İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/814 E. 2026/620 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/814
- Karar No
- 2026/620
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/814 Esas KARAR NO : 2026/620
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 11/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket aleyhine, davalı tarafından gerçekleştirilen gerçeğe aykırı CİMER şikayetleri, bu şikayetlere bağlı olarak yapılan denetimler ve bunlara ilişkin sonuçların ticari itibarı zedeleyecek şekilde üçüncü kişi/müşterilerle paylaşılması suretiyle TTK m.54 ve devamı hükümleri uyarınca haksız rekabetin gerçekleştiğinin tespiti, bu fiillerin men'i ve ileride belirlenecek tazminat taleplerine esas olmak üzere delil tespiti isteminden ibaret olduğunu, taraflar arasında ticari rekabet ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkili hakkında gerçeğe aykırı şikayetlerde bulunarak sürekli denetimlere maruz kalmasına sebep olduğunu, davalının yapmış olduğu şikayetler neticesinde sadece müvekkili şirketin değil müvekkilin şirketin ürün sattığı müşterilerinde denetimlere maruz bırakıldığını, davalının CİMER cevaplarını müvekkilinin müşterileriyle paylaştığını ve bu resmi yazışmalara eklemeler yapıldığını, haksız rekabet unsurlarının mevcut olduğunu, sistematikleşen şikayetlerin kamu kaynaklarının gereksiz kullanılmasına sebep olduğunu, müvekkilin herhangi bir hak kaybına uğramaması açısından davalının faaliyetleri, dava sonuna kadar sürdüğü taktirde bu durum müvekkilinin zararının arttırıcı nitelikle olacağını, zararın artmaması için teminatsız ihtiyati tedbir talep ettiklerini, teminatsız ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, gerekli görülecekse düzeltme ve tekzip yayımlanmasına, ... isimli işletmenin ticaret sicil unvanı ve diğer bilgilerinin mahkememizce araştırılarak tespit edilmesini, tespit edilecek şirketin davaya dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya karşı kişisel bir husumeti veyahut davacıya karşı rekabet ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin hukuka aykırı bir fiil sergilemediğini, yalnızca halk sağlığını gözeterek hak arama hürriyeti ve anayasal dilekçe kullanım hakkı kapsamında CIMER başvuraları yaptığını, CIMER başvurularının incelenmesi sonucu denetim yapılmasının olağan bir durum olduğunu, hukuka aykırılık olarak nitelendirilemeyeceğini, kaldı ki yapılan denetimlerin sonuçlarının dahi müvekkilinin CIMER başvurularındaki haklılığını ve kötü niyet ile hareket etmediğini ortaya koymakta olduğunu, müvekkilinin cımer başvurularına konu ettiği hususlara dair bilgiye davacı şirketin internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlardan ulaştığını, müvekkilinin hiçbir surette ticari sır niteliğindeki bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmadığını, kaldı ki bir işletmenin iş yeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmamasını, Türk gıda kodeksine aykırı üretim yapmasının ticari sır olarak değerlendirilemeyeceğini, hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, ...Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 10/04/2026 tarihli E-...-300-... sayılı yazı cevabı, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, gerçeğe aykırı olduğu iddia edilen CİMER şikayetleri ve bu şikayetlere bağlı olarak yapılan denetimler sebebiyle 6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri uyarınca davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, haksız rekabetin önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, düzeltme ve tekzip yayımlanması istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Haksız rekabet TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup 54/2. maddede rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 55.maddesinde, ''Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar'' kenar başlığı altında, altı ana başlık sayılmıştır. Bu ana başlığın ilk kategorisinde ''Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar" gelir (TTK md. 55/1.a-1). TTK'nın 55. maddesinde sayılanlarla sınırlı olmamak üzere başlıca haksız rekabet halleri düzenlenmiş olup aynı maddenin 1.a.1 hükmümde başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemenin haksız rekabet teşkil ettiği belirtilmiştir. Somut olayda davalının gerçeğe aykırı CİMER şikayetleri, bu şikayetlere bağlı olarak yapılan denetimler ve bunlara ilişkin sonuçların ticari itibarı zedeleyecek şekilde üçüncü kişi/müşterilerle paylaşılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesi talebiyle işbu dava açılmış olup söylemlerin içeriği itibariyle, şikâyet hakkının kullanılması ve ifade özgürlüğü kapsamında bir açıklamadan ibaret olup olmadığının, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Her ne kadar davacı, davalının CİMER başvuruları sebebiyle yapılan denetimlerin ticari itibarını zedelediğini iddia etmişse de, davalının CİMER başvurusunun halk sağlığı açısından şikayet hakkının kullanılması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/2133 Esas 2026/783 Karar 28/04/2026 Tarih), ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan denetimler sırasında davacının Bakanlık onayı olmadan faaliyet gösterdiği ve havyar ürünlerinin kaçak ambalajlara geçirildiği hususlarının tespit edilmesi karşısında davalının bu bilgiyi üçüncü kişi/müşterilerle paylaşılmasının ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığının yeterli olduğu (... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi 2021/538 Esas 2022/657 Karar 05/04/2022 Tarih), tüzel kişi tacir olan davacının manevi zararının oluştuğuna dair kanaatin de oluşmadığı anlaşıldığından davacı tarafından davalı aleyhine haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, haksız rekabetin önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, düzeltme ve tekzip yayımlanması istemleriyle açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, haksız rekabetin önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, düzeltme ve tekzip yayımlanması istemleriyle açılan davanın sübut bulmadığından REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan peşin alınan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik olan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 372,90-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır