66.835,58 EUR, davalı tarafından düzenlenen 10.596,00 TL tutarındaki iade faturasının tebliği ispatlandığında alacağın 135.264,93 TL ve 58.725,98 EUR, her iki faturanın da tebliği ispatlandığında alacağın 135.264,93 TL ve 66.835,58 EUR olacağı, diğer hususlarda kök rapordaki görüşün korunduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir. Sunulan ek rapor yeterli görülmüş, tarafların yasal ve verilen sürede sunmadığı deliller için tekrar bilirkişi raporu alınmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki mal ve hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının takipte belirtilen miktar kadar alacağı olup olmadığı, alacağı varsa miktarı, davalının takibe yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı, tarafların ticari kayıtlarındaki uyumsuzluk nedeni ve buna göre alacak miktarının tespiti hususlarında olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklısının davacı ... Ve Ticaret Limited Şirketi, takip konusu alacağın 145.860,93 TL ile 66.835,58 EURO karşılığı 2.750.844,50TL toplam alacak olduğu, takibin örnek 7 ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 13.03.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne 14.03.2025 tarihinde ve süresinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m. 66 gereğince takibin durdurulmuş olduğu, İİK m. 67 gereğince davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Taraflar arasında ticari ilişki ve faturalaşma olduğu ihtilafsızdır. İhtilaflı konu, kesilen faturaların miktarı, iade edilenler ve toplam alacak miktarına yöneliktir. Bilirkişi tarafından tespit edilen iade faturası ile davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iki adet davacı faturası nedeniyle bakiyeler arasında uyumsuzluk görünmektedir. Davalı taraf iade faturasını kesmiş olarak defterine kayıt edilmiş ise de, böyle bir faturanın davacıya tebliğ edildiği ıspatlanamadığı gibi davacı ticari defterlerinde de kayıtlı değildir. Bu iade faturasının dikkate alınması mümkün değildir. Zira, davacının faturalarına 8 günlük yasal sürede itiraz edilmediği gibi iade faturasını davacının kabul ettiğine dair bir delil sunulmamış, dolayısıyla bu iade faturası borçtan mahsup edilmemelidir. Davacının kestiği faturaların e arşiv fatura olduğu, e fatura gibi otomatik tebliğ edilmediği, e arşiv fatura ile e faturanın ayrı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ve cari hesap ilişkisi nazara alındığında, tarafların tebliğini ıspatlayamadığı faturalar dışlanarak ticari kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği, bilirkişi raporundan bu kayıtlara göre davacı alacağının 145.860,93 TL ile 58.725,98 Euro olarak belirlendiği, bu miktar üzerinden davanın haklı olduğu ve kabulü gerektiği, fazla istenen Euro cinsi alacak yönünden ise davanın reddi gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 145.860,93 TL ile 58.725,98Euro yönünden İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, geri kalan kısma yönelik talebin REDDİNE, 2-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takdiren %20 üzerinden hesaplanan 517.818,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 176.860,85 TL harçtan, başlangıçta alınan 33.444,81 TL peşin harcın mahsubu ile, eksik kalan 143.416,04TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 378.581,91TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 53.982,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 42.600,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/ red oranına göre 37.688,69 TL'sinin ve davacı tarafça peşin yatırılan 33.444,81 TL harç ile 615,40TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul/ red oranına göre 4.070,00 TL'nin davalıdan, 530,00 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İlişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2026

Başkan .. e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/879, K. 2026/770, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-879-e-2026-770-k-71edee1a5a0a