İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/836 E. 2026/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/836
- Karar No
- 2026/635
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2025/836 Esas KARAR NO :2026/635
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :19/11/2025 KARAR TARİHİ :15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete ... satışı yapıldığını, 16.06.2025 tarihli ve ... numaralı 30.673,81-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalı tarafın söz konusu tutarı ödemediğini, şirket ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalı şirket tarafından fatura tarihinden bir aydan fazla süre geçtikten sonra 17.07.2025 tarihli ve ... numaralı 30.673,81-TL bedelli iade faturasının hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, ürün iadesinin gerçekleşmediğini, müvekkilinin ödeme konusunda oyalandığını, davalı hakkında ... 31. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlunun yasal süresi içinde borca itiraz ettiğini, davalının itirazlarının hukuken dayanaksız olduğunu, cari hesap ekstreleri ve defter kayıtları incelendiğinde borcun ödenmediğinin görüleceğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmediği için içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, davalının süresinde yapılmış bir itirazının bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarına göre süresinde itiraz edilmeyen faturalar için sonradan düzenlenen iade faturalarının sonuç doğurmadığını, davalının itirazlarının haksız olduğunu ve sadece tahsili geciktirme amacı taşıdığını, alacağın likit olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu, müvekkilinin mağdur edildiğini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereği arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, 11.09.2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu ... sayılı dosyasında anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini, borçlunun takip konusu borcu faiziyle ödemeye ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... 31. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptali davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirttiğini, müvekkil şirkete satılan ... Makinesi isimli ürünün ayıplı çıktığını ve Euro sayarken sürekli hata verip gerçek paraları sahte olarak algıladığını ifade ettiğini, ürünün mevcut haliyle kullanılmasının mümkün olmadığının davacı tarafa derhal bildirildiğini, davacı tarafın yazılım güncellemesi yapılması gerektiğini belirttiğini ancak bu güncelleme için personel görevlendiremediğini vurguladığını, müvekkil şirketin ödeme yapmaya hazır olmasına rağmen üründen faydalanamadığı için ödemeden çekinildiğini açıkladığını, ayıplı ürünün aylarca kullanılamaması sebebiyle iade faturası düzenlendiğini, ürünün hassas sensörler içermesi nedeniyle kargo riskine girilmediğini ve davacı tarafın ürünü teslim almaya davet edildiğini, davacı tarafın ayıplı ürünü teslim almadığı gibi haksız icra takibi başlattığını ileri sürdüğünü, faturaya itiraz edilmemesinin borcun doğduğu anlamına gelmediğini ve Yargıtay içtihatları uyarınca malın çalışır vaziyette teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu savunduğunu, davacı tarafın malın çalışır vaziyette teslimine dair irsaliye sunamadığını belirttiğini, müvekkil şirket tarafından kesilen iade faturasına davacı tarafça 8 gün içinde itiraz edilmediğini ve bu durumun faturayı kesinleştirdiğini ifade ettiğini, tarafların birbirinden alacağı olması sebebiyle takas uygulanmasının mümkün olduğunu dile getirdiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak davanın reddini talep ettiğini, davacı tarafın icra dosyasındaki alacak tutarının yüzde 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istediğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Mali Müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen 01/08/2026 tarihli raporda özetle; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 16.06.2025 tarihli ve ... numaralı satış faturasının 30.673,81 TL tutarında olduğu, fatura konusu... sayma makinesinin davalıya teslim edildiğinin davalının cevap dilekçesi ve WhatsApp yazışmalarıyla doğrulandığı, davalının satış faturasına TTK m. 21/2 uyarınca sekiz günlük yasal sürede itiraz ettiğini gösteren herhangi bir belge sunmadığı, davalı tarafından 17.07.2025 tarihinde aynı tutarda tek taraflı iade faturası düzenlenmesine rağmen makinenin davacıya fiilen iade edildiğine dair teslim tutanağı veya sevk irsaliyesi gibi bir belgenin dosyada bulunmadığı, davacının iade faturasını kabul etmeyerek 18.07.2025 tarihinde karşı iade faturası düzenlediği ve bu nedenle davalının tek taraflı iade işleminin satış bedelini ortadan kaldıran bir nitelik taşımadığı, davalının makinenin ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı yönündeki savunmasını destekleyen servis kaydı, arıza tespit tutanağı veya teknik rapor gibi herhangi bir vesikanın dosyada mevcut olmadığı, WhatsApp yazışmalarında da ayıp bildirimine rastlanmadığı, dava dilekçesindeki 30.678,81 TL değerinin satış faturası ile takip konusu alacak arasındaki 5,00 TL farkın maddi yazım hatasından kaynaklandığı ve mali tespitte 30.673,81 TL tutarının esas alındığı, icra takip talebinde takip öncesi faiz istenmeyip 26.08.2025 tarihinden itibaren reeskont avans faizi talep edildiği, tarafların tacir olması nedeniyle davalının ihtara gerek kalmaksızın takip tarihi itibarıyla mütemerrit sayıldığı, davalının ayıp ve iade savunmalarının somut belgelerle doğrulanamadığı, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 30.673,81 TL asıl alacaklı olduğunun mali yönden kabul edildiği ve nihai hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. ... 31. İcra Dairesi ...E. Sayılı İcra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun ise davalı ... Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça 30.673,81 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosyada taraf beyanları, faturalar, ticari defter kayıtları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafça davalı şirkete ... sayma makinesi satışı yapıldığı, 16.06.2025 tarihli ve ... numaralı 30.673,81-TL bedelli fatura düzenlendiği, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davacı tarafça, davalı aleyhine, itirazın iptali davasına konu ... 31. İcra Dairesi...E. Sayılı İcra dosyası ile takip başlatıldığı, her ne kadar davalı tarafça takibe itiraz edilmiş ve takip durmuş ise de; ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu ile davacının davalıdan takipteki miktar kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı taraf her ne kadar faturaya konu para sayma makinesinin ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, dosya kapsamından ayıp ihbarına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı, davalı tarafın kendisine tebliğ edilen fatura ve içeriğine karşı yasal süre olan 8 gün içerisinde itiraz etmediği, dolayısı ile davacının davalı şirketten takipteki miktar kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.095,67 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.480,27 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.678,81 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.230,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 105,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 15.105,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 15/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır