İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/645 E. 2026/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/645
Karar No
2026/51
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/645 Esas KARAR NO : 2026/51

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı ..... Alışveriş Merkezleri Tic. A.Ş. Tarafından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasında davacı ........ aleyhine 499,00-TL miktarlı, 13/11/2010 tanzim tarihli, 28/07/2019 vade tarihli senede dayanarak icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının böyle bir borcunun bulunmadığını, davacının 2003 yılında annesi ..... in aldığı elektronik eşyaya kefil olarak imza attığının söylendiğini, ancak davacının böyle bir imza atmadığını, davacı aleyhine haksız icra takibi başlatıldığını beyanla, icraya konu olan işlemde davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, takibe konu olan senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket, davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile tahsilde mükerrer olmak üzere Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, taraflar arasındaki ilişki, uyuşmazlığın Bakırköy Tüketici Mahkemesi nezdinde görülmesini gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Davacının tacir sıfatının araştırılması için ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevaplarında tacir olmadığı tespit edilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde, kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3/1-(k) maddesinde de, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi; Tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bu durumda, davalı tarafın sağlayıcı/satıcı konumunda ve ticari ve mesleki amaçla hareket ettiği, davacının ise tüketici konumunda olduğu ve aralarında yapıldığı iddia edilen sözleşmesel ilişki de bir tüketici işlemi olduğuna ve senedin bu sebeple verildiğine göre, değerlendirme yapmak yetkisinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus İBAM ..... HD. ..... Esas ve ...... Karar sayılı ilamında da belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta her ne kadar davalı taraf tacir sıfatını haiz ise de yapılan araştırmada davacı tarafın tacir sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı, bu durumda Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğu ve değerlendirme yapmak yetkisinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/645, K. 2026/51, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-645-e-2026-51-k-d5abb8ee65c1