İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/425 E. 2026/35 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/425
- Karar No
- 2026/35
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/425 Esas KARAR NO : 2026/35
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ... ve .... Yapı A.Ş. adına düzenlenen İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalının Beylikdüzü’ndeki şantiyesinde 18.11.2023 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayı sonucunda depo kapısının zorlanarak açıldığını, alarm sisteminin devre dışı bırakıldığını ve çeşitli kabloların çalındığının tspit edildiğini, olayın, güvenlik hizmeti sağlamakla yükümlü ... Ltd. Şti. personelinin ihmalinden kaynaklandığını, bu durumun hem taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine hem de TBK’nın 49. ve 66. maddeleri uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu 2 esasına göre davalının kusurlu sorumluluğunu doğurduğunu, ekspertiz raporuna göre 588.908,06 TL tutarında hasar oluştuğunu, poliçe muafiyeti düşülerek 517.130,81 TL tazminat hesaplandığını ve müvekkilinin koasürans payı olan 51.713,08 TL’yi 05.03.2024 tarihinde sigortalıya ödediğini, bu ödeme ile TTK’nın 1472. maddesi gereği halefiyet doğduğunu ve müvekkilinin, zararın tahsili için davalıya rücu ettiğini ancak davalının, icra takibine haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde de uzlaşma sağlanamadığından işbu dava açıldığını, alacağın likit nitelikte olduğunu ve İİK 67. madde uyarınca davalının itirazının haksız olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini ve icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkemelerinin belirlenmiş olduğunu, HMK m.17 gereğince tacirler arasında yapılan bu yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, dolayısıyla davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve “yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip” bulunmadığından usulden veya en azından yetkisizlik nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ayrıca, aynı olay nedeniyle açılan başka bir davada da Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetkisizlik kararı verdiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının müvekkiline yönelttiği rücu talebinin haksız olduğunu, müvekkilinin 5188 sayılı yasa kapsamında faaliyet gösteren bir özel güvenlik firması olduğunu ve kolluk kuvveti sıfatının bulunmadığını, dolayısıyla yalnızca önleyici ve caydırıcı hizmet sunduğunu, adli olaylarda sorumluluğunun genel kolluğa bildirimle sınırlı olduğunu Güvenlik hizmet sözleşmesinin 4., 8. ve 12. maddeleri uyarınca işveren (... A.Ş.) ile ortak tedbir alınması, depoların kilitli ve güvenli bölgelerde bulundurulması, personel sayısının işverenin belirlediği şekilde olması gibi hususların düzenlenmiş olmasına rağmen, işverenin gerekli önlemleri almadığını, riskli alanların defalarca bildirildiğini, hatta 24.08.2023 tarihli e-posta ve video kayıtlarıyla ... firmasına güvenlik zafiyetlerinin açıkça iletildiğini ancak hiçbir önlem alınmadığını, olayın meydana geldiği 18.11.2023 tarihinde güvenlik personelinin sayısının sınırlı olduğunu, çalınan malların taşeron firmaya ait olduğunu ve müvekkilinin sadece işverenle sözleşmesinin bulunduğunu, dolayısıyla taşeron mallarından hukuken sorumlu tutulamayacağını, sözleşmenin nispilik ilkesinin ihlal edildiğini, Ekspertiz raporunun yalnızca beyana dayalı olduğunu, müvekkilinin imzası olmayan adi yazılı belgelere dayanıldığını, olayla ilgili ceza soruşturması veya dosya var ise sonucunun beklenmesi gerektiğini, hatta mevcutsa ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasının uygun olacağını, ayrıca müvekkilinin olay nedeniyle haksız kesintiye maruz kaldığını, sigortalı firmanın ağır kusurunun sigorta şirketince göz ardı edildiğini, rücu şartlarının oluşmadığını, bu nedenle davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine, varsa ceza dosyasının sonucunun beklenmesine, icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığından davacının kötü niyetli dava açması nedeniyle asıl alacağın en az %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ borçlusunun .... LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, 57.218,40TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına Sigorta bilirkişisi ..., Güvenlik Uzmanı ... ve İnşaat Mühendisi ... 'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 01/11/2025 tarihli raporunda özetle; "Yukarıda tespit edilen veriler ve inceleme ve değerlendirme bölümde ayrıntılı şekilde belirtilen gerekçelerle, takdiri ve hukuki değerlendirmesi tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 1.Kusur Yönünden; 1.1. .... Hizmetleri Ltd. Şti.’nin; “1. Derece kusurlu” olmak üzere %75 Kusurlu olduğu, 1.2.Dava Dışı ... ’nun; “2. Derece Kusurlu”, Kusur oranın %25, 1.3.Hırsızlık mağduru taşeron ... Sanayi Şirketi’nin; 17 “Kusursuz” olduğu, 2.İnşaat Mühendisi Yönünden; 2.1.Çalınan inşai malzeme bedellerinin makul ve uygun olduğu, tespit edilen 588.908,06.-TL hasar tutarının makul olduğu, itiraz gelmesi halinde dosyasına elektrik mühendisi atanması hususunun takdiri Sayın Mahkemenindir.3. Sigorta Yönünden; 3.1.Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından, zarar gören sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili talebiyle dava açıldığı, 3.2.Davacı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... A.Ş. ve/veya .... Yapı A.Ş. ve/veya ... ve/veya ... Holding A.Ş. … adına 05.10.2021 / 23.03.2025 tarihleri arasında geçerli, “..., Cad. ... Ada, 8 No.lu Parsel, Beylikdüzü/İstanbul.” kayıtlı arazi üzerine inşa edilecek ... Projesi ... sayılı İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu,3.3.İnşaat ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartları ve ... sayılı İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi üzerinde yazılı ilgili hükümlerce, hırsızlık hadisesinin teminatta ve poliçe vadesi içinde olduğu,3.4.Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından, ... sayılı hasar dosyası kapsamında, 05.03.2024 tarihinde 51.713,08.-TL olmak üzere ödemenin ... Yapı Anonim Şirketi adına yapıldığına ilişkin bir adet ...bank dekontu dosyaya sunulmuştur.3.5.Davacı ... Sigorta A.Ş. ödediği miktar kadar (51.713,08.-TL) 24.05.2024 Tarihli, T.C. Büyükçekmece .... İcra Dairesinde, ... Esas dosyası ile takip başlatıldığı, faiz hesabı uzmanlık alanımın dışındadır.3.6.Heyette yer alan uzman bilirkişinin görüşü doğrultusunda; davacı ... Sigorta A.Ş., sigortalısının %75 oranındaki kusur kapsamında 51.713,08.-TL (%10 pay) üzerinden hesaplanan 38.784,81.-TL’yi talep edebileceği, bu hususta nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin yetkindedir.6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Sayın Mahkemeye ait olarak, Sayın Mahkemenizin nihai takdirlerine ve tensiplerine saygılarımla arz ederim." belirtmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu davacının dava dışı sigortalısının riziko adresinin inşaat şantiyesinde meydana gelen hırsızlık olayında dava dışı sigortalının inşaat malzemelerinin çalınıp çalınmadığı, meydana gelen olayda davalının kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı, davacının ödediği bedeli TTK 1472.maddesine göre halefiyet ilkesi kapsamında davalıdan talep edip edemeyeceği konularında toplandığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı tarafın yetki itirazının bulunduğu anlaşılmıştır ve öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı sigortalısı ve davalı arasında düzenlenen sözleşme incelendiğinde taraflar arasında doğacak uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili kılındığı anlaşılmıştır. HMK'nun 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. TTK nun 1472-(1)maddesi; "Sigortacının ,sigorta tazminatını ödediğinde ,hukuken sigortalının yerine geçer.Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlululara karşı dava hakkı var ise, bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmış ise sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin ,halefiyet kuralı uyarınca ,sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek ,dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir."şeklindedir. Halef olma (halefiyet ) bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. Davacının, kanuni halefiyet gereği davacı sigorta şirketinin sigortalının yaptığı yetki sözleşmesi ile bağlı olduğu, halefiyet kuralı gereği eldeki dava açıldığından davacının sigortalısının hangi hukuki yetkilere sahip ise davacı sigortalının da aynı durum ve koşullarda davada taraf olacağı, tacirler arasında imzalanan ve HMK 17 gereği geçerli bulunan sözleşmede, ihtilaflarda çözüm yerinin İstanbul Mahkemeleri olduğunun belirlendiği, davalının yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır. (aynı yönde İBAM 12 HD 2019/236 Esas 2019/192 Karar sayılı ilamı) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/591 esas, 2019/6623 karar sayılı ilamındaki; "taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, dava, yalnızca yetki sözleşmesi ile belirlenen (yetkili) mahkemede açılır. Bu durumda, yetki sözleşmesi, kanunen yetkili kılınan genel veya özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırmaktadır." şeklindeki kararından yola çıkara tarafların aralarında çıkacak olan uyuşmazlıklarda sözleşme ile yetkili olacak mahkemeyi kararlaştırdığı, yetkili olacak olan mahkemenin İstanbul mahkemelerinin olduğunun anlaşıldığı, her iki tarafın tacir olması sebebiyle bu durumun yetki sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği, yetki sözleşmesinin kanunen yetkili kılınan genel veya özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırdığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olduğu da göz önüne alınarak yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak HMK.nun 17. Maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Yetkili mahkemenin İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır