İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/823 E. 2026/351 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/823
- Karar No
- 2026/351
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/823 Esas - 2026/351 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/823 Esas KARAR NO : 2026/351 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin sanayide metal kaplama faaliyeti gösterdiğini ve davalı şirkete dış proses hizmeti vererek metal kaplama tedariği yaptığını, bu ticari ilişkiden kaynaklanan 27/05/2025 tarihli 82.416,00 TL ve 12/06/2025 tarihli 8.898,00 TL bedelli iki adet faturanın düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yanın müvekkile herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle borca, faize ve takibin tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, cari hesap ekstresinde görülen 137.300,00 TL, 126.800,00 TL ve 93.300,00 TL tutarındaki havalelerin, taraflar arasındaki başka bir ticari ilişkiden kaynaklanan ve ... ...Esas sayılı dosyasında takibi kesinleşen 600.000,00 TL'lik çek alacağına ilişkin icra dosyasına yapılan kısmi ödemeler olduğunu ve dava konusu faturalarla bir ilgisinin bulunmadığını, malların teslim edildiğinin irsaliyeli faturalar ile sabit olduğunu, davalının TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca faturaları aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmeyerek kabul etmiş sayıldığını ve ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunmadığını ileri sürerek, ... ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri, Kahramankazan ve İvedik Vergi Dairesi Müdürlükleri Ba-Bs formları ve karşılaştırmalı analiz raporları, 02/03/2026 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari alım - satım ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında metal kaplama hizmetine dayalı ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına toplam 91.314,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiği, alacağın tahsili amacıyla ... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin davalının borcu olduğunu, itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının yaptığı bazı ödemelerin ise başka bir borca ilişkin olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalının ise icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde borcu bulunmadığını savunarak takibin durdurulmasını istediği, mahkememizdeki yargılamaya ise cevap vermediği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 91.314,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 14/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde ödeme emrini öğrenme ile 11/07/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, borcun tamamına, ferilerine, faize ve yetkiye itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 07/10/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Fatura, tek başına akdi ilişkinin varlığını ispatlamasa da, faturanın ticari defterlere kaydedilmesi ve vergi dairesine bildirilmesi, mal veya hizmetin teslim alındığına ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Mali Müşavir bilirkişi Arzu Şeftalici tarafından düzenlenen 02/03/2026 tarihli raporda, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin ise ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacının dava konusu yaptığı 27/05/2025 tarihli 82.416,00 TL ve 12/06/2025 tarihli 8.898,00 TL bedelli faturaların davacının ticari kayıtlarında yer aldığı, davacı kayıtlarında davalıdan alınmış bir iade faturasına rastlanmadığı, tarafların vergi dairesi kayıtlarının (Karşılaştırmalı Analiz Raporu) incelenmesinde, davacının 2025 yılında davalıya 18 adet belge ile toplam 230.151,00 TL'lik satış yaptığını bildirdiği, davalının da aynı dönemde davacıdan aynı adette belge ile aynı tutarda alış yaptığını bildirdiği, bu durumun taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve faturaların doğruluğunu teyit ettiği, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve davalı tarafından yapıldığı anlaşılan ödemelerin ise, dosyaya sunulan dekontlardaki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişkiye dayanan ... ...Esas sayılı icra dosyasına ilişkin olduğu ve dava konusu faturalarla ilgisinin bulunmadığı, bu tespitler neticesinde, davacı şirketin ticari kayıtlarına göre davacının, icra takibine konu ettiği 91.314,00 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu ve bu tutarın takip talebi ile uyumlu olduğu bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri, Kahramankazan ve... .... .... tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında metal kaplama hizmetinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına 27/05/2025 tarihli 82.416,00 TL ve 12/06/2025 tarihli 8.898,00 TL bedelli faturaların düzenlendiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davalının ise HMK'nın 222. maddesi uyarınca ticari defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle davacının defterlerindeki kayıtları kabul etmiş sayıldığı, tarafların vergi dairesi kayıtlarının da birbirini teyit ederek faturalara konu ticari ilişkiyi doğruladığı, davalının yaptığı ödemelerin dava konusu borca ilişkin olmayıp başka bir icra dosyasına ait olduğunun dekont içerikleriyle sabit olduğu, bu suretle davacının takip konusu yaptığı 91.314,00 TL alacağını ispatladığı, davalının ise borcu ödediğini veya borçlu olmadığını kanıtlayamadığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve ticari defter kayıtları ile sabit olması nedeniyle likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... ... .... .... esas sayılı icra takibine yaptığı 11/07/2025 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 91.314,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 91.314,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 18.262,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 91.314,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.237,66 TL karar ve ilam harcından 1.025,34 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.212,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.025,34 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.540,44 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 100,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 91.314,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır