İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/320 E. 2026/46 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/320
- Karar No
- 2026/46
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/320 Esas KARAR NO : 2026/46
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/04/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde Emtia Blok Sigorta Poliçe ile sigortalı bulunan malların nakliyesi sırasında zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu, hasara ilişkin alınan ekspertiz raporunda hasar ile ilgili vaki hasarın, ürünlerin ... çalışanları tarafından yurtiçi taşımasını yapacak araç içerisine ağırlıklarına dikkat edilmeden yüklenmesi ve şoför tarafından da araç içi sabitlemesinin yapılmaması sebebi ile meydana gelmiş olabileceği kanaatine varıldığını, müvekkili şirketçe sigortalının uğramış olduğu zarar poliçe limitleri dahilinde giderildiğini, taşıma ile sorumlu olan muhatapların kusurundan ileri gelen işbu zarara ilişkin ödenen hasarın rücuen tazmini gerektiği, meydana gelen zarar neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından 07.03.2024 tarihinde ödenen tazminat 20.820,91TL tutarında rücu edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraflardan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, "5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22/17. maddesinde "...eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir" düzenlemesi yapılmış olduğunu, davacının delil olarak dayandığı 23.03.2014 tarihli eksper raporundaki tespitlerin, sigortalının beyanlarına ve olaydan hemen sonra mahallinde yapılan gözlemlere dayandığı da raporda kayıtlı olduğunu, olaydan hemen sonra düzenlenen ve kanun gereği delil niteliği taşıyan bu rapordaki tespitlerin aksini ispat davalılara düşmekte olup, raporda tespit edilen hasar sebebi dışında bir sebeple hasarın gerçekleştiği de davalı yanca ispat edilmiş değildir." şeklinde hüküm tesis edildiğini, izah olunan nedenlerle davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 21.205,95-TL üzerinden devamı ile 07.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu, Anadolu İcra dairelerinden müvekkili şirket aleyhine gönderilen icra takibine itiraz ettiklerini, davanın İstanbul Anadolu Ticaret mahkemelerinde açılması gerektiğini, davanın yetki açısından reddi ile yetkili mahkemelere gönderilmesine karar verilmesini, TTK'nun “Taşıma işleri” ni düzenleyen Dördüncü kitap ve genel hükümler birinci kısım 855. Maddesi zamanaşımı başlığını taşımakta olup maddenin 1. Fıkrası aynen, “Bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda,….diğer(hasar-eksiklik) zararlarda bir yılda zamanaşımına uğrar”. 3. Fıkrası aynen “Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartı ile; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hallerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.” hükmünü havi olduğunu, yasanın aynı kitabın “taşıyanın sorumluluğu ve hakları” nı düzenleyen üçüncü ayrımında ise 1188. Madde tazminat istemi için olan süreyi hak düşürücü süre olarak tanımladığını, derdest dava, sigortacı tarafından sigortalının haklarına halef olunduğu iddiası ile ikame edildiğini, sigorta bedelini ödeyen sigortacının zarara yol açan kişi aleyhine sigorta ettirenin halefi sıfatı ile açacağı davanın ilk şartı ve zamanaşımı yukarda açıkça düzenlendiğini, davacı sigorta şirketi; öncelikle, zararı öğrendiği tarihten itibaren 12. Ay 2023 tarihinden itibaren 3 ay içinde işbu davada rücu borçlusu konumunda olan müvekkili şirkete bildirimde bulunmamış, bu şartı yerine getirmediğini, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği varsayımında dahi anılan hasarın söz konu işlemlerin gereği gibi yapılmaması nedeni ile meydana gelmiş olabileceği, yükün elverişsiz ambalajlanmış olması ihtimalleri davacı tarafından ispatlanması gerektiği, böyle bir tespit kesinleşir ise; ki davacının bizzat iddiası böyledir; elverişsiz ambalajdan kaynaklanan zararların sigorta himayesi kapsamı dışında bırakılması yada böyle bir rizikoyu da ödeme kapsamına aldı ise ödendiği iddia edilen tazminatın 3. şahıslara rücu edilememesi gerektiğini, nitekim Yargıtay ve doktrinin bu konudaki ortak görüşü; “sigorta edilen yükün hazırlanması aşamasındaki yetersizlik veya uygunsuzluktan maksat, yükün özelliklerine uygun olarak normal yolculuk sırasında zarar görmesini engelleyecek hale getirilmesi olduğunu, kırılabilir özellik gösteren bir yükün, kırılmayı engelleyecek şekilde kutulanması bu hale örnek gösterilebileceğini, “Nakliye sırasında emtianın taşındığı torbaların yapıştırma yerlerinden açılarak içindeki reçinenin hasarlanması hali, yük ambalajının kifayetsizliğini gösterdiğinden bu durumda taşıyıcının sorumluluğu söz konusu edilemeyeceğini, Yargıtay .... HD ... E.... K.” şeklindedir..” olduğunu izah edilen nedenlerle davanın reddine yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili firmanın işbu dava yönüyle hiçbir ilgisi bulunmadığını, dava konusu belirtilen emtialar müvekkili firma nezdinde işlem görmüş eşyalar olmadığını, ulusal antrepo firmasında işlem gören beyanname ve yapılan yükleme ile alakalı sehven müvekkili firmaya rücu işlemi yapılmak istenerek işbu davaya dahil edildiğini, müvekkili taraf olmadığı bir işlem ve davanın içerisinde olduğunu, dava konusu emtiaların kaynağı gümrük beyannamesinin de açıkça belirttiği üzere hükme esas alınacak olan ekspertiz raporu son alınan ekspertiz raporu olacağını, bu husus da işbu davada müvekkilin bir taraf sıfatının olmadığını gösterdiğini, izah edilen nedenlerle davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre rücuan tazminat için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma ilişkisi kapsamında uğranılan zararın rücuan istenip istenemeyeceği noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edildi. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 21.205,95 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Takip tarihinin 23/05/2024 tarihi olduğu, davacı tarafça ödemenin 07/03/2024 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla TTK 855. Maddesi gereğince zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Davaya konu taşıma, CMR taşıma senedi, navlun faturaları, gümrük beyannameleri ve diğer belgelerden taşımanın iki farklı kesitte gerçekleştiği, birinci kesitte taşıma konusu emtianın İngiltere’den İstanbul’a taşımasında ana nakliyecinin dava dışı ... Tic AŞ, fiili taşıyıcının ... Ltd Şti olduğu ve bu kesitteki taşımanın emtianın Türkiye’ye ulaştıktan sonra gümrüklü antrepoya teslimi ile nihayete erdiği, ikinci taşıma kesitinin ise yurt içi taşıması olduğu, bu kesitte davacının sigortalısı olan malın alıcısı ... AŞ ile davalılardan ... Taşımacılık AŞ arasında taşıma konusu eşyanın alıcının adresine teslimi konusunda anlaşıldığı, fiili taşımanın davalı .... tarafından .... Nakliyat firmasına yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davaya konu olayda hasar ikinci taşıma kesitinde yani Türkiye’ye vardıktan sonra antrepodan alıcının Silivri’deki adresine taşınması kesitinde gerçekleşmesi nedeniyle davaya konu uyuşmazlığa Türk Ticaret Kanunu’nun 856 vd. hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Davaya konu olayın işbu sigorta poliçesinin kapsadığı tarihler arasında gerçekleştiği, davacının sigortalısına davaya konu hasar ile ilgili olarak davacı delilleri arasında yer alan 07.03.2024 tarihli dekonttan anlaşıldığı üzere 20.820,91-TL ödemenin “hasar no: ...” açıklamasıyla yapıldığı, böylece davacının sigortalısının haklarına halef olduğu böylece işbu rücu davasını açmada aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davaya konu olayda hasar ikinci taşıma kesitinde yani Türkiye’ye vardıktan sonra antrepodan alıcının Silivri’deki adresine taşınması kesitinde gerçekleşmesi nedeniyle davalılardan ... Taşımacılık AŞ’nin dosyaya sunduğu İç Nakliye Talep formu ve kestiği navlun faturası ile ... Nakliyat tarafından bu davalıya kesilen navlun faturasından davalının TTK m. 917 hükmü çerçevesinde taşıma işini üstlenen sıfatıyla pasif husumet ehliyetini haiz olduğu, davalı ... firmasının davaya konu taşımada antreposuna herhangi bir emtianın gelmediği anlaşılmakla bu davalının pasif husumet ehliyetini haiz olmadığı, davaya konu hasarın gerçekleşmesinde asli kusurun yükleme ve istiflemeyi gerçekleştirenlere ait olduğu, davalı ... şirketinin müterafik kusurlu olabileceği taşıyıcının sorumluluğunun ihmali davranışla gerçekleşen hasarın oluşumuna asli ve fiili katkısı olmaksızın tali bir kusur olduğundan taşıyıcının % 25 oranında kusurlu olabileceği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporuyla zarar bedeli 25.244,45 TL - 2.750 TL = 22.494,45 TL olarak tespit edilmiş olup davalı ....’un % 25 kusur oranı dikkate alındığında zararın 6.311,11-TL olacağı, 6.311,11 TL sınırlı sorumluluk miktarını aştığından davalı ... şirketinin sorumlu olacağı miktarın 771,34 TL ile sınırlı olacağı belirlenmiştir. Toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alacak miktarının 771,34 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir. Davanın rücuan tazminata ilişkin olması ve alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-A-Davanın davalı ... Taşımacılık Ltd Şti yönünden KISMEN KABULÜ ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 771,34TL yönünden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, B-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Davalı ... A.Ş yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00TL ilam harcından peşin alınan 562,70TL harcın mahsubu ile bakiye 169,30TL'nin davalı ... Taşımacılık Ltd Şti'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 615,40TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.230,80TL'nin davalı .... Taşımacılık Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.700,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 170,95TL'nin davalı ... Taşımacılık Ltd Şti'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.700,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.529,04TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 12.000,00TL bilirkişi ücreti, 347,50TL posta masrafı, olmak üzere toplam 12.347,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 449,12TL'nin davalı ... Taşımacılık Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 771,34TL vekalet ücretinin davalı ... Taşımacılık Ltd Şti'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 20.434,61TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır