İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/857 E. 2026/478 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/857
- Karar No
- 2026/478
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/857 Esas KARAR NO : 2026/478
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 03/11/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından, 30/12/2024 tarihinde davalı-borçlunun müvekkili bankanın ... Şubesi'ne gelerek 88.000,00 TL çekmek istediğini, ancak davalıya sehven 98.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu suretle 10.000,00 TL kasa noksanı oluştuğunu, davalı ile irtibata geçilerek tutarın iadesinin talep edildiğini ancak davalının iadeden imtina ettiğini, bunun üzerine sehven ödenen 10.000,00 TL asıl alacak ile ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen (yıllık reeskont avans faizi ile hesaplanan) 580,21 TL faiz olmak üzere toplam 10.580,21 TL'nin tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının sebepsiz zenginleştiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek; söz konusu itirazın iptali ile icra takibinin devamına, İİK m. 67 uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin tüketildiğini, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... dosya sayılı ve ... tarihli Anlaşmama Son Tutanağı ile arabuluculuk faaliyetinin anlaşmama ile sonuçlandığını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın iddiasının tamamen soyut, tek taraflı banka kayıtlarına dayalı ve ispattan uzak olduğunu, TMK m. 6 uyarınca ispat yükünün iddia sahibi olan davacı bankada bulunduğunu, bankaların güven kurumu olmaları nedeniyle basiretli tacir gibi davranma ve objektif özen yükümlülüğü altında olduklarını, müvekkiline ait imzalı dekontun aksinin aynı kuvvette yazılı bir delille ispatlanması gerektiğini, kamera kayıtlarının da eldeki para miktarını ve küpür adetlerini kesin olarak tespite elverişli olmadığını, davacı bankanın kendi iç işleyişinden kaynaklanan kasa noksanı kayıtlarının tek başına müvekkilinin fazla para aldığı anlamına gelmeyeceğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, ayrıca davacı bankanın haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle İİK m. 67/2 uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davalıya, davacı banka nezdinde bulunan hesabından 30.12.2024 tarihli para çekme işleminde 88.000,00 TL yerine 98.000,00 TL ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise fazla yapılan ödemenin miktarı ve bu miktara işleyen faiz miktarının tespitinden ibaret olduğu anlaşıldı. DELİLLER Mahkememizin... tarihli ... Esas sayılı Basit Yargılama Usulü Tensip Tutanağı ile yargılamaya başlanmış, 11/03/2026 tarihli Ön İnceleme Tutanağı düzenlenmiş, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü bakımından banka nezdindeki defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişi incelemesine karar verilmiştir. Mahkememizce 12/03/2026 tarihinde davacı ... A.Ş.'den davalıya ait tüm bilgi ve belgelerin celbi için yazı yazılmıştır. Bilirkişi ... (sicil no: ...) tarafından düzenlenen 25/04/2026 tarihli rapor dosyaya sunulmuş, tarafların rapora karşı beyan ve itirazları alınmıştır. Tahkikatın tamamlandığı 01/07/2026 tarihli celsede, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının ve bankaya yeniden müzekkere yazılması talebinin reddine karar verilmiş, taraflara son sözleri sorularak açık yargılamaya son verilmiştir. Dosya arasında; ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası, dava şartı arabuluculuk son tutanağı, davalıya ait ... ve ... hesap bilgileri, davacı bankaca ibraz edilen dekont örnekleri, kasa noksanı raporları, para sayım kayıtları, 25/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ve ekleri ile duruşma tutanakları bulunmaktadır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 25/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya içerisindeki ve ulaşılabilen bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; şube içerisindeki kamera kayıtlarının 180 günlük süre içerisinde silindiği bilgisinin alınmasının yanı sıra kamera kayıtlarının bilirkişi heyetine ibraz edilemediği ve kamera kayıtlarının bulunmadığı saptanmıştır. Ayrıca şubeden temin edilebilen 31/12/2024 tarihindeki 10.000.-TL'lik nakit fiziki para dökümlerinin de mevcut olmayışı sebebiyle; 31/12/2024 ve 02/01/2025 tarihlerinde kesilen 720.-TL, 49.270,51-TL ve -9.990,51.-TL tutarlı kasa noksan fişleri heyetçe incelenmiş olup, 10.000.-TL kasa noksanının eksik olması, kamera görüntülerinin bulunmayışı ve mevcut bilgi ile belgelerle yapılan fazla ödeme ile ilgili sunulan dekont ve makbuzlarda fiziki tutar dökümünün tespit edilememiş olması gerekçeleriyle, bu şartlar altında mevcut kasa fazlası ile ilgili takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatinde anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı banka tarafından davalıya sehven fazla ödeme yapıldığı iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, kural olarak herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Somut uyuşmazlıkta davacı banka, 30/12/2024 tarihinde davalıya 88.000,00 TL yerine sehven 98.000,00 TL ödendiğini ve bu suretle 10.000,00 TL kasa noksanı oluştuğunu ileri sürmekte olup, bu olgunun ispat külfeti davacı bankaya aittir. Mahkememizce aldırılan ve denetime elverişli bulunan 25/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu 31/12/2024 tarihine ait güvenlik kamerası kayıtlarının bankaca ibraz edilemediği, ilgili kayıtların banka içi 180 günlük saklama süresi dolduğundan silinmiş olabileceğinin banka yetkililerince bildirildiği; davalı ...'ın imzasını taşıyan tek dekontun 76.000,00 TL tutarlı olup dava konusu işlemle ilgisinin bulunmadığı ve bankaca sehven UYAP sistemine kaydedildiğinin banka yetkililerince beyan edildiği; dava konusu 88.000,00 TL tutarlı dekontun ise ıslak imzalı aslının banka kayıtlarında bulunamadığı, bankaca yalnızca ekran görüntüsü olarak ibraz edilebildiği ve bu belge üzerinde ödemeye konu paranın küpür ve adet dökümünün yer almadığı tespit edilmiştir. Yine bilirkişi raporunda, kasa noksanı kayıtlarının da davacı bankanın iddiasını doğrular nitelikte olmadığı ortaya konulmuştur. Şöyle ki; olayın gerçekleştiği ileri sürülen 31/12/2024 tarihinde kasada yalnızca 720,00 TL'lik bir noksanlığın tespit edildiği, iddia edilen 10.000,00 TL tutarındaki noksanlığın önemli bir kısmını oluşturan 9.270,51 TL'lik fişin ise ancak ertesi iş günü olan 02/01/2025 tarihinde, şubece yapılan sonraki bir değerlendirme sonucunda kesildiği anlaşılmaktadır. Hayatın olağan akışı gereği, iddia edildiği şekilde 10.000,00 TL tutarında bir kasa noksanının bulunması hâlinde bu noksanlığın olay tarihinde ve tek bir işlemle tespit edilip muhasebeleştirilmesi beklenir; noksanlığın ertesi gün başka bir işlemle ilişkilendirilerek tamamlanmış olması, iddianın somut ve kesin bir şekilde ispatlanmasına elverişli değildir. Para sayım kayıtları yönünden yapılan incelemede de, davacı banka tarafından davalıya 18.000,00 TL ödendiği ileri sürülmüş ise de, kamera kayıtlarının ibraz edilememesi nedeniyle bu tutarın fiilen ödenip ödenmediği ve fazla ödendiği iddia edilen 10.000,00 TL'nin somut olarak hangi işlemden kaynaklandığı tespit edilememiştir. Bilirkişi, tüm bu hususları birlikte değerlendirerek, mevcut bilgi ve belgelerle davacı bankanın iddia ettiği fazla ödemenin ve buna bağlı kasa noksanının kesin olarak ispatlanamadığı sonucuna ulaşmış; nihai takdirin Mahkememize ait olduğunu belirtmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, kasa açığı iddiasının kabul edilebilmesi için bu hususun kasa sayım tutanakları, devir-teslim kayıtları ve muhasebe belgeleriyle somut olarak ortaya konulması gerekmekte olup, soyut kasa açığı iddiasına dayanılarak karşı tarafa sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir. Nitekim istikrar kazanmış bölge adliye mahkemesi içtihatları da aynı doğrultudadır. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı ve 08/07/2024 tarihli kararında, bankaca ileri sürülen kasa açığı iddiasının, gişe kamerası görüntülerinin banknot adet ve küpürlerini net biçimde ortaya koyamaması nedeniyle ispatlanamadığı, ispat yükünün davacı banka üzerinde olduğu ve bu yükün yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı isabetli bulunarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Aynı şekilde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 03/06/2024 tarihli kararında da, kamera görüntülerinden banknot küpürlerinin net biçimde tespit edilememesi nedeniyle bankanın fazla ödeme iddiasının ispatlanamadığı kabul edilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ...Karar sayılı ve 21/04/2022 tarihli kararında ise, müşteri imzasını taşıyan dekontta yazılı tutarın esas alınması gerektiği, davacı bankanın bu dekonta karşı iddiasını yazılı ve kesin bir delille ispat edemediği vurgulanmıştır. Somut olayda da, davalının imzasını taşıyan tek dekontun (76.000,00 TL) davaya konu işlemle ilgisinin bulunmadığı, davaya konu 88.000,00 TL tutarlı dekontun ise imzasız ve yalnızca ekran görüntüsü niteliğinde olduğu gözetildiğinde, davacı bankanın iddiasını yazılı ve kesin nitelikte bir delille kanıtlayamadığı sonucuna varılmıştır. Son olarak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ...Karar sayılı ve 13/04/2022 tarihli kararında da benzer bir uyuşmazlıkta, davalıya fazla ödeme yapıldığına ilişkin kamera kaydı ve başkaca kesin delil bulunmadığından davanın reddi gerektiği, ayrıca davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından İİK m. 67/2 koşullarının oluşmadığı ve kötüniyet tazminatı talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anılan Daire kararındaki bu değerlendirme, somut uyuşmazlıkta her iki tarafın taleplerinin akıbeti bakımından da yol gösterici niteliktedir. Yukarıda açıklanan tüm bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve emsal yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; davacı bankanın, davalıya 30/12/2024 (bilirkişi raporuna göre 31/12/2024) tarihinde sehven fazla ödeme yapıldığı ve bu suretle 10.000,00 TL kasa noksanı oluştuğu iddiasını, TMK m. 6 uyarınca kesin ve yazılı nitelikte delillerle ispat edemediği; güvenlik kamerası kayıtlarının ibraz edilememesi, davalıya ait imzalı dekontun dava konusu işlemle ilgisinin bulunmaması, dava konusu tutara ilişkin dekontun imzasız ve fiziki para dökümünden yoksun olması, kasa noksanı fişlerinin olay günü değil ertesi iş günü düzenlenmiş olması karşısında iddianın soyut kaldığı anlaşılmakla, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebine gelince; İİK m. 67/2 uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun, alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde ya da bilmesi gerektiği hâlde icra takibi yapmaktan kaçınmamış olması gerekir. Somut olayda davacı bankanın, kendi kayıtlarına ve iç incelemesine dayanarak bir alacak iddiasıyla takip başlattığı, bu iddianın yargılama sonucunda ispat edilememiş olmasının tek başına davacının kötüniyetli hareket ettiğini göstermeyeceği, davacının takibi haksız olduğunu bilerek veya bilmesi gerektiği hâlde başlattığına dair dosyada somut bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 10.580,21TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır