İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/924 E. 2026/648 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/924
- Karar No
- 2026/648
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/924 Esas KARAR NO : 2026/648
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin davalıya bakiye borcu (henüz ifa edilmemiş 9 Mayıs 2026 tarihli ... isimli iş için) 188.000,00 TL olmasına rağmen; davalı taraf, kendisinin hiç tarafı olmadığı tamamlanmış bir organizasyonun (17 Ağustos 2025 tarihinde tamamlanmış ...) ve henüz tarihi gelmemiş diğer organizasyonun (9 Mayıs 2026 tarihli ...) bedellerini kümülatif hesaplayıp haksız faizlerle şişirerek talep etmiş, cebri icra tehdidi altında müvekkilden 647.563,28 TL tahsil ettiğini, müvekkil şirketin borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsili ile borçlu olmadığının tespiti amacıyla mahkeme nezdinde işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davalı tarafın dava konusu miktara yetecek kadar taşınır - taşınmaz ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, davalarının kabulü ile müvekkil tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyasına cebri icra tehdidi altında haksız ve yersiz olarak ödenen paranın, gerçek borç miktarı olan 188.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 459.563,28 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak iadesine, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz katılmayan davalı aleyhine, 6325 sayılı kanun'un 18/a-11 maddesi uyarınca dava sonucuna bakılmaksızın tüm yargılama giderlerinin yükletilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı, karar duruşmasında davanın reddine karara verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; .... İcra Müdürlüğü' nün 2025/... esas sayılı takip dosyasına davacı tarafından ödenen 459.563,28 TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatı hususuna ilişkindir. Mahkememizce davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti alınıp dosyamıza eklenmiş, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2025/484 Esas sayılı dosyasının UYAP sureti istenmiş, tarafların ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2024-2025 yıllarına ait BA/BS formları celp edilmiş, iddia, savunma, toplanan tüm deliller, taraf ticari defter ve kayıtları ve celp olunan BA/BS formları üzerinde inceleme yapmak üzere dosya uzman SMMM bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunun tetkikinde; ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının davalıdan fazla ödemeden dolayı 455.474,80 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve belgelerini incelenmek ve değerlendirilmek için ibraz etmediği belirtilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davalı taraf, bedeli ödenmeyen faturaya dayalı alacak talebinde bulunmuş ve netice olarak davacı yan söz konusu icra takibine ödemeyi gerçekleştirerek borcu kapatmıştır. Ancak faturaya konu hizmeti almadığını, mükerrer fatura düzenlendiğinden bahisle ödenen bedelin iadesini (istirdatını) talep etmiştir. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. İddia, savunma, alınan bilirkişi raporu, toplanan tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi raporlarından davacının takibe konu ... sıra nolu kvd dahil 288.000,00 TL olan faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların karşılaştırmalı alış şatış analiz formlarında davacının 2 adet fatura 480.000,00 TL davalının 2 adet fatura 480.000,00 TL olarak belirtildiği, davacının takip konusu bedeli ihtirazi kayıt olmadan icra dosyasına ödediği anlaşıldığından, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 7.848,20 TL ' den düşümü ile kalan 7.116,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 73.530,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır