İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1040 E. 2026/26 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1040
- Karar No
- 2026/26
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1040 Esas KARAR NO : 2026/26 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2025 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 16/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerinin davalıdan işyeri kiraladığını, depozito ve kira bedellerini gönderdiğini, davalının taahhüt ettiği yazılı kira kontratını teslim etmediğini, bu nedenle işyerini kullanamadığını belirterek verilen bedellerin iadesi ile çalışamadığı zamana ilişkin zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında kira ilişkisine bağlı sözleşme görüşmelerinin olup olmadığı, davacı tarafından taşınmazın kiralanıp kiralanmadığı bu hususta sözleşmenin kurulup kurulmadığı, davacının kira sözleşmesi varlığına inanarak yapmış olduğu harcama ve ödemelerin kira konusu taşınmazın ve işbu taşınmaza yönelik düzenlendiği iddia olunan kira sözleşmesinin teslim edilmemesi nedeniyle yapılan masrafların sebepsiz zenginleşme kapsamında ve uğranıldığı iddia olunan ticari kazanç kaybının davalıdan istenilmesine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığa yönelik esasa geçilmeden önce dava şartları ve mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarının aydınlatılması gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun (HMK) 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir. Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1 maddesinde yer alan "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." şeklindeki ifade nedeniyle ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar tanımlanmış, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a),(b),(c),(d),(e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması, ya da açılan davanın maddede 6. bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari işletme, TTK'nın 11/1. maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Görüleceği üzere ticari işletmenin unsurları; esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üzerinde bir gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, devamlılık ve bağımsızlık olarak düzenlenmiştir. Buradaki faaliyet iktisadi faaliyet olup, amacı gelir elde etmektir. Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır. Esnaf işletmesi sınırının ne olduğu ise, TTK'nın 11/2.maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, sınır Bakanlar Kurulu'nca çıkarılacak kararname ile belirtilecektir. Yine TTK’nın 15. maddesinde de; "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre, bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da odaya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Somut olayda; davanın mutlak ticari davalardan olmadığı dikkate alındığında nispi ticari dava olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerektiği, davaya konu uyuşmazlıkta davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığına ilişkin mahkememizce yazışmalar yapıldığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27/11/2025 tarihli müzekkere cevabında; “Sistem kayıtlarımızın tetkikinde; ..... 'nün müdürlüğümüzde 01/01/2019 tarihinden itibaren KENDİNE AİT VEYA KİRALANAN GAYRİMENKULÜN KİRALANMASI VE İŞLETİLMESİ iş tanımıyla Gayri Menkul Sermaye İradı mükellefimiz olduğu ve defter tutma yükümlülüğü bulunmadığı hususunu;” denildiği, - İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları in 01/12/2025 tarih 6627 sayılı müzekkere cevabında; “İstanbul Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğü ile Birlik Ajanlık kayıtlarında yapılan tetkikte, .... TC kimlik numaralı davalı .....'ün Birliğimiz bünyesindeki Birlik Ajanlığı'na 31.12.1984 tarihinde müracaat ettiği, ..... ajanlık üye numarası ile 66-2 sayılı alınan Yönetim Kurulu Kararla kayıt olduğu ve bu kaydını mesleğini bırakması sebebiyle 30.04.1985 tarihinde kapattığı tespit edilmiştir. ” bildirildiği, - T.C. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 01/12/2025 tarih ...... sayılı müzekkere cevabında; “Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda kimlik bilgileri belirtilen ..... 'ün gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır” denildiği, görülmüştür. Dava konusunun sebepsiz zenginleşme kaynaklı olduğu, işbu dava TTK m.4 'te sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir kaydı bulunmadığı bildirilmiş olup davalının tacir olmadığı, taşınmazlarının bulunmasının ve kiralama eylemlerinin ticari iş olduğu anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla davanın nispi ticari dava da olmadığı, bu nedenle görevli mahkemenin genel görevli asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal İçtihat; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin 2024/1258 E 2024/1509 K sayılı ilamı) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 114 ve 115 maddeleri gereğince görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE, -Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık kesin süre içinde talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, -Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verilmesine 2-Harç, yargılama giderleri ve diğer hususların HMK.nun 331/2 maddesi gereğince Yetkili ve Görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair dosya üzerinden tarafların yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır