İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/251 E. 2026/774 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/251
- Karar No
- 2026/774
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/251 Esas KARAR NO : 2026/774
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Şirketi arasında imzalanmış 31.05.2022 tarihli Depolama ve Dağıtım Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından davalıya, imza tarihinden itibaren sözleşme hükümleri uyarınca depolama ve dağıtım hizmeti sunulduğunu, bu hizmetlerin sözleşme uyarınca belirlenen hizmet bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine ... 31. İcra Dairesi... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu icra takibine 19.02.2024 tarihinde haksız şekilde itiraz edildiğini, işbu itiraz talebi tarafımıza tebliğ edilmediğini, bu nedenle işbu davayı açma, davalı borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve takibe konu alacağın asgari yüzde yirmisi tutarında icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesini talep etme zorunluluğumuz doğduğunu, müvekkili ...A.Ş, müşterilerinin ürünlerinin depolarında saklanması ve müşterilerin talebine istinaden bu ürünlerin depolardan çıkışı yapılarak ilgili üçüncü kişilere teslim edilmesi konusunda hizmet sunan bir fulfillment şirketi olduğunu, taraflar arasına imzalanan 1.05.2022 tarihli Depolama ve Dağıtım Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca taraflar kısaca, Müvekkil ... tarafından davalıya ait malların depolarda depolanması, dağıtılması ve buna bağlı yan hizmetlerin sunulması; davalı tarafından bu hizmete karşılık Sözleşmede belirtilen hizmet bedelinin ödenmesi edimlerini karşılıklı olarak yüklenmişlerdir. Sözleşmenin taraflarca imzalanmış örneği işbu dilekçe ekinde mevcut olduğunu, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalı, depolanmasını istediği ürünlerini çeşitli periyotlarla müvekkilinin depolarına teslim ettiğini, ürünler müvekkili tarafından sözleşmeye uygun şekilde depolanmış ve gerekli diğer yan hizmetler sunulduğunu, bir diğer deyişle müvekkili tarafından sözleşmeye konu tüm hizmetler yerine getirildiğini, zaten işbu dava tarihinde dahi, davalıya ait olan ve müvekkili tarafından depolanan ürünler, müvekkilinin depolarında bulunmakta olup işbu durum müvekkilinin konusunda fiili karine teşkil ettiğini, nitekim tüm sözleşme ilişkisi boyunca davalı tarafından hizmetlerin sözleşmeye uygun şekilde sunulmadığına ilişkin hiçbir itiraz veya yazılı bildirimde bulunulmadığını, öte yandan aşağıda detaylıca açıklanacağı üzere, müvekkili tarafından ilgili hizmetlere yönelik düzenlenen faturalara davalı tarafından yasal süresi edilmediği için TTK 21/2. madde ile yerleşik Yargıtay uygulamaları ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre davalının ilgili faturalara konu hizmetin alındığı/fatura muhteviyatının doğru olduğu kabul edildiğini, tüm bunların gösterdiği üzere müvekkili tarafından sözleşmeye konu hizmetler tam ve eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan alacağa hak kazandığını, eldeki davaya konu icra takibinin müvekkilinin davalıdan olan cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, cari hesap alacağının dayanağının ise cari hesap dökümünde görüldüğü üzere müvekkili tarafından taraflar arasındaki sözleş kapsamında düzenlenen faturalardan oluştuğunu, davalı tarafından müvekkiline hizmet bedeli olarak ödenmesi gereken tutar ve buna ilişkin detaylar, Sözleşmenin eki niteliğinde olan ve her iki tarafça imzalanan “Ücret Tarifesi” ve Sözleşmenin 4.2.1. maddesi uyarınca taraflar arasında kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından sözleşme süresi boyunca sunulan hizmetler, sözleşme ve bu ücret tarifesi hükümlerine uygun şekilde faturalandırıldığını, borca haksız şekilde ve kötü niyetle itiraz edildiğini, icra inkar tazminatı taleplerinin mevcut olduğunu, taraflarınca ikame edilen işbu davadan önce 17.02.2025 tarihinde taraflarınca dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, İstanbul “Arabuluculuk Bürosu...numaralı arabuluculuk dosyası ile yürütülen arabuluculuk müzakereleri sonucunda taraflar anlaşmaya varamamıştır. Anlaşamama olarak sonuçlanan ilgili dava şartı arabuluculuk dosyasına ilişkin 09/04/2025 tarihli son tutanak işbu dilekçe ekinde mevcut olduğunu, yukarıda belirtilen ve mahkememizce re'sen göz önünde bulundurulacağı sebepler doğrultusunda, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; ... 31. İcra Dairesi... E. sayılı dosyasında vaki itirazın iptali ile takibin devamına, bilerek ve isteyerek takibe haksız yere itiraz eden davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak tensip zaptı, tevzi formu ve dava dilekçesi ile eklerinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davasının, itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 31. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak teşkil eden faturaların taraflar arasında imzalanan sözleşme, protokol ve eki mahiyetindeki ücret tarifesine uygun düzenlenip düzenlenmediği, davacı tarafından üstlenilen edimin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, davacının varsa davalıdan talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşıldı. Davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle talimat mahkemesi aracılığı ile bir mali müşavir bilirkişisinden alınan 01.12.2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyasında takip tarihinin 29.01.2024, takip tutarının 663.499,39.-TL olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinden dava konusu ile ilgili yapılmış olan inceleme tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacı şirket tarafından ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasında takip konusu yapılmış olan faturaların ve cari hesap ekstresindeki kayıtların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve ilgili dönem beyannameleri ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanlarının yapıldığının kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi 29.01.2024 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten takip konusu faturalardan ve cari hesap ekstresinden kaynaklı 663.499,39.-TL tutarında alacak bakiyesinin davalı şirkete ait alıcılar hesabında kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle şüpheli ticari alacaklar hesabına kaydedilmiş olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle mali müşavir bilirkişiden alınan 14.07.2026 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı/borçlu "... Şirketi'nin" yasal defterine göre davacı/alacaklı ...A.Ş' nin 21.08.2023 tarihi itibariyle 293.896,68 TL alacak bakiyesi olduğu görülmüş olduğu, “Mali Müşavir Bilirkişisi...'ın 01.12.2025 tarihli Bilirkişi raporunda” ise belirttiği üzere Davacı/alacaklı “... A.Ş “nin” yasal defterine göre, davalı/borçlu ...Şirketi'nin 21.08.2023 tarihli borç bakiyesi 663.499,39 TL borç bakiyesi olduğu, buna göre; taraflar arasında Tablo: 3 belirtilen sebeplerden dolayı 369.605,41 TL'lik bakiye farkı hesaplandığı, bakiye farkını oluşturan sebepler; (Tablo: 3'de) 2022 yılından gelen taraflar arasındaki kapanış bakiyesi farkı 11.815,72 TL , davalıborçlu şirket ortaklarından ...tarafından yapılan Ödemelerin tutarı : 209.863,83 TL , davalı/borçlu şirketin yasal defterinde kayıtlara alınmayan faturalar toplamı tutarı : 220.898,60 TL , davacı/alacaklı şirket yasal defterinde kayıtlı olup davalı/borçlunun yasal defterinde kayıtlı olmayan ödeme tutarı : 49.341,30 TL olduğu tespit edilmiş olup, sonuç olarak toplam fark 369.605,41 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli,..E., ... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi... Esas ... Karar) 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E....K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ...Esas... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne eksiksiz olarak beyan edildiği, bu durumda fatura konusu mal ve hizmetin davalıya teslim ve ifa edildiği hususunda davacı lehine karine oluştuğu, davalının ticari defterlerinde davalı şirket ortağının ödeme yaptığına dair kayıt bulunsa dahi davalı tarafından ödeme ait dekont ve belgeler dosyaya sunulmadığı gibi davalının ödemeye ilişkin bir savunmada da bulunmadığı, davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilen faturalara da itiraz edilmediği ve bu faturalara ilişkin iade faturası düzenlenmediği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE Davalının ... 31. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline Takibin kaldığı yerden devamına Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20’sine karşılık gelen 132.700,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.323,64-TL nispi karar harcının, 18.521,39-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 26.802,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 105.524,91-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 14.550,00-TL yargılama gideri ile 18.521,39-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı toplamı 33.686,79-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır