İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1023 E. 2026/15 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1023
- Karar No
- 2026/15
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1023 Esas KARAR NO : 2026/15
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı arasında franchise sözleşmesi akdedilmiş olup bu sözleşme uyarınca davalı franchise giriş bedelini ödemediğini, buna ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu olan ...'ün Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyasına itiraz ettiği, davalının haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazına yönelik asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, müvekkilinin sözleşmelerde imzasının bulunmadığının tespiti ile sözleşmelerin geçersizliğini, haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı aleyhine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy .... ATM'nin .... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkil şirketin; ... ticari unvanına sahip, Türkiye genelinde yüzden fazla franchise bayiisi ile oto ekspertiz sektöründe "... Oto Ekspertiz" markası ile hizmet veren, sektörde güvenilirliği ile bilinen bir oto ekspertiz şirketi olduğunu, davalı ... ile müvekkili şirket arasında, 10.05.2024 ve 05.04.2025 tarihli Franchise Sözleşmeleri imzalanmış olup, işbu sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiği tarihe kadar olan süre zarfında davalı taraf müvekkili şirketin Antalya franchise bayiliğini yürütmüş olduğunu, ancak davalının sözleşmede yüklendiği bir çok yükümlülüğe aykırı davranması nedeniyle franchise ilişkisi daha fazla müvekkili şirket tarafından sürdürülememiş ve Beyoğlu ... Noterliği’nin 28.08.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile her iki bayilik sözleşmesi de haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, işbu sözleşmelerin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedilmesi ve sözleşmede karşılığında cezai şart öngörülmüş maddelere aykırı eylemlerde bulunması nedeniyle, müvekkili şirketin sistem verileri üzerinden hesaplanan ceza-i şart bedeli için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edilmiş olup, işbu takibe haksız olarak itiraz edilmesi sebebiyle takibe yapılan itirazın şimdilik ileride artırılmak üzere kısmi olarak iptaline, borçlu adına %20'den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi için müvekkili şirketin birden fazla sebebi bulunmakta olup ilk olarak talep edilen ceza-i şartların gerekçesini ispatlamak adına aşağıda haklı nedenle fesih sebeplerini detaylıca izah ettiklerini, franchise giriş bedelleri fesih tarihine kadar ödenmemiş olup, halen dahi bu bedellerin ödemesinin yapılmadığını, bunun da haklı nedenle fesih sebebi olduğunu, müvekkili şirketin markası altında faaliyet gösterirken müşterilere hakaret ve tehdit suçunu işlediğine dair şikayetlerin gelmiş olmasının haklı fesih sebeplerinden bir diğeri olduğunu, davalının ekspertiz hizmeti karşılığında tahsil ettiği bedelleri şirket sistemlerinde düşük bedellerde göstererek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, keza tüketicilerden alınan hizmet bedellerinin davalının yönlendirmesi ile kendisine ait olmayan hesaplara göndertilerek vergi yükümlülüğünden de kaçınılmaya çalışıldığını, davalı tarafından marka güvenilirliği ve itibarı kullanılarak araçlarının kilometrelerini düşürmek suretiyle vatandaşlara satılmasının da franchise ilişkisinin haklı nedenle feshedilmesine sebebiyet veren bir başka husus olduğunu, müvekkili şirket tarafından bayilik adına açılan sosyal medya hesabı ve web sitesi franchise ilişkisi sonlandırıldıktan sonra sözleşme yükümlülüklerine uyulmayarak müvekkili şirkete devredilmediğini, müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedilen iş bu sözleşmeler gereğince hesaplanan cezai şart bedelinin takibe konulduğu icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olup, itirazın reddine, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istediklerini, hesaplamaya esas alınan verilerin davalı tarafından ortak kullanılan sisteme yansıtılan cirolardan yapılan hizmet bedelinin kesintilerine dayanmakta olup fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı yönünden alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile; takip öncesi faiz ve ferileri ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalı/borçlu olan ...'ün Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın şimdilik alacağın 200.000-TL'lik kısmı üzerinden iptali ile takibin devamına, müvekkili şirkete ait genel merkezde tüm Franchise Bayilik Sistemi tarafından kullanılan ortak yazılım üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılacak yerinde inceleme ile Franchise Sözleşmeleri doğrultusunda Ceza-i Şart Bedeli hesaplamasının yapılarak davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazına yönelik asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. numaralı dosyası, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... E. numaralı dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, sözleşmeye dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 ) Somut olayda taraflar arasında, 10.05.2024 ve 05.04.2025 tarihli Franchise Sözleşmelerinin imzalandığı ve sözleşmenin 22. Maddesinde yetki şartının düzenlendiği ve Bakırköy İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili kılındığı, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı alacaklarının tahsili için asıl davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyası üzerinden ve birleşen davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. numaralı dosyaları üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın ise süresinde her iki dosyada da icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. Yetki sözleşmesinin düzenlendiği HMK'nın 17. maddesi uyarınca "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmüne haizdir. Bu yasal düzenlemeler ışığında yetki şartının geçerli olabilmesi için her iki tarafın tacir olması gerekmektedir. Somut olayda davacının TTK 'da sayılan sermaye şirketlerinden olması nedeniyle tacir olduğu noktasında sorun bulunmamaktadır. Davalı ise gerçek kişidir. Davalının tacir sayılıp sayılmamasına ilişkin yapılan araştırmada; ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı ve cevabi yazıda davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, birinci dereceden tacir sıfatının bulunmadığı ve yıllık beyannamesinin 6102 sayılı TTK'nın 11/2. maddesi uyarınca belirlenen miktarın altında kaldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalının tacir sayılmadığı ve bu nedenle HMK 17 uyarınca yetki şartının geçerli olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda yetki şartının geçerli olmaması nedeniyle icra müdürlüğünün yetkisi genel hükümlere göre belirlenecektir. Dosya kapsamı itibariyle davalı borçlunun adresinin Kepez/Antalya olduğu ve Antalya İcra Dairelerinin sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Takip konusu para alacağı olduğu için BK 89/1 maddesi uyarınca davacı alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu Küçükçekmece İcra daireleri de yetkilidir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan akdin ifa edileceği Kepez/Antalya adresinde bulunan icra daireleri de yetkili olduğu dosya kapsamı itibariyle anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle İcra Mahkemesinin yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek, kesin olarak sonuçlandırmak zorundadır. Zira İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının görülebilmesi için, 1- İlamsız bir takip yapılmış olması ve bu icra takibinin geçerli olması, 2- Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3- Alacaklının, bu itirazın kaldırılması için İcra Mahkemesine başvurmamış olması, 4- Bu davanın, dinlenebilmesi için icra takibine itiraz eden borçlunun bu itirazının, alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurması gerekir. Öte yandan sayılanlardan önce bir itirazın iptali davasının görülebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli, ayakta bulunan bir icra takibinin varlığı şarttır. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve bu itirazın olumlu veya olumsuz sonuçlandırılmadığı hallerde geçerli bir takibin bulunamayacağı açıktır. O halde bu husus İİK.nun 67. maddesi uyarınca bir dava şartıdır ve dava şartları da mahkemece re'sen ( kendiliğinden ) gözetilmek zorundadır. Diğer taraftan mahkemenin icra dairesinin yetkisizliğine ilişkin itirazdan önce kendi yetkisine yönelik itirazı inceleyip karara bağlayacağı kabul edilirse mahkeme yetkisizlik kararı verecek, yetkili mahkeme bu kez icra dairesinin yetkisiz olduğu, geçerli takip bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasını reddedecektir. Görüldüğü gibi bu sonuç Anayasa'nın 141/son maddesinde hüküm altına alınan usul ekonomisine aykırı düşecektir. Ayrıca İİK.nun 50. maddenin ikinci fıkrasında icra dairesine yapılan yetki itirazının esas hakkındaki itirazla birlikte yapılacağı, İcra Mahkemesinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı belirtildiğine göre merciiden daha geniş yetkilere sahip mahkemenin öncelikle İcra Dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi yasal bir zorunluluktur. Anılan ilkeler Yargıtay'ca kararlı bir şekilde uygulanmaktadır ( Bkz. Y.H.G.K. 28.03.2001 E: 2001/19-267, K. 311, 20.03.2002 gün E. 2002/13-241 K. 2002/208 ).
Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında; icra dairelerinin yetki hususu İ.İ.K'nun 50. Maddesinde düzenlendiği, buna göre; para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Bu hüküm uyarınca yetki hususunun HMK hükümleri uyarınca belirleneceği açıktır. HMK'nın 6. Maddesi uyarınca Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir ve aynı kanunun 10. Maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer (alacaklının ikametgahı) mahkemesinde de açılabilir. Bu hükümler uyarınca somut olayda davalının yerleşim yeri, alacaklının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa edileceği yer itibariyle takibin yapıldığı Bakırköy İcra daireleri yetkili ve görevli olmadığından, icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın yerinde olduğu, bu kapsamda somut olayda geçerli takip bulunmadığından asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Asıl dosya yönünden; 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 60.387,50 TL peşin harcından mahsubu ile bakiye kalan 59.655,50-TL'nin karar kesinleştiği ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Birleşen dosya yönünden; 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 615,30TL peşin harcından mahsubu ile bakiye kalan 116,70TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Asıl dosyada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Birleşen dosyada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen asıl ve birleşen dosya için 9.200,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, dosya üzerindin yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflarca mahkememize veya en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.13/01/2026
Başkan ... E-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı