İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/827 E. 2026/382 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/827
- Karar No
- 2026/382
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/827 Esas - 2026/382 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR ESAS NO : 2025/827 Esas KARAR NO : 2026/382
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2014 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle, davalı tarafından 14.07.2011 tanzim, 08.08.2013 vade tarihli ve 15.000.000,00-TL tutarlı senedin tahsili talebiyle .... esas sayılı dosyası ile müvekkilleri ... ve ... San. ve Tic. A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığını, borca ve imzaya itiraz ettiklerini, .... Mahkemesi'nin takibin durdurulmasına karar verdiğini, ancak senetteki sahtelik iddiasını daha detaylı bir şekilde inceleme imkan ve yetkisine genel mahkemelerin sahip olduğunu, bundan dolayı işbu davanın açılması zaruretinin doğduğunu, müvekkillerinden ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin senedin tanzim tarihindeki yetkililerin ... ve ... isimli şahıslar olduğunu, senetteki borçlu ve kefil kısmında yer alan imzaların yetkililere ait olmadığını, davalı aleyhine evrakta sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın .... soruşturma numarası ile devam ettiğini, davalının birçok kamu davasında sanık olarak yargılandığını, .... Mahkemesi'nin 30.05.2013 tarihli ve .... sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm giydiğini, davalı tarafın icra dosyasına sunduğu müvekkil şirkete ait olduğu ileri sürülen imza sirkülerindeki imzanın, müvekkil şirket yetkilisine değil, şirket bünyesinde bir ara çalışan ve şirketin katıldığı sözleşmeleri imzalama yetkisi verilen ... isimli şahsa ait olduğunu, bu konuda da suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak davalının ısrarla senetteki imzaların davacılara ait olduğunu belirttiğini, soruşturma dosyasında ...'ün senedi bizzat yanında imzalayıp kendisine verdiğine dair ifade verdiğini, imzaya itiraz sonucunda icra dosyasının bilirkişiye tevdi edildiğini, alınan raporda "dosyaya sunulan birtakım imzaların ...'e ait olup, diğer birtakım imzaların ait olmadığ, tetkike konu senet üzerinde borçlu ... San. Ve Tic. A.Ş. adına ve kefil ... adına atılı imzaların ...'ün eli ürünü olmayıp ...'ün eli ürünü olduğu" kanaatine varıldığından bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, dava dosyasındaki ...'e ait mukayese imzaları ve senetteki imzaların ... tarafından taklit edildiğini, davalı tarafça müvekkilleri aleyhine birçok takip yapıldığını, imzalara itiraz ettiklerini ve İcra Hukuk Mahkemelerince durdurma kararları verildiğini, müvekkil şirketin ... çapında birçok inşaat işinde yüklenici olarak yer aldığını, tanınmış ve saygın tacirler olduğunu, hiçbir zaman senet ile ticari iş yapmadıklarını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığını ispat yükünün davalı/alacaklıya düştüğünü, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde mahkemece takdir olunacak bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 09/09/2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından, .... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 14.07.2011 tanzim, 08.08.2013 vade tarihli 15.000.000,00 TL bedelli senede konu alacak .... (bozmadan sonra .... ) esas dosya numarası ile borca ve imzaya itiraz edildiğini, İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda her iki borçlu hakkında takibin iptaline, davalının kötü niyet tazminatı ve para cezası ile mahkum edilmesine karar verildiğini, mahkemenin direnme kararının davalı alacaklı tarafından temyiz edildiğini, direnme kararından önce verilen karar gereğince müvekkili ... hakkındaki takibin iptaline yönelik kararın şekli anlamda kesinleştiğini, işbu davada müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu senedin iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davalı hakkında İcra ve İflas Kanunun 72/5. maddesi gereğince tazminat talebinde bulunulmadığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığını, HMK madde 176 ve müteakip maddeleri gereğince davayı kısmen ıslah ettiklerini belirterek dava dilekçesindeki taleplerinin kabulüne ayrıca davalının dava konusu alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde tazminat ödemesine mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın işbu davaya konu ettiği, aynı konu, aynı vakıa, aynı senet ve aynı itirazlara ilişkin olarak .... esas sayılı davasında yapılan yargılama sonucunda davacı şirket yönünden imzaya itirazın reddedildiğini, imzaya itiraz konusunun çözümlendiğini, davanın derdestlik yönünden reddi gerektiğini, davacının mahkeme huzurunda alınan mukayese imzalardaki kısmi farklıların davacının takipten sonra imzasını değiştirerek atacağının mümkün olabileceğinin bilirkişiler tarafından raporda gözetildiğinı, asıl önemli olanın keşide tarihine yakın tarihlerdeki keşideci imzasının mukayeseye esas alınması olduğunu ve keşide tarihine yakın imzaların da şirket yetkililerine ait imzalar ile benzerlik göstermekle uyumlu bulunduğunu, .... Mahkemesi'nin keşideci şirket yönünden imzaya itirazı reddetmekle birlikte davacı (diğer borçlu) ... yönünden takibi durdurması yönündeki kararın taraflarınca temyiz edileceğini, müvekkilinin suça meyilli olduğundan bahsedilerek bu davanın ispatının sağlanamayacağını, suça meyillilikten bahsedilecekse davacı şirket ve yetkilileri hakkında açılan ceza davaları ile davacı ... hakkında açılan .... esas sayılı davasının da birlikte değerlendirilmesinin gerektiği ancak bunların bu dava ile ilgisi olmadığını, davacının dava dışı ... ile beraber müvekkili hakkındaki sahtecilik suçlaması ve devam eden soruşturmaların İcra Mahkemesinde davayı sürüncemede bıraktığı kanaati oluşturduğundan davanın bilirkişi raporu ertesinde karara bağlandığını, bu nedenlerle davanın öncelikle derdestlik nedeniyle, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. .... Mahkemesi'nin 03.04.2018 tarih .... sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememizin .... Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, .... Esas, .... Esas, .... Esas sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. .... Mahkemesi'nin 08/03/2023 tarihli ve .... sayılı kesinleşmiş ilamı incelendiğinde, müşteki ...'ün senedin tazmin tarihi itibariyle müşteki şirket yetkilisi olduğu, mahkememiz dosyasında dava konusu edilen bono yönünden sahtecilik vs. iddialara yönelik yapılan yargılama sonucunda, imzaların müşteki ...'e ait olduğu tespit edilerek sanık ... hakkında beraat kararı verildiği görülmüştür. Mahkememizin 28/12/2023 tarih ve .... sayılı davanın reddine dair verilen kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine .... . Hukuk Dairesi'nin 02/07/2024 tarih ve .... sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi sonucu .... Dairesi'nin 11/09/2025 tarih ve .... sayılı ilamıyla, " .... Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli, .... sayılı dosyasında dava konusu senetteki imzaların davacılara ait olduğu yönünde kesin bir belirleme söz konusu olmayıp, sanık ( davalı ) ... hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiştir. ... davacıların imza itirazları yönünde usulüne uygun olarak bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken ... " gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak mahkememizin kararı bozulmuştur. Asli müdahile talep eden ... vekili tarafından sunulan 01/11/2025 tarihli dilekçede; dosyada feri müdahil sıfatıyla yer alan müvekkilinin HMK'nun 66. maddesi uyarınca asli müdahil olarak davaya kabulü talep edilmiş, diğer tarafların müvekkilinin aleyhine yapacağı her türlü feragat veya sulh beyanlarına ya da haklarını etkisizleştirebilecek tüm usul işlemlerine muvafakatlarının olmadığı belirtilmiş ise de mahkememizin 14/05/2026 tarihli duruşmasında davanın niteliği itibariyle asli müdahale talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'ün senedin tanzim tarihi itibariyle davacı şirket yetkilisi olduğu ve dava konusu bonodaki imzaların davacı borçlu ...'e ait bulunduğunun .... Mahkemesi'nin 08/03/2023 tarihli ve .... sayılı ilamı ile tespit edildiği, her ne kadar .... Dairesi'nin 11.09.2025 tarihli ve .... sayılı bozma ilamında, .... Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve .... sayılı kararında, dava konusu senetteki imzaların davacılara ait olduğu yönünde kesin bir belirleme bulunmadığı, davalı ( sanık ) ... hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği belirtilmiş ise de, anılan .... sayılı ilamının 11. Sayfasındaki gerekçede, açıkça dava konusu belgelerdeki imzaların müştekiye ait olduğunun tespit edildiğinin açıklandığı, gerekçenin son iki satırındaki ifadenin, maddi vakıanın tespitini ortadan kaldırmayacağı, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, ihtiyati tedbir nedeniyle davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmiş, kısa karardaki kötü niyet tazminatı yönünden taraflardaki maddi hata düzeltilmiştir. HÜKÜM: Davanın REDDİNE, 3.000.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 264.694,13 TL harçtan mahsubu ile bakiye 264.424,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 454.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, Davacılar Vekili Av. .... , Feri Müdahil / asli Müdahale talep eden ... 'in yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde HMK 373/5 maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/05/2026
Başkan .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.