İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/717 E. 2026/763 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/717
- Karar No
- 2026/763
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/717 Esas KARAR NO : 2026/763
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı borçlu ... arasındaki ticari ilişkiden doğan ... tarihli ... numaralı, 45.648,23 TL. bedelli faturadan kaynaklı alacaklarından dolayı davalı borçlu aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile gecikme faizi ile birlikte toplam 64.430,60 TL.lik ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 07.07.2025 tarihinde takibe, borca, faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine İstanbul ... Müdürlüğü tarafından verilen karar ile takibin durdurulduğunu, ... 21. İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takibin konusunu, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu adına kesilen ve müvekkile ödenmeyen fatura alacaklarını oluşturduğunu, borcun konusunu oluşturan fatura davalı borçlu ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığını, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki gereği müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, faturaya konu mal davalı-borçluya teslim edilmiş olmasına rağmen davalı sorumluluklarını ifa etmediğini, davacının fatura bedelinin ödenmesi için davalı-borçlu yetkilileri ile e-posta yolu ile defalarca görüşmüş, borçlu müvekkilimize faturayı kayıtlarına aldığını 24.01.2025 tarihli e-posta mesajı ile bildirmiş olmasına rağmen, fatura bedelinin ödenmediğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulü ile; ... 21. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasında yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına davalının itirazının haksız olması ve açıklanan nedenlerle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firma, söz konusu faturaya ilişkin olarak malzemelerin tarafımıza teslim etmediğini, davacı firma tarafından haksız şekilde işbu dava ikame edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, ilgili faturaya ait irsaliyenin 19.05.2023 tarihinde ... şirketinden ayrılan ... isimli personele teslim edildiğini beyan etmiş ise de ancak, adı geçen personel anılan tarihte artık şirketleri bünyesinde çalışmadığını, ... isimli personel 17.01.2018-29.07.2019 tarihleri arasında şirketin ... A.Ş. bünyesinde part-time personel olarak çalıştığını, ayrıca dava konusu fatura, ilgili personelin çıkış tarihinden sonra düzenlenmiştir. Bu nedenle, teslimin geçerli olmadığı açık olup, fatura tarafımızca kabul edilmediğini, şirketin prosedürleri gereği, yalnızca yetkili personel tarafından teslim alınan mallar mal kabul birimi tarafından sisteme kaydedilmekte, ardından fatura muhasebeleştirildiğini, bu kapsamda, yetkisiz kişiye teslim edilen veya teslim belgesi bulunmayan herhangi bir malzeme tarafları açısından hukuken teslim edilmiş sayılmadığını, açıklanan bu nedenlerle; haksız açılan işbu davanın Reddine, %20 Kötüniyet tazminatına, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada, davacı tarafından fatura karşılığı malların teslim edildiği, hazırlanan faturaya rağmen bedelin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığı, yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yanca faturayı kabul etmediklerini ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, malların teslim edilip edilmediği alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...K. ...sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, taraf vekillerinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiştir. Taraflarca ticari defter ve kayıtlar hazır edilmiştir. Davalının ticari kayıtlarının incelendiği 18/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "30/09/2025 tarihi itibariyle davacının davalıdan 2024 ve 2025 ticari defter kayıtlarına göre herhangi bir alacağının bulunmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 8/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ile davacı kayıtlarının incelenerek hazırlandığı 18/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Ticari Defterler Yönünden: Davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, lehlerine delil olabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde yürütüldüğü tespit edilmiştir. Davacı Alacağı Yönünden: İcra takibine konu edilen 08.07.2024 tarihli, ... no.lu ve 45.648,23 TL bedelli faturanın her iki tarafın cari hesabında kayıtlı olduğu, bu faturaya karşılık davalı tarafından her ne kadar iade faturası tanzim edildiği görülmüşse de bu iade faturasının 8 günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği, devamında da davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, 02.07.2025 icra takip tarihi itibariyle davacının 45.648,23 TL cari hesaba bağlı alacağının bulunduğu, davalının personele yönelik itirazları doğrultusunda malların teslim edilip edilmediğinin kabulüne ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Faiz Alacağı Yönünden: Takibe konu faturanın ödeme gününün belli olmadığı, ayrıca davalı borçlunun 818 sayılı BK'nun 101. (TBK.117.md.) maddesinde belirtilen şekilde temerrüde düşürüldüğü yolunda dosyada herhangi bir delile rastlanılmadığı, bu durumda davacının, takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebi yerinde olmadığı," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz ve beyanda bulunulmuştur. Tarafların ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf vergi kayıtlarından belirlenen bedellere uygun olarak düzenlenen faturaların itirazsız olarak kayıtlarına alındığı, davalı yanca iade faturasının süresinden çok sonra yapıldığı, faturada teslim alan teslim alan personelin yarı zamanlı çalışan olduğunun belirtildiği ve teslimden önce ayrıldığı ifade edilmiş ise de, taşıma şirketince ilgili personelin isminin irsaliye üzerine yazılması gibi bir durumunun ticari kayıtlar ve iş hayatının işleyen düzenine aykırı olduğu bilinmekle bu savunmaya itibar edilmemiştir. Bu kapsamda Mahkememizce asıl alacak yönünden davanın kabulü, temerrüt olmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir. Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 21.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 45.648,23 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 45.648,23 TL alacağın %20'si olan 9.129,65 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 3.118,23 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 778,17 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.340,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 778,17 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 18.782,37 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.259,04 TL'sinin davalıdan, 1.340,96 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 8-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 285,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.987,90 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 7.076,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan 87,50 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.087,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.649,13 TL'sinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır