İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/874 E. 2026/759 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/874
Karar No
2026/759
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/874 Esas KARAR NO :2026/759

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/11/2025 KARAR TARİHİ:05/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin emlak komisyonculuğu faaliyetinde bulunduğunu, 04.11.2021 tarihli Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi ve mesleki yeterlilik belgelerine sahip olduğunu, dava dışı ... İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait taşınmazların kiralama işlemlerine aracılık ettiğini, davalı şirket yetkililerinin 09.01.2025 tarihinde müvekkil şirket ile iletişime geçerek taşınmazı görmek istediklerini belirttiğini, müvekkil şirket yetkilisi ... ... tarafından davalıya taşınmazın gösterildiğini ve bu sürece ilişkin whatsapp kayıtlarının mevcut olduğunu, yer gösterme sonrasında tarafların kiralama şartlarını görüştüğünü, davalı şirket yetkilisinin yer gösterme sözleşmesini imzalamaktan kaçınarak müvekkile ödeme yapacağına dair sözlü beyanda bulunduğunu, davalının daha sonra başka bir taşınmazı da müvekkil aracılığıyla kiralayacağını belirterek güven telkin ettiğini ancak bu işlemi müvekkili devre dışı bırakarak gerçekleştirdiğini, müvekkilin kiralama süreçlerini yöneterek 465.000,00 TL artı KDV tutarı üzerinden anlaşma sağlandığını, davalının mal sahibine ödemelerini yaptığını ancak müvekkilin hak kazandığı emlak komisyon bedelini ödemediğini, müvekkil tarafından kesilen faturanın davalı tarafından kabul edildiğini ve bu faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkilin ödenmeyen bedelin KDV'sini devlete ödemek zorunda kaldığını, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/ ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalı şirket yetkilisinin müvekkil şirket yetkilisi ...'ü tehdit ettiğini, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve takibi sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, tarafların tacir olması ve müvekkilin hizmet ifa etmiş olması nedeniyle Türk Ticaret Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca uygun bir ücretin hak edildiğini belirterek davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/ ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 520/3 maddesi uyarınca taşınmaz simsarlık sözleşmelerinin geçerlilik şartı olarak yazılı yapılması gerektiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018 tarihli içtihadı gereği yazılı sözleşme olmaksızın komisyon ücreti talep edilemeyeceğini, davacının icra takibine dayanak alacak iddiasının hukuken geçersiz olduğunu, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca emlakçıların ücrete hak kazanabilmesi için yetki belgesi ve yazılı yetkilendirme sözleşmesi düzenlemesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete taşınmazı gösterdiğine dair imzalı bir yer gösterme belgesi sunamadığını, bu eksikliğin komisyon hakkını baştan ortadan kaldırdığını, davacının daha önce elden ve tanık huzurunda tahsil ettiği komisyon ödemelerini kötü niyetli olarak inkar ettiğini, müvekkilinin daha sonra aynı mal sahibinden başka bir taşınmazı aracısız kiraladığını, davacının bu durumdan haksız kazanç elde etme isteğiyle hareket ettiğini, arabuluculuk aşamasında da ifade edilen bu hususlara rağmen davacının kötü niyetli icra takibi başlattığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021 tarihli kararı uyarınca geçerli delil sunamayan tarafın kötü niyetli takip gerçekleştirdiğinin kabul edildiğini, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın kabul edilmesi gerektiğini, takibin durdurulması ve iptaline karar verilmesini, borcun mevcut olmadığının tespitini, davacının kötü niyetli takip nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi uyarınca yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; .... İcra Müdürlüğü' nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti alınıp dosyamıza eklenmiş, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine müzekkereler yazılarak 2024-2025 yıllarına ait BA-BS formları istenmiş, kira sözleşmesinin sureti dava dışı şirketten istenmiş, iddia, savunma, toplanan tüm deliller ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosya uzman SMMM bilirkişisine verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunun tetkikinde; tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacının 16.09.2025 tarihli ... numaralı 558.000,00 TL tutarındaki e-arşiv faturasının davacı yevmiye defterinde ve cari hesap muavininde borç olarak kayıtlı bulunduğu, vergi dairesi 2025 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizinde de bu faturanın KDV hariç 465.000,00 TL tutarının davalı tarafından hizmet alımı olarak beyan edildiği, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini içeren CD'nin boş olması nedeniyle incelenemediği, davalının elden ödeme iddiasını kanıtlayacak herhangi bir makbuz veya banka dekontu sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre 25.11.2025 dava tarihi itibarıyla 558.000,00 TL ana para bakiyesinin bulunduğu, takip talebindeki yıllık %24 oranına göre hesaplanan 3.302,14 TL işlemli faiz miktarının matematiksel olarak doğru olduğu, faturada ödeme vadesi bulunmadığı ve tebliğ tarihi kesin olarak tespit edilemediğinden temerrüt başlangıcı ile davacının komisyon alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususlarının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı) Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacı tarafından tanzim edilen 16.09.2025 tarihli ... numaralı 558.000,00 TL tutarındaki e-arşiv faturasına dayalı olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/ ... Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatmıştır. Fatura tanzimi tek başına taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını göstermez. Ancak davacı tarafından gönderilen faturanın davalı defterlerine kaydedilmiş olması veya davalı tarafından BA olarak bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirmiş olması halinde faturanın tebliğ edildiği ve fatura konusu hizmetin davalıya verişmiş olduğu kabul edilecektir. Dosya kapsamında alınan rapora göre davalı tarafın ticari defter ve belgelerini içeren CD'nin boş olması nedeniyle ticari defterleri üzerinde bilirkişice inceleme yapılmaması ancak bilirkişi tarafından, vergi dairesi 2025 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizinde de bu faturanın KDV hariç 465.000,00 TL tutarının davalı tarafından hizmet alımı olarak beyan edildiğinin belirtilmesi sebebiyle davacının gönderdiği faturanın davalı tarafından BA olarak vergi dairesine bildirilmesi halinde fatura konusu hizmeti aldığının kabul edileceğinden (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı) bu şekilde fatura konusu hizmetin davalıya verildiği, davalının tebliğ aldığı faturaya 6102 sayılı yasanın 21/2.maddesindeki süresi içinde itiraz etmediğinin anlaşılması ve davalının elden ödeme iddiasını kanıtlayacak herhangi bir makbuz veya banka dekontu sunmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde gerekçeleri itibariyle somut olaya uygun olup, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor hükme esas alınmıştır. Davacı taraf icra takibi başlatmadan önce davalıya ihtarname göndermediği, dolayısıyla davalının temerrüde düşmediği anlaşıldığından davacının faiz talebi reddedilerek, davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile; davalı borçlunun .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 558.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın davasının KISMEN KABULÜ ile; Davalı borçlunun .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 558.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 38.116,98 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40 TL harçtan ve tamamlama harcı olarak yatırılan 56,39 TL' den düşümü ile bakiye kalan 37.445,19 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından ödenen 615,40 TL peşin harcın ve 56,39 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 615,40-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 10.345,00-TL olmak üzere toplam 10.960,40-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.895,92 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 89.280,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 3.302,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin 4.572,94 TL' sinin davalıdan, 27,06 TL' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/874, K. 2026/759, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-874-e-2026-759-k-901a9587644b