İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1151 E. 2025/1370 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1151
Karar No
2025/1370
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1151 Esas KARAR NO : 2025/1370

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 YAZIM TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili Şirket davacıya ait ...... plakalı araç ile ... hakimiyetindeki ..... plakalı araç 22/03/2023 tarihinde... Bulvarı mevkiinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olduğu, işbu kazaya sebebiyet veren davalının aracını kullanan sürücü olup kusur oranı %100 olduğu, işbu kazaya yönelik kaza tespit tutanağı; "22/03/2023 tarihinde ...... plakalı vasıta .... idaresinde ... Bulvarı mevkiinde seyrederken ara sokaktan çıkış yaparn ..... plakalı vasıta ile çarpmışmaları sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sürücü beyanlarından anlaşılmıştır." şeklinde düzenlendiği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden alın an "Kaza Tespit Tutanağı Uygulaması" belgesi ile bu kazanın oluşumunda ..... Plakalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu , ...... plakalı araç sürücüsü .....'un kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, işbu kaza tespit tutanağına davalılar tarafından itiraz edilmemiş olup resmi belge niteliğine haiz olduğu, davalıya ait aracın sürücüsü diğer davalı ...'in hakimiyetindeki ..... Plakalı araç ile sebebiyet verdiği kaza nedeniyle zarar gören kusursuz ...... plakalı müvekkil şirketin aracında oluşan 14.000,00 TL kazanç kaybı/mahrum kalınan bedel/ikame araç bedelinin kusurlu taraftan tahsili amacıyla davalı araç sahibi ve davalı araç sürücüsü aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, müvekkili şirketin aracı ruhsatta belirtildiği üzere; .... marka 2012 model olup otomobil cinsinde Yolcu Nakli-Hususi Amaçla kullanıldığı, şirket tarafından alınan araç hususi bir araç olsa bile uyuşmazlık ticaret mahkemesinde görüleceği, dava konusu kazaya karışan araçların her ikisi de ticari amaçla kullanıldığı, müvekkili şirketin ticari amaçla kullanmak için aldığı bu aracın 14 gün serviste kalması sebebiyle kazanç kaybı oluştuğu, davalılar, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurduğu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğu, taraflarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh ile çözülebilmesi amacıyla Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş ve .... başvuru numaralı, ... arabuluculuk dosya numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma olmamış ve bu husus 10/04/2025 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığı ve davalıların haksız ve mesnetsiz itirazının iptalinin gerektiği, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, edimini ifa etmeyen davalılar/borçlular bilinçli olarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz edildiği, müvekkilinin huzurdaki davaya ve icra takibine konu alacağı, davalı borçlu sürücünün %100'de kusuruyla sebebiyet verdiği maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklandığı, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediği, işbu sebeplerle davalılar/borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, tüm bu nedenlerle davalıların/borçluların itirazı yerinde olmadığı, borçluların itirazı, kötü niyetli ve haksız olarak müvekkilin alacağına kavuşmasını engelleme amacından ibaret olduğu, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalıların haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve Bakırköy .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası takibinin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4. maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre, "her iki tarafın tacir olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı ticaret şirketi ise de, davalıların tacir olmadıkları anlaşılmaktadır. Sadece aracın ticari amaçla kullanılması, davanın ticaret mahkemesinin görevine girdiği sonucu doğurmamaktadır. Yukarıda belirtildiği, davanın nispi ticari dava olabilmesi için, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, somut olay değerlendirildiğinde, davalılar hakkında, davacı tarafından, trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı ve eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu, davanın temelinin haksız fiil sorumluluğuna dayalı olduğu, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, somut olayda ise, davalıların tacir olmadıkları, bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, netice itibariyle açılan davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olaması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davada HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartının yokluğu nedeniyle, HMK nun 115/2 maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 2-Görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; -Görevsizlik kararının istinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, istinaf başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edildiği takdirde, yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece karara bağlanmasına, 4-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edilmemesi halinde, HMK 20 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ile HMK 331/2 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosya üzerinden davaya bir başka mahkemede devam edilmediği tespiti yapılıp davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğinin İHTARINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 16/12/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1151, K. 2025/1370, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1151-e-2025-1370-k-728dfc126f2c