Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/784 E. 2026/10897 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/784
- Karar No
- 2026/10897
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4848 Esas, 2024/3927 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/304 Esas, 2023/467 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 41... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, fiilen el atmanın diğer bir paydaş tarafından İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/16 Esas, 2016/118 Karar sayılı dosyasında açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen davada tespit edildiğini, ayrıca taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve park alanı olarak ayrılmak suretiyle hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede revizyon çalışmaları devam eden 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, taşınmazın kamulaştırılacak alanlar dahilinde olduğunu, ancak henüz kamulaştırma işlemlerine başlanmadığını, dava konusu taşınmazın diğer bir paydaşınca açılan davada taşınmazın sadece 3,55 m²lik kısmında fiili el atmanın tespit edildiğini, bu alan dışında taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, dava dilekçesinde talep edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, hükmedilen bedelin enflasyon etkilerinden arındırılarak ödenmesi yerine, yasal faiz uygulanarak ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını, el atma tarihi itibarıyla müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede revizyon çalışmaları devam eden 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalılardan ... ile ...'in ... ile ... 1993 yılında mirası reddettikleri tarihte hayatta olmadıkları için mirasçı sıfatı taşımadıklarını, tek mirasçının ... olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsalin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu, karar tarihinden önce tapu kaydında yapılan intikal işlemleri dikkate alınarak tescil hükmü kurulması gerektiğini, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/25 Tereke sayılı dosyada konulan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle tescil işleminin yapılamadığını, söz konusu dosyada ihtiyati tedbirin kaldırılması için davalı tarafa süre verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, muris ...'nun 1.065,31 m², ... ...'nun 213,06 m², ...'nun 213,06 m², ...'nun 53,27 m², ...'nun 79,90 m², ...'in 79,90 m² payı olduğu, ancak ...'nun mirasçıları olan çocukları ... ile ...'in 1993 yılında mirası reddettikleri, dosya içinde mevcut veraset ilamında mirası reddeden mirasçılardan ... çocukları olan davacılar ... ile ...'in mirasçı olarak gösterildikleri, dava konusu taşınmazın tapu kaydında İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/25 Tereke sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park 1 (2.378 m²), park 2 (36 m²), imar yolu (466,83 m²) olarak tamamının kamuya özgülendiği, fiilen de 3,55 m² kısmına el atılmış olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yöntem olarak doğru olduğu, aynı taşınmazın diğer paydaşı tarafından açılan ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçen dosyada Nisan 2011 değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim değerinin 452,00 TL/m² olarak kabul edildiği ve husumetin ... Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğinin benimsendiği, işbu dava tarihi itibarıyla biçilen değerin uyumlu olduğu sonucuna varıldığı, kamulaştırmasız el atma davalarında davacıların tapu kaydında malik olmaları gerekmekte olup, ... payı yönünden yapılan incelemede, 15.08.1993 tarihinde öldüğü, ölüm tarihi itibarıyla ..., ... ile ...'in tüm mirasçıları oldukları, bunlardan ... ile ...'in mirası 1993 yılında reddettikleri, bu tarih itibarıyla tek mirasçısının sağ kalan eş olduğu ancak 2016 yılında alınan veraset ilâmında ise 20 07... yıllarında doğan ... ile ...'in de mirasçı olarak gösterildikleri görülmüş ise de sağ kalan eş olan davacılardan ...'nun vekille temsil edildiği ve bu yönde bir itirazı bulunmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydında İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/25 Tereke sayılı dosyasından konulmuş ihtiyati tedbir şerhi bulunmakta ise de; UYAP sisteminde yapılan incelemede, anılan davanın muris ... mirasına ilişkin olduğu ve 2021/36 Karar sayısı ile karar verildiği ve kararın istinaf edilmediği, talep halinde ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılacağı sonucuna varıldığı, ancak tapu kaydında muris ... payının davacılar ... ve ... adlarına tescil edilmiş olduğundan, tapu iptal ve tescil hükmünün davalı idare talebi doğrultusunda düzeltilmesine karara verilmesi ve dava konusu taşınmaza yol olarak fiilen el atılmış olduğu da dikkate alındığında davacılar lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca davalı idare vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının istinaf incelemesi sırasında değiştiğini, taşınmazın kısıtlılık durumu kaldırılıp taşınmaza imar ve yapılaşma hakkı verildiğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmaz da içine alan bölgede 1/1000 ölçekli ... 1. Etap Uygulama İmar Planı Revizyonunun kesinleştiğini, sözü edilen imar planında taşınmazın bir kısmının konut alanında, bir kısmının taşıt yolunda kaldığını ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine tabi olduğunu, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükmün tescile ilişkin kısmında davacılardan ...’nun adına yer verilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan dava konusu taşınmazın 3,55 m²lik kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, ayrıca taşınmazın tamamının 02.01.1998 onay tarihli imar planında "15 metrelik taşıt yolu ve park alanı" olarak ayrıldığı tespit edilerek taşınmazın tamamına yönelik kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile hüküm kurulmuştur.
5. Bununla beraber, davalı idare vekilinin temyiz dilekçesi ve ekinde sunduğu belgelerden dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin 1/1000 ölçekli ... 1. Etap Uygulama İmar Planı Revizyonunun kesinleştiği anlaşılmakta olup, sözü edilen planda dava konusu taşınmazın "kısmen konut alanı" ve "kısmen taşıt yolu" alanında kaldığı iddia edildiğinden, taşınmazda el atılan kısımlara ilişkin olarak yeni oluşan duruma göre fen ve hesap bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
6. Kabule göre de; davacılardan ...'na ait payın bedeline hükmedildiği halde bu davacıya ait tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
7. Kamulaştırmasız el atma bedeline dava ve ıslah dilekçesindeki talep gibi kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.