İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/668 E. 2025/1409 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/668
Karar No
2025/1409
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/668 Esas KARAR NO : 2025/1409

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imza edilen protokol kapsamında davacıya ait cihazın davalının klinik nezdinde kullanıldığını, bu sözleşme uyarınca ilgili ortaklaşa çalışma konusunda yapılacak reklamların masraflarından tarafların eşit olarak sorumlu olacağının düzenlendiği buna rağmen davalının Ağustos ve Ekim 2024 aylarında reklam faaliyetlerine ilişkin masrafların tamamını davacıya yansıtıldığını, sözleşme uyarınca davacının SGK kaydının yaptırılmasından ve ilgili ödemelerden davalı şirketin sorumlu olduğunu, muhtelif aylarda davalının ödemekle yükümlü olduğu meblağları haksız kesintiler yaparak eksik ödediğini, belirterek yukarıda izah edilen ve mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulünü, itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça iddia edildiği gibi hiçbir dönemde reklam masraflarının tamamı davacıya yükletilmediğini, SGK prim ödemelerinin hangi durumda kim tarafından yapılacağı sözleşmenin 3.3 ve 3.4 maddelerinde farklı şekillerde açıklanmış olduğunu, ancak bu kapsamda müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu meblağlar sözleşme genelinde net olduğunu, davacı her ay yapılan ödemeleri ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul etmiş olduğunu, sonrasında sözleşme sona erdikten aylar sonra haksız kesinti iddiası ile dava açtığını, davacı tarafından ileri sürülen alacak kalemleri likit ve tartışmasız olmadığını belirterek yukarıda izah edilen ve mahkemece re'sen tespit edilecek nedenlerlerle;

davacının haksız ve dayanaksız davasının tümden reddini, mahkemece bu hususta aksi kanaatte olunması halinde icra inkar tazminatı talebinin reddine

karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. " hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.

TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.

Açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, açılan davada Davacı tarafın tacir sıfatı taşımadığı, istemin ticari davaya vücut vermediği, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/668, K. 2025/1409, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-668-e-2025-1409-k-9ac9c7e3ab3e