İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/188 E. 2026/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/188
Karar No
2026/768
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/188 Esas KARAR NO : 2026/768

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/03/2026 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden verdiğini, taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan; 22.08.2025 tarihli 21.328,89-TL tutarlı,25.08.2025 tarihli 20.116,35-TL tutarlı, 25.08.2025 tarihli 70.464,71-TL tutarlı, 12.12.2025 tarihli 1.822,45-TL tutarlı fatura olmak üzere 4 adet fatura borcu ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedelini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet verdiğini ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, 397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturalar gönderildiğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilen/iade edilen fatura söz konusu olmadığından yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafça fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakla birlikte davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimento örneği de dilekçe ekimizde ve delillerimizde sunulmuştur. Davalı tarafa verilen hizmet neticesinde, faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili şirketçe takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına ve TTK.21/2.maddesine göre tebliğden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturalar kabul edilmiş sayılır ve borç tutarı kesinleşir. davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde II - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde ifade edildiğini, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları alt başlıklı 1530/2. maddesine göre; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer" şeklinde hüküm altına alındığını, davalının takip konusu alacağın tamamına, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğundan, ticari dava şartı arabuluculuk süresinde de anlaşma sağlanmadığını, takibin devamı için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan sebeplerle, takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 113.732,40- TL asıl alacak ve 19.355,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 133.087,53-TL alacağımızdan dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafına usulüne uygun olarak tensip zaptı, tevzi formu ve dava dilekçesi ile eklerinin tebliğ edildiği ancak davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davası faturaya dayanan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıya uluslararası hava taşıma hizmeti verip vermediği; hizmet karşılığında düzenlendiği iddia olunan faturalar yönünden takip kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı, varsa talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususundadır. Tarafların delilleri toplanmış, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığa ilişkin mali müşavir bilirkişisinden rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişinin 18.08.2026 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafından 2025 yılının Ocak-Aralık dönemlerinin tamamına ait yevmiye ve büyük defter XML dosyaları ile GİB onaylı beratların sunulduğu, Ocak ayı beratlarının açılış ve Aralık ayı beratlarının kapanış onayı niteliğinde olduğu; davacı tarafından Şubat-Kasım 2025 dönemlerine ait berat örnekleri ile envanter defteri ara onayının sunulduğu, ancak Ocak ve Aralık ayı beratları ile e-defter XML dosyaları bulunmadığından davacı defterlerinin tam dönem açılış-kapanış ve kayıt bütünlüğünün tek başına doğrulanamadığı; davacı cari hesap kayıtlarının davalı e-defterleri ve vergi dairesi verileriyle karşılaştırıldığı, takibe konu ..., ..., ... ve ... numaralı dört faturanın davacı ve davalı kayıtlarında aynı tarih ve tutarlarla yer aldığı; davalı defterlerinde bu faturalar için ödeme, iade veya ters kayıt bulunmadığı; fatura toplamının 113.732,40 TL olduğu, davacı cari hesabının 113.732,40 TL borç bakiyesi, davalının 320.01.029 kodlu satıcı hesabının kapanış fişinden önce 118.810,62 TL alacak bakiyesi verdiği; iki hesap arasındaki 5.078,22 TL farkın yalnız davalı kayıtlarında bulunan ve takip konusu yapılmayan 16.06.2025 tarihli 4.446,33 TL ile 01.09.2025 tarihli 631,89 TL tutarlı iki faturadan kaynaklandığı; bu farkın takibe konu 113.732,40 TL asıl alacağı azaltmadığı, davalı defterlerinde 28.12.2025 tarihli ... numaralı 1.822,45 TL tutarlı faturaya 30.12.2025 tarihinde ... numaralı aynı tutarlı iade faturası düzenlendiği; iadenin iki gün içinde ve icra takibinden önce yapıldığı; söz konusu faturanın takip ve dava konusu olmadığı; takibe konu dört faturaya ilişkin sekiz günlük süre içinde veya sonrasında düzenlenmiş iade faturası bulunmadığı, dosyadaki taşıma belgelerindeki gönderi numaralarının Ağustos 2025 tarihli faturalarla uyumlu olduğu; taşıma belgelerinde teslim alan imzası bulunmamakla birlikte takibe konu üç taşıma faturasının davalı tarafından kargo/taşıma gideri ve satıcı borcu olarak, 12.12.2025 tarihli noter faturasının da gider/KDV ve satıcı borcu olarak kaydedildiği; vergi dairesi karşılaştırmalı alış-satış analizinde davacı ile davalı arasında 2025 yılı için 9 belge ve KDV hariç 185.210,05 TL tutarın iki taraf verileriyle eşleştiği, mali incelemeye göre 21.01.2026 takip tarihi itibarıyla davacının takibe konu dört faturadan kaynaklanan asıl alacağının 113.732,40 TL olduğu, sözleşmedeki fatura tarihinden itibaren on beş günlük vade ve takipte kullanılan dönemsel avans faizi oranları esas alınarak hesaplanan işlemiş faizin 17.289,27 TL olduğu; takipte 19.355,13 TL talep edildiği; 2.065,86 TL farkın faizin fatura tarihlerinden başlatılmasından kaynaklandığı; takip tarihi itibarıyla 113.732,40 TL asıl alacak ve 17.289,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 131.021,67 TL olduğu, takipten sonra asıl alacağa uygulanacak faiz, icra inkâr tazminatı ve hukuki sonuçlara ilişkin nihai takdirin mahkememize ait olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E. ...K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ...E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar) Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E., ...K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında 28.01.2025 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre fatura bedelinin vade tarihinin faturanın tanzim edildiği tarihten 15 gün sonra olduğu, vadesinde ödeme yapılmaması halinde davacının herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın vade tarihinden itibaren aylık %3 akdi faiz veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek iseo oranda gecikme faizi talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ve taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara istinaden davalı tarafından iade faturası düzenlenmediği, ticari defterler arasındaki farkın takip konusu edilmeyen faturadan kaynaklandığı, eş deyişle dava konusu icra takibine dayanak faturalar konusunda tarafların ticari defterleri arasında mutabakat bulunduğu, davalı tarafından fatura bedellerinin ödendiğine dair bir delilin dosyaya sunulmadığı, tarafların BA BS formları arasında da mutabakat bulunduğu, davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 113.732,40 TL asıl alacak ve 17.289,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 131.021,67 TL olduğu, alacak likit ve itiraz haksız ve itiraz haksız olduğundan davalının asıl alacağın %20'sine karşılık gelen miktarda icra inkar tazminattan da sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE Davalının ... 10. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu icra takibine itirazının 113.732,40 TL asıl alacak, 17.289,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 131.021,67 TL yönünden iptaline Kabul edilen kısım yönünden itiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’sine karşılık gelen 22.745,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına Fazlaya ilişkin talebin reddine Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.950,09-TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 1.607,37-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 7.342,72-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.065,86-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 9.167,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 9.024,70-TL yargılama gideri ile 1.607,37-TL peşin harç ve 732,00-TL başvuru harcı toplamı 11.364,07-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.906,86-TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 93,14-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/188, K. 2026/768, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-188-e-2026-768-k-84a25a514ed8