İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/732 E. 2025/1423 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/732
- Karar No
- 2025/1423
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/732 Esas KARAR NO : 2025/1423
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/08/2025 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 YAZIM TARİHİ : 25/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket davalıya icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... D. İş ..... Karar sayılı kararı ile müvekkilinin cirosunun olduğu 30/04/2024 vade tarihli, 170.000,00-TL bedelli çek için davacı şirket yönünden 126.851,23-TL'lik kısım için ihtiyati haciz kararı alındığını, ve Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosya üzerinden müvekkilinin hesaplarına, araçlarına haciz kaydı işlenmiş ve davacı şirketin ..., .... Cd. no 5/1, 34145 Bakırköy/İstanbul adresine 13.08.2024 tarihinde fiili hacze gelindiğini, davacı iş bu tarihte bir ameliyattayken, eşi ...., davalı vekilini davacı şirkette karşılamış ne yapacağını anlayamamış, davacı şirket yetkilisi ..... hastaneden apar topar işyerene geldiğini, davalı , davacı şirket yetkilisini makinelerini haczetmekle hatta kaldırmakla tehdit ettiğini, müvekkilinin işbu çekten borçlu olmadığını, sadece 30.000,00-TL borcunun olduğunu beyan etmiş ise de davalı vekili haciz mahallinde tehdit ettiğini, protokol yaparak 40.000,00-TL nakit, 14/08/2024 tarihli 80.000,00-TL, 23/08/2024 tarihli 83.000,00-TL senet alarak mahalden ayrıldığını, mahalde haciz yapılıp, .....'ye yediemin olarak haczedilen mallar bıraktığını, ödeme alınmasına rağmen haciz yapılmaya devam edildiğini belirterek davacı vekili davanın kabulünü, davalının asıl takip ve dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmayacak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davalı şirket, davacı borçlu tarafından ciro edilmiş muhatabı ..... bank/ ..../Samsun olan..... seri numaralı 30.04.2024 tarihli 170.000 TL bedelli çek doğrultusunda, davacı borçludan alacaklı olması hasebiyle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... D.İş sayılı dosyasından 13.08.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı aldığını, ihtiyati haciz kararı neticesinde 13.08.2024 tarihinde Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasından takibe geçilmiş olup aynı tarihte davacı borçlunun işyeri adresine gidildiğini, haciz esnasında, davacı borçlu tarafından ihtirazi kayıtsız yalnızca 40.000 TL ödeme yapılmış olup kalan borç için taraflar arasında protokol düzenlendiğini, devamında, kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren protokol doğrultusunda davacı borçlu tarafından ihtirazi kayıt olmaksızın haricen 14.08.2024 tarihinde 47.000 TL, 16.08.2024 tarihinde 11.500 TL, 16.08.2024 tarihinde 28.500 TL, 18.08.2024 tarihinde 76.000 TL ödeme yapıldığını, ödeme neticesinde 19.08.2024 tarihinde Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılarak icra dosyasının işlemden kaldırılması sağlandığını. yapılan ödemeler sözleşme serbesti ilkesi doğrultusunda taraflarca imzalanan protokol neticesinde haricen yapılmış olup bu durum, davacının serbest iradesiyle yaptığı ödemelerin icra tehdidi altında değil, sulhen ve iradi şekilde yaptığını ispat ettiğini, davacının İİK m.72 uyarınca istirdat davası açabilmesi için gerekli olan “borçlu olmadığı bir paranın, cebrî icra yoluyla ve iradesi dışında tahsil edilmesi” koşulu oluşmadığını belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyası kapsamında takibe dayanak olan ..... Bankası .... Şubesi'ne ait, 30/04/2024 tarihli, ..... seri numaralı, 170.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile haciz sırasında protokol yapılmak suretiyle ödenmek zorunda kalındığı iddia olunan 173.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın, söz konusu takibe dayanak çek kapsamında davacının davalıya borçlu olup olmadığı, haciz sırasında yapılan protokolün geçerli olup olmadığı, davalıdan istirdatı gereken bir miktar olup olmadığı, var ise ne kadar olduğu, davalının takip başlatmakta kötü niyetli olup olmadığı noktasına toplandığı anlaşılmıştır. Davalının süresi içinde sunduğu cevap dilekçesi ile, taraflar arasında imzalanan protokolde protokol kapsamında doğacak uyuşmazlıklarda Bursa Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğuna dair yetki anlaşması bulunduğunu, yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş olduğu görülmüştür. Somut olayda, taraflar tacir olup, tarafların iddia ve savunmalarına göre uyuşmazlık ve davacının talepleri, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında, fiili haciz sırasında taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında, söz konusu protokolün haciz baskısı altında imzalandığı, geçersiz olduğu, fazla ödeme yapıldığı iddialarına dayanmakta olup, uyuşmazlığın kaynaklandığı söz konusu protokol incelendiğinde, protokol neticesinde doğacak ihtilaflarda Bursa mahkemelerinin yetkili olacağının düzenlendiği ve imza altına alındığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın, "Yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesine göre; (1)Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. (2)Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. 6100 sayılı HMK'nın, "Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları" başlıklı 18. maddesine göre; (1)Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. (2)Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; uyuşmazlığın kaynaklandığı davacı ile davalı arasında yapılan protokolde, uyuşmazlıkların çözümünde yetkili mahkeme olarak münhasıran Bursa Mahkemelerinin gösterildiği, HMK'nin 17/1 maddesi gereğince tacirler arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında mahkemenin sözleşme ile yetkili kılınabileceği, tarafların tacir oldukları, sözleşme ile belirlenen mahkemede davanın açılması gerektiği, sözleşme ile belirlenen yetkili mahkemenin bağlayıcı olduğu anlaşılmakla, davanın sözleşme ile belirlenen yetkili mahkemede açılmadığı görülmekle HMK'nin 17/1 maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığında uyuşmazlığın çözüm yerinin Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu kabul edilerek, davalı GFS Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, Yetkili mahkemenin BURSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının yetkili Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025 Katip .... e-imzalıdır Hakim ......