İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/611 E. 2026/381 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/611
- Karar No
- 2026/381
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/611 Esas - 2026/381 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/611 Esas KARAR NO : 2026/381 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 22/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan, 12/12/2022 tarihli, fatura bedeli olan 113.565,56 TL ile 4.787,40 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine ... ... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlunun herhangi bir geçerli ödeme belgesi sunmaksızın ve somut bir gerekçe göstermeksizin borca, faize ve tüm ferilerine haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, oysa davalıya gönderilen ... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde, davalının borcunu kabul ettiğini gösteren kaşeli ve imzalı bir belgenin de bulunduğunu, bu nedenlerle davalının itirazının haksız, kötü niyetli ve alacağı sürüncemede bırakma amacı taşıdığını ileri sürerek, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamesi, 07/03/2026 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satıştan kaynaklanan fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı şirketin davalı şirkete mal ve hizmet sağladığı, bu ilişki kapsamında 12/12/2022 tarihli fatura düzenlediği ve cari hesap alacağı bulunduğu, davacı vekilinin, bu alacakların tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, alacağın davacının ticari defterleri ve davalı tarafından borcun ikrar edildiği iddia edilen belgelerle sabit olduğunu ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemiyle bu davayı açtığı, davalının icra dosyasına borca genel olarak itiraz ettiği ancak davaya cevap vermediği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 118.352,96 TL asıl alacak ve 56.067,69 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/62747 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 02/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ancak borçlunun ödeme emrini tebliğden önce öğrenerek İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 30/09/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 21/07/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de, ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. SMMM bilirkişi Arzu Şeftalici tarafından düzenlenen 07/03/2026 tarihli raporda, davalı şirketin mahkemece verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı şirketin ise yasal süresi içinde usulüne uygun olarak tutulmuş ve kapanış tasdikleri yapılmış e-defterlerini sunduğu ve bu defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı defter kayıtlarının incelenmesinde; davalı şirketten 12/12/2022 tarihli BIN2022000000064 nolu faturadan kaynaklı 113.565,56 TL ve önceki dönemden devreden 4.787,40 TL cari hesap bakiyesi olmak üzere toplam 118.352,96 TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu, bu kaydın takip talebi ile uyumlu olduğu, tarafların vergi dairelerinden temin edilen Ba-Bs formlarının karşılaştırılmasında, davacının satış bildirimleri ile davalının alış bildirimlerinin birbiriyle örtüştüğü, davacının takibe konu ettiği faturaya karşılık davalı tarafından düzenlenmiş bir iade faturasının bulunmadığı, bu tespitler neticesinde davacının davalıdan 118.352,96 TL asıl alacaklı olduğu, Bakırköy 40. Noterliği'nin 11/01/2023 tarihli ihtarnamesinin 16/01/2023 tarihinde tebliğ edilmesi ve 3 gün ödeme süresi verilmesi nedeniyle temerrüt tarihi olan 19/01/2023'ten takip tarihi olan 26/09/2024'e kadar işlemiş avans faizi tutarının 65.797,76 TL olarak hesaplandığı, ancak bu tutarın takipte talep edilen 56.067,69 TL'lik işlemiş faiz miktarı ile uyumlu olmadığı bildirilmiştir. Davacı vekili 07/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı verdiği 30/03/2026 tarihli beyan dilekçesinde, raporun müvekkilinin alacaklı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, müvekkil defterlerinin lehe delil niteliği taşıdığının tespit edildiğini, davalının ise defterlerini sunmayarak borcu zımnen kabul ettiğini, vergi dairesi kayıtlarının da alacağı doğruladığını, takipteki işlemiş faiz miktarının sehven eksik hesaplandığını, mahkemenin bilirkişi raporundaki tespitleri esas alarak davanın kabulüne karar vermesini talep etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ...... .... .... tarihli ihtarnamesi, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 07/03/2026 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının davalıya mal ve hizmet temin ettiği, bu kapsamda 12/12/2022 tarihli fatura düzenlediği ve cari hesap alacağı bulunduğu, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının soyut gerekçelerle itiraz ettiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve alacağı teyit ettiği, davalının ise HMK'nın 222. maddesi uyarınca ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, bu durumun davacı iddialarının zımnen kabulü anlamına geldiği, ayrıca vergi dairelerinden gelen Ba-Bs formlarının da taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve fatura tutarlarını doğruladığı, davalının TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük süre içerisinde faturaya itiraz etmediği, bu suretle fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı, bilirkişi raporuyla davacının 118.352,96 TL asıl alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının takip talebinde 56.067,69 TL işlemiş faiz talep ettiği, bilirkişi tarafından bu tutar 65.797,76 TL olarak hesaplanmış ise de, HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği davacının talebinden fazlasına hükmedilemeyeceğinden takipteki miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği, alacağın fatura ve ticari defter kayıtlarına dayalı, bu nedenle likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu, davalının borcu bilmesine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği anlaşıldığından, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... ... .... .... esas sayılı icra takibine yaptığı 30/09/2024 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 118.352,96 TL asıl alacak ve 56.067,69 TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 118.352,96 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 23.670,59 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 174.420,65 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 11.914,67 TL karar ve ilam harcından 2.038,26 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 9.876,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.038,26 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.741,16 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 102,50 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.102,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 174.420,65 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır