İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/674 E. 2025/1393 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/674
Karar No
2025/1393
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/674 Esas KARAR NO : 2025/1393

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 YAZIM TARİHİ : 16/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Güngören/İSTANBUL mevkinde ve 24.09.2024 tarihinde 1 No'lu davalıya ait, 2 No'lu davalının sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın; Müvekkile ait ..... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkilinin ..... plakalı aracının arka tarafının tamamen hasarlandığını, araçta meydana gelen hasar ve hasardan kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat taleplerimizin uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edileceğini, değer kaybının ve araç mahrumiyet tazminatının kesin olarak belirlenebilmesi gerektiğini. Araç hasarlarının onarımında orjinal parça zorunlu olup hasar bedelinin orjinal parça olma zorunluluğu göz önünde bulundurulmalısı zorunlu olduğunu, hasar bedeli hesaplanırken iskonto yapılması mümkün olmadığını, hasar bedelinin KDV dahil edilerek hesaplanması gerektiğini, reel değer kaybının hesaplanması ve plastik aksanlarında değer kaybına dahil edilmesi gerektiğini, arabanın kazasız hali ile kazalı hali arasında ki fiyat farkının değer kaybı olduğunu, bu sebeple kazadan önce ki rayici ile kazalı halinde ki rayicinin tespit edilerek aradaki farkın bulunmasını istediklerini, bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilinin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti ve davalıdan tanzimi gerektiğini belirterek davacı vekili davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücreti isteminin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı .... Taşımacılığı Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin adresinin .... Mah..... Sok..... Holding Yönetim Binası A Blok No:12A Şehitkamil-GAZİANTEP olduğunu, bu adres kazai bakımdan Gaziantep Mahkemeleri ve İcra Dairelerine bağlı olduğunu, HMK 6. maddesine göre, müvekkili hakkındaki iş bu davada yetkili mahkeme ve icra daireleri Gaziantep Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin asli kusuru olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının özel kusur mütalaası ve anlaşmalı tutanakta %100 kusur isnat ettiğini, özel raporun bağlayıcı olmadığını, fatura ödeme ibrazı yoksa Onarım ve KDV isteminin KDV yönünden reddi gerektiğini, değer kaybında aracın yüksek km, uzun süre ticari taksi olmasının da dikkate alınması gerektiğini, hak mahrumiyeti için oda yazılarının tek başına yeterli olmadığını, müvekkilinin sigorta şirketi olmaması nedeniyle faiz talebinin dava tarihinden itibaren yasal oranla sınırlı olduğunu, isim - plaka çelişkisi olduğunu, giderilmesi gerektiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; Kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olmadığını, sorumluluk taşıyan sigorta şirketleri dava dışı bırakıldığını, aracın hem Zorunlu Trafik Sigortası hem de Kasko Sigortası .... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altında olduğunu, Yargıtay .... HD ..... E., .... K. sayılı kararında sigorta teminatı kapsamındaki zararların öncelikle sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiği belirtildiğini, husumet yokluğu olduğunu, olay tarihinde davacı tarafın kullandığı araç ticari taksi olup, trafik güvenliği açısından en yüksek özen yükümlülüğüne sahip araç tiplerinden olduğunu, ancak davacı tarafın yeşil ışıkta hareket ettikten sonra seyir halinde iken yolun ortasında yolcu indirdiğini, bu davranışın, Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, ani durma ve ve yol ortasında yolcu indirme, arkadan gelen araçların güvenli sürüşünü imkânsız hale getirdiğini, refleks süresini aşan ani bir engel yarattığını ve kazaya doğrudan sebebiyet verdiğini, tutanakta davacı tarafın “seyir halde iken, yeşil ış ışık sonrasında yolun ortasında yolcu indirdiği” ve trafik kurallarına uymadığı kayıt altına alındığını, kusurlu taraf tamamen davacı tarafta olduğunu, kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, kusur oranının belirlenmesinde trafik tutanağı, kamera görüntüleri ve ve tanık beyanları esas alınmalı, ayrıca keşif ve bilirkişi incelemesi ile teknik değerlendirme yapılması gerektiğini, fatura / ödeme ibrazı yoksa KDV yönünden talep reddedilmesi gerektiğini, aracın 2018 model, uzun süre ticari taksi ve çok yüksek km kullanımlı olduğunu, gün sayısı ve günlük kazancın somut delille ispatlanması gerektiğini, isim - plaka çelişkisinin giderilmesi gerektiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA: 1-Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/07/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın tacir kaydı hakkında bilgi verilmiştir. 2-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'hüh 25/07/2025 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı bilgisi verilmiştir. 3-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 31/07/2025 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın esnaf kaydı olduğu bilgisi verilmiştir. 4-Türkiye Sigorta Anonim Şirketi'nin 06/08/2025 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; dava konusu .... numaralı hasar dosyası getirtilmiştir. 5-İstanbul Taksicilir Esnaf Odası'nın 13/08/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin esnaf odasındaki kaydı hakkında bilgi verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacıya ait ..... plakalı araç ile davalıların maliki ve sürücüsü oldukları ..... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle değer kaybı, hasar bedeli ve mahrumiyet bedeli taleplerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının aracının almış olduğu hasara göre onarım masrafının ne kadar olduğu, ödenen hasar miktarını aşan bir hasar olup olmadığı, aracın, markası, modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, önceki hasarları vb. özellikleri dikkate alınarak almış olduğu hasara göre değer kaybının olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu, aracın makul onarım süresinin ne kadar olduğu ve buna bağlı olarak bir gün karşılığı ikame araç bedelinin ne kadar olacağı ve kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının ne olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4. maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre, "her iki tarafın tacir olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Somut olayda, davalardan biri ticaret şirketi ise de, mahkememizce davacının tacir olup olmadığı huasusunda araştırma yapılmış, gelen yazı cevapları incelendiğinde, davacının basit usulde vergilendirildiği, tacir olmadığı anlaşılmıştır. Sadece aracın ticari amaçla kullanılması, davanın ticaret mahkemesinin görevine girdiği sonucu doğurmamaktadır. Yukarıda belirtildiği, davanın nispi ticari dava olabilmesi için, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, somut olay değerlendirildiğinde, davanın trafik kazası nedeniyle değer kaybı, hasar bedeli ve mahrumiyet bedeli talebine ilişkin olduğu, davanın temelinin haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğu, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, somut olayda ise, davacının tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, netice itibariyle açılan davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olaması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davada HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartının yokluğu nedeniyle, HMK nun 115/2 maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 2-Görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; -Görevsizlik kararının istinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, istinaf başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edildiği takdirde, yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece karara bağlanmasına, 4-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edilmemesi halinde, HMK 20 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ile HMK 331/2 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosya üzerinden davaya bir başka mahkemede devam edilmediği tespiti yapılıp davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğinin İHTARINA, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı ..... vekilinin yüzlerine karşı, davalı ..... 'in yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025

Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/674, K. 2025/1393, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-674-e-2025-1393-k-be32101ab351