İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/639 E. 2026/856 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/639
Karar No
2026/856
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/639 Esas KARAR NO : 2026/856 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 19-11-2024 tarihinde ... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, sigortalı araç sürücüsünün olay yerinde plakayı düşürerek olay yerini terk ettiğini ve bu durumun ifade tutanakları ile ikrar edildiğini, sigortalı davalının olay yerini terk etmesi nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından TTK m. 1481 ve ... Genel Şartları B. 4. maddesi kapsamında sigorta tazminatı ödendiğini, davalı tarafla yürütülen ... Arabuluculuk Bürosu ... esas sayılı dosyasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket tarafından ... poliçesinden 200.000,00 TL ve ... poliçesinden 23.000,00 TL olmak üzere toplam 223.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, huzurdaki davanın ... poliçesinden ödenen 200.000,00 TL ana para üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, ... Genel Şartları B. 4/f bendi uyarınca olay yerini terk etmenin rücu sebebi teşkil ettiğini, Yargıtay 4. HD. ...E. ve ... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere maddi hasarlı kazalarda dahi olay yerini terk etmenin rücu sebebi sayıldığını, davalının olay yerini zorunlu nedenlerle terk ettiğini ispat yükünün kendisinde olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 201.709,59 TL üzerinden devamına, 06/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen bir cevabına rastlanmadığı gibi yargılamanın hiçbir aşamasında da duruşmaya katılmadığından yargılama yokluğunda görülmüş ve neticelendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf 19/11/2024 tarihinde sigortalısı bulunan ... Plakalı aracın ... Plakalı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davalının olay yerini terk etmesi sebebiyle kusurlu olduğu iddiası ile davacı tarafından ... kapsamında ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili için davacının davalı aleyhine ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu takipte haklı olup olmadığı ve davalının bu takibe yaptığı itirazda haklı olup olmadığı noktasında toplanmıştır. ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Sigorta AŞ, borçlunun dosyamız davalısı ...olduğu alacak tutarının 37.968,40 TL asıl alacak ve faizlerle birlikte toplam 224.906,19 TL olduğu anlaşılmşıtır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Dosya 1 Mali Müşavir ve 1 Sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu raporda; davalı tarafın olay yeri terkine ilişkin somut delil dosya içerisine sunulmadığından, davacı tarafın rücu hakkı bulunduğu takdir edilmiş olup hukuki değerlendirme mahkemeniz takdirine bırakılmıştır. Davalı tarafın takip tarihi olan 19.12.2024 tarihi itibariyle 213.783,46.-TL borçlu olduğu, Davacının İşlemiş Faiz talebi yönünden ise, Dava dosyası incelemelerimizde davalının temerrüdüne dair bir belge tarafımızdan görülmemiş olup, ancak Sayın Mahkeme tarafından 19.12.2024 takip tarihi itibariyle 1.827,41.-TL işlemiş faiz talep edebileceği, Sayın Mahkeme tarafından işlemiş faizin kabul edilmemesi halinde, davacı yanın davalı yandan 213.783,46.-TL alacaklı olduğu, işlemiş faizin kabul edilmesi halinde davacı yanın davalı yandan 19.12.2024 takip tarihi itibariyle 215.610,87.-TL alacaklı olduğu yönünde rapor ibraz edilmiştir. Davalıya ait ... plakalı aracın 04/03/2024-04/03/2025 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi tarafından ... poliçesi ile sigortalandığı ve ... plakalı aracın19/11/2024 tarihinde ... Plakalı araç ile trafik kazasına karıştığı ve dosya kapsamında bulunan ... Subaşı'na ait ifade tutanağından davalıya ait araç ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yol kenarında bulunan araçlara çarptığı ve işten çıkarılma korkusu ile olay yerinden ayrıldığı, yine ...'in beyanında ise ... plakalı aracın ön ve arka tamponu ve sağ arka lastiğinde hasar gördüğünü ve yerde kaçan araçtan düşen ... plakalı araçtan düşen plaka ile emniyete başvurduğunu beyan etmesi karşısında davalıya ait aracın sürücüsü olan Fatih Subaşı'nın kazadan sonra işten çıkarılma korkusu ile kaza yerini terk ettiği ve bu terkin ... Genel Şartları B.4. maddesi uyarınca; Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerden olmaması karşısında Davalı sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk sebebinin, mevcut Yargıtay Kararı doğrultusunda herhangi bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde, .../Trafik Sigortası kapsamında davacı sigorta şirketinin davalı araç maliki sigortalısına rücu edebileceği, genel şartların B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı... Kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden kaza yerinin terk edildiğinin, davalı tarafça ileri sürülmemiş ve ispatlanmamış olduğundan, davalıya ait sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk sebebinin zorunlu hallerden olmadığının anlaşıldığı ve dava konusu somut olayda rücu koşullarının gerçekleşmiş olduğu, bu nedenle davacı sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu etme hakkının bulunduğu anlaşılmış ve taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı tarafın davasında 201.709,59 TL talep etmesi sebebiyle davacı tarafın dava dışı 3. Kişilere ödemiş olduğu tazminatı ... genel şartları B/4-f maddesi gereği davalıdan tahsil edebileceği anlaşılmış ve davanın kabulü ile, davalının ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 200.000,00 TL asıl alacak ve 1.709,59 TL işlemiş faiz olmak üzere 201.709,59 TL üzerinden devamına, asıl alacak 200.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan %20 oranındaki 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalının ... 29. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 200.000,00 TL asıl alacak ve 1.709,59 TL işlemiş faiz olmak üzere 201.709,59 TL üzerinden devamına, asıl alacak 200.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 13.778,78 TL harçtan başlangıçta alınan 2.320,17 TL'ın mahsubu ile bakiye 11.458,61 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvuru harcı ve 2.320,17 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 81.623,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 3.140,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/639, K. 2026/856, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-639-e-2026-856-k-1ef6663c4814