İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/696 E. 2025/1410 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/696
Karar No
2025/1410
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/696 Esas KARAR NO : 2025/1410

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin, davalı adına işletilen "Döma Paslanmaz Makina Ve Ekipmanları " unvanlı şahıs işletmesinden, ticari faaliyeti kapsamında; sipariş teklif formları içeriğinde ayrıntılı bilgileri bulunan Toz Dolum Makinesi (Tam otomasyon) ve Sıvı Dolum Lakartin Makinesi (Tam otomasyon) ile yine aynı teklif formlarında belirtilen diğer ürün ve hizmetlerin temini hususunda anlaşmaya vardığını, bu kapsamda sipariş edilen ürün ve hizmetlerin karşılığı olarak davalıya banka havalesi yoluyla 700.000,00-TL tutarında nakit ödeme gerçekleştirilmiş ve toplam tutarı 340.000,00-TL olan ... Bankasına ait sırasıyla Çek Seri No:... –100.000,00 TL Çek Seri No:.... – 70.000,00 TL Çek Seri No: ... – 70.000,00 TL Çek Seri No: ... – 50.000,00 TL ve Çek Seri No: ... – 50.000,00 TL bedelli çekler düzenlenerek teslim edildiğini, ilgili çeklerin vadesinde ödendiğini, müvekkilinin davalı tarafa, sipariş edilen ürünler için toplam 1.040.000,00-TL ödeme yaptığını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği müvekkilinin, sipariş edilen makineler ve diğer ekipmanlar bakımından üzerine düşen tüm edimlerini zamanında ve eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, ancak ürünlerin teslimine ilişkin olarak, davalıya ait "Döma Paslanmaz Makina ve Ekipmanları" unvanlı şahıs işletmesi tarafından gönderilen teklif formlarında açıkça belirtilmiş olan 90 iş günlük süre boyunca herhangi bir teslimat yapılmamış; davalı taraf, yapılan tüm görüşmelere rağmen teslim tarihini sürekli olarak ertelemiş davacı müvekkilinin ticari işletmesinde gecikmelere ve maddi zararın oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalı işletmenin bu tutumu nedeniyle müvekkilinin üretim ve işletme faaliyetleri büyük ölçüde sekteye uğramış; faaliyetler durma noktasına gelmiş ve müvekkilini ciddi mali zarara uğrattığını, bu nedenlerle HMK m. 109’a göre kısmi alacak davası olarak ikame edilen işbu davada, müvekkili tarafından ticari işletmesi adına sipariş edilen ancak teslimi gerçekleşmeyen makineler ve ekipmanlar nedeniyle ödenmiş olan alacağın (HMK 109. maddesi uyarınca dava değerinin ıslah yoluyla artırılması hakkımızın saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00-TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/06/2025 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olup mahkememizin işbu esasına kaydının yapıldıktan sonra ilgili işlemlere bu esas üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, arabuluculuk toplantısı itirazın iptali davası üzerine yapılmış olduğunu, huzurdaki davanın alacak davası oldğunu, davacı tarafın dava dilekçesiyle sunduğu arabuluculuk tutanağında arabuluculuk başvurusunda; "Büyükçekmece İcra Dairesi .... Esas Sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı ve ... tarafından ...'ya gönderilen 1.040.000 TL'nin işleyecek faizi, gecikme tazminatı, masrafları ve avukatlık ücretleri ile birlikte iadesi talepleri" şeklinde olduğunu, arabuluculuk başvurusu huzurdaki dava konusunda olmadığını, icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasına yönelik olduğunu bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından işbu dava itirazın iptaline ilişkinse dava kısmi olarak açılamayacağını, itirazın iptali parçalanamayacağını bu sebeple eksik harç yatırıldığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, ödemenin tamamının yapılmadığını, dava konusu teklif formuna yönelik davacı tarafın taraflarına gönderdiği ihtarnameye 24.09.2024 tarihli ihtarname ile taraflarınca yanıt verilmiş olduğunu, müvekkilince 24.09.2024 tarihli teklif formunda belirtilen 90 iş günü ihtarnamenin gönderildiği 10.01.2025 tarihli ihtarname zamanında hala dolmadığından ihtarname yanıtlarında karşı tarafa bildirilmiş olduğunu, bununla birlikte, malın teslimi için teklif mektubunda da açıkça yazıldığı üzere son ödeme gerçekleştikten sonra teslim edileceği taraflarınca gönderilen ihtarname cevabında bildirilmiş olduğunu, bu nedenle son vadesi gelen çek tahsil edildikten sonra malların teslim edileceği davacı tarafa ihtarname yanıtıyla bildirilmiş olduğunu, ancak davacı tarafından müvekkiline yapılan ödemelerin eksik olduğunu, teklif formunda belirtilen tutar 950.000-TL+KDV olduğunu, ödenmesi gereken tutar 1.140.000-TL olduğunu, 24.09.2024 tarihli teklif formunda siparişle birlikte %60 nakit, kalan %40 iş bitiminde ödeneceği belirtildiğini, davacı Tarafından gönderilen ihtarnamedeki temerrüt iddiası gerçekten uzak olduğunu belirterek yukarıda izah edilen tüm bu sebeplerle ; davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının usulden ve esastan ayrı ayrı reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; satımdan kaynaklanan alacak davasıdır. 6325 sayılı yasanın 18/A-1 maddesine göre, ilgili yasalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin uygulanacak hükümlere işaret ederek aynı maddenin 2. fıkrasında, davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir. TTK'nin 7445 sayılı yasa ile değişik 5/A maddesi uyarınca, TTK'nin 4. maddesinde ve diğer yasalarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava şartları, HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.

Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, sipariş edilen ürün ve hizmetlerin karşılığı olarak bedelinin ödenmesine rağmen ürünlerin teslim edilmemiş olması nedeniyle ödenen bedellerin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Davanın niteliği gereği Arabuluculuğa başvuru dava şartı olup davacı tarafın dava dilekçesiyle sunduğu arabuluculuk tutanağında "Büyükçekmece İcra Dairesi .... Esas Sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı ve ... tarafından ...'ya gönderilen 1.040.000 TL'nin işleyecek faizi, gecikme tazminatı, masrafları ve avukatlık ücretleri ile birlikte iadesi talepleri" şeklinde başvuru yapıldığının tespit edildiği, arabuluculuk başvurusunun eldeki dava konusunda olmadığı, somut davanın alacak davası olarak açılmasına rağmen arabuluculuk başvurusunun itirazın iptali istemine yönelik olduğu, Davacı tarafından usulüne uygun olarak arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açıldığından eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmakla TTK'nin 5/A maddesi hükümleri gözetilerek HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri hükümleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Usulune uygun arabuluculuk son tutanağı olmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca 100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/696, K. 2025/1410, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-696-e-2025-1410-k-ed58730d7269