İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/535 E. 2026/642 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/535
Karar No
2026/642
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/535 Esas KARAR NO : 2026/642

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2024 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil firma 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun istisna ve muafiyetleri kapsamında, diğer vergi kanunlarının istisna ve muafiyetleri kapsamında tespit edilecek, kesinleşmiş desteklerin müşterilere kazandırılması/kullandırılması/kullandırılabilecek desteklerin bildirilmesi hizmetleri vermekte olduğunu, müvekkil firma tarafından da 15.11.2023 tarihinde imzalanan "Danışmanlık Sözleşmesi"nin 2. maddesi kapsamında davalı firmaya, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından verilmiş izin kapsamında, tespit edilecek, kesinleşmiş desteklerin kazandırlıması/kullandırılması/kullanılabilecek desteklerin bildirilmesi kapsamında danışmanlık hizmeti verildiğini, söz konusu danışmanlık sözleşmesinin 5. maddesi gereğince davalı firmaya kazandırılan teşvik tutarının % 17,5'nin müvekkil firmaya ödenmesi gerektiği hüküm altına alındığını, bu kapsamda müvekkil firma aylarca süren çalışmalar sonucunda davalı firmaya 1.511.954,83 TL kazanç (vergi kazancı/indirimi) sağlamıştır. Sağlanan kazancın % 17,5'i olan danışmanlık hizmeti olarak 264.592,10 TL KDV ile birlikte 317.510,52 TL davalı firmaya fatura kesildiğini ancak geçen zaman içerisinde söz konusu firma danışmanlık hizmeti bedelini ödemediğini, nitekim müvekkil firma tarafından verilen hizmet/ler karşılığı; "07.06.2024 TARİH, ... FATURA NUMARALI VE 317.510,52 TL"lik bir (1) adet fatura düzenlenmiş olup, davalı firmaya gönderildiğini, müvekkil firma ve davalı firma arasında verilen hizmetler ile ilgili gerekli bilgi ve belgeler Watshaap, mail ve benzeri üzerinden iletildiğini, davalı firmadan gelen bilgiler doğrultusunda müvekkil firma tarafından hizmet verildiğini, davalı tarafından fatura/lar ödenmemesi üzerine .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra dosyası kapsamında davalı/borçluya gönderilen ödeme emri 08.03.2023 tarihinde tebliğ edidiğini, davalı taraf, gönderilen ödeme emrine 29.07.2024 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmiş olup, başlayan icra takibi durduğunu, davalının itirazı yersiz olup reddinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, haksız olan itirazın iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esa sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasınınakarar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, dava için öngörülen zaman aşımını süresinde açılamdığını, zaman aşımı defiinde bulunduklarını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, iş bu dava yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin itirazlarının da bulunduğunu, müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davanın haksız olarak açıldığını, müvekkil şirketçe davacıdan danışmanlık dahil hiçbir hizmet almadığı sabit olup davacı tarafça böyle bir hizmet verildi ise bu durumun somut ispat vasıtaları ile ispat etmesinin gerektiğini, davacının müvekkili şirket nezdinde hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılmış davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının teşvik danışmanlık ve hizmet bedelini alamaması nedeniyle başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkememizce davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti alınıp dosyamıza eklenmiş, tarafların ilgili vergi dairelerine müzekkereler yazılarak 2023 yılı BA/BS formları istenmiş, ... ... ve Teknoloji Bakanlığına ve Gelir İdare Başkanlığına yazılar yazılarak ilgili evraklar istenmiş, iddia, savunma, toplanan tüm deliller, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmasına karar verilmiş, mahkememizce bilirkişi raporu ve talimat raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyet raporunun tetkikinde; incelenen davacı şirkete ait 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ... ... Tekstil ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin şirket merkezinin .../... olması nedeniyle davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının tarafımdan incelenemediği, davacı ... A.Ş.'nin, ihtilafa konu ettiği 07/06/2024 tarihli ... numaralı 317.510,52 TL tutarlı “DANIŞMANLIK HİZMETİ ” açıklamalı e-Faturanın davalı tarafınından Kabul edilmeyerek kanuni sure içerisinde ihtarnameyle iade edilmesinden dolayı davacı şirketin ihtilafa konu olan faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almadığı, bu nedenle davacı yanın ticari defterlerinde icra takip tarihi olan 05/07/2024 tarihi itibariyle herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalı ... Hazırgiyim Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ise ihtilafa konu olan faturayı Kabul etmeyerek .... Noterliği aracılığıyla 12 Haziran 2024 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesini davacı yana keşide ederek kanuni süre içerisinde fatura ve içeriğine itiraz ettiği, davacının dava konusu alacağının ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir. Talimat bilirkişi raporunun tetkikinde; ... ... Şirket'nin 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı T.T.K.” un 64, 65 ve 88. maddesi uyarınca, V.U.K.” nun 257. Maddesi ve 5766 sayılı, A. A.T. U. K.” nun 17. Maddesi hükümlerine uygun olarak elektronik ortamda tutulduğu, (e) Defter Beratlarının yasal süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığının ( e ) Defter Portalına gönderildiği tespit edilmiş olup, bu sebeple davacının sahibi olduğu 2024 yılına ait ticari defterinin V.U.K hükümlerine, T.T.K. hükümlerine ve HMK. 222 maddesi hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfi taşıyabileceği, davalı ... ...'nin ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, karşılaştırmalı analiz tablolarının Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde yer alan elektronik verilerden (e-Fatura, e-Arşiv ve beyan sistemleri) üretildiği, bu nedenle söz konusu tablolarda yer alan kayıtların davalı tarafından muhasebe kayıtlarına alındığı veya kabul edildiği anlamına gelmeyeceği, davacı şirket ile davalı şirket arasında danışmanlık sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmede kaşe ve imzaların yer aldığı, ayrıca taraflar arasında şirket çalışanları aracılığıyla e-posta ve WhatsApp üzerinden yazışmalar yapıldığı, davalı ... Hazır Giyim Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/A maddesi kapsamında indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlandığı ve bu kapsamda toplam 1.511.954,83 TL tutarında vergi avantajı sağladığı, söz konusu vergi avantajının davacı şirket tarafından sağlanan danışmanlık hizmeti neticesinde elde edilip edilmediğine ilişkin olarak, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde kesin bir sonuca ulaşılamamış olup, bununla birlikte, vergi avantajından taraflar arasında akdedilen sözleşme sonrasında yararlanılmaya başlanmış olması ve şirket çalışanları aracılığıyla e-posta ve WhatsApp üzerinden bilgi ve belge paylaşımının yapılmış olması hususlarının, bu yönde emare teşkil ettiği ve bu itibarla, belirtilen hususlar birlikte dikkate alındığında, söz konusu durumun kesin ve açık bir ispat niteliği taşıyıp taşımadığının, takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Dava konusu faturanın düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Dosyadaki belgeler, gerekçeleri itibariyle somut olaya uygun olup denetime elverişli bilirkişi raporu bilirkişi, davacı tarafından düzenlenen 07/06/2024 tarihli ... numaralı 317.510,52 TL tutarlı “DANIŞMANLIK HİZMETİ ” açıklamalı e-Faturanın davalı tarafınından kabul edilmeyerek kanuni sure içerisinde ihtarnameyle iade edilmesinden dolayı davacı şirketin ihtilafa konu olan faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almadığı, bu nedenle davacı yanın ticari defterlerinde icra takip tarihi olan 05/07/2024 tarihi itibariyle herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edilmesi, davalının borcu reddetmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının alacağının ispat edemediği kanaatine varılmış; davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen tarafın o vakıayı başka delillerle ispat edemediği durumda diğer tarafa yemin teklifinde bulunabileceği, yeminin iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtası olduğu, hâkimin davalının iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde davacı tarafa dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de re'sen hatırlatması gerektiği, aksi hâlde davalının tüm delillerinin toplanıp değerlendirilmemiş olacağı anlaşılmakla (Emsal Yargıtay 7. HD 2022/6865 E. 2023/688 K. Sayılı ilamı) davacı vekilinin 14/09/2026 tarihli duruşmada yemin deliline başvurmayacaklarını ifade etmesi de dikkate alınarak, davacı tarafın davasının reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 3.834,74 TL ' den düşümü ile kalan 3.102,74 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 50.801,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/09/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/535, K. 2026/642, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-535-e-2026-642-k-299955da0e2a